2007 sonu 2008 başında, çoğu Atatürk Parkı ve Ziyapaşa Bulvarındakiler olmak üzere bir çok hurma ağacımızı kaybettik. Kafa kağıdındaki Latince ismi Rinchophorus Ferrugineaus olan Kırmızı Palmiye Böceği taaa Malezyadan tutun, İspanyanın en Batısına kadar kırıp geçirmiş. Bize gelişi, diğer ülkelere göre hayli geç. 2004 yılında, bir özel peyzaj şirketinin Mısırdan ithal ettiği hurma ağaçları ile Adanayı teşrif ettiği kanıtlandı. Bu arada Antalya, Bodrum, İzmir bölgelerinde de peş peşe devirmiş ağaçları.
2007 Ekiminde Başkan Duraktan aldığım çözüm arayışı talimatı üzerine, üyesi bulunduğum Medcoastland Projesinde görev alan profesörlerin tamamına Bilgi, yorum, çare, ne yapabilirlerseniz
diye mesaj çektim. Zira bir gün önce de, Tarım İl Müdürlüğü uzmanları ve Ziraat Fakültesinden bazı hocalarla yaptığımız toplantıda somut hiçbir veri ortaya konulamamıştı.
Medcoastlandde akademik titri olmayan iki-üç üyeden biri olmamdan dolayı tanıyorlardı. Sağ olsunlar, çok ilgi fakat sıfır bilgi ile cevapladılar. Lakin çevrelerinde araştıracaklarını ilettiler. İspanyol kadın hoca, kendi dilinde merhabalaştığım için bana hayli yakın davranıyordu. Yememiş, içmemiş, bu alanda dünyanın en yetkin adamının İspanyada, Elche Kasabasında olduğunu tesbit etmiş, fakat isim bulamamıştı. Elchenin turizm bürosuna eriştim. Bir numara verdiler, aradım ve derdimi yine İspanyolca anlatmaya çalışırken karşımdaki İngilizce bilip bilmediğimi sordu. O da Fransızmış. İngilizce ile rahat anlaştık. 3 gün sonra San Remoda uluslar arası bir çalıştay yapılacağını söyleyince heyecanlandım ve katılmak istediğimi ilettim. Çok geç olmakla beraber yardımcı olma sözünü verdi ve iki saat sonra da adımın yazıldığını bildirdi. Fakat toplantı dili İtalyanca, nasıl olacak? diye sordu. Meraklanma
dedim, O kadar İtalyancam var.
İtalyanlar vizeyi İzmirde veriyorlardı ve en az bir haftalık süre gerekli idi. Adana ziyaretinde tanışıp yakınlaştığımız Konsolosu aradım. Gel, bir çaresine bakalım dedi. Ertesi sabah İzmirde idim. İtalyaya faksla bilgi geçip özel izin istedi. Konsolosla yemekte iken pasaportum geldi. Vizemiz de tamamdı. Bir gün sonra da ver elini San Remo
Çok yararlı oldu. San Remoda ikinci gündü; Vali Sayın İlhan Atış telefonda idi: Çözebilecek miyiz, çok endişeliyim dedi. Aslında daha ilk gün bir şey öğrenmiştik hepimiz. Bu çok akıllı ve sinsi böceğin varlığı ancak ağaç öldükten sonra kendini belli ediyor ve o zaman da iş işten geçmiş oluyordu. Kesilen her ağaç da, 200 kadar ağacın istilaya uğramasına yol açıyordu. Ertesi gün telefonda Ağaç kesimi durdurulsun dedim ve döner dönmez ilk tedavileri başlattık. İki hafta sonra da en güçlü 6 yabancı uzmanla geniş katılımlı çalıştayı gerçekleştirdik ve dünyada bu felaketi en çabuk bastıran kent ünvanını aldık. Türkiyede ve yurtdışında bizden yardım isteyenleri kırmadık, gittik, yol gösterdik.
Ne var ki, Ziyapaşaya kimlik veren süs hurmalarımızı (Phoenix Canariensis) kaybetmiştik. 2008 sonunda böcek derdimiz kalmamıştı. Köşe-bucak yetişkin ağaç aradım. Amacım, kaybettiklerini Ziyapaşaya yeniden kazandırmaktı. 32 tane buldum. Bulvarı kurtaracak bir sayı. Ne var ki mevsimini beklerken Aytaç Durak 2 ay süre ile makamından alındı. İki aylar bitmedi. Sanırım 24 tane iki ay daha geçtikten sonra Adam temizmiş, makamına dönebilir dediklerinde yeni dönem başlamıştı. Kısacası, bize kısmet olmadı. Diyorum ki, Hüseyin Sözlü Başkan yapamadığımızı ele alsa da, biz de el verip Ziyapaşamızı kimliğine kavuştursak.
Bence iyi olur