Adanalılar, 1925´te yapılacak Kurtuluş Bayramı için Mustafa Kemal Paşa´yı davet etmişti. O gün aynı zamanda “Hemşehrilik Beratı” sunulacaktı. Belli ki, törenlere katılım davetine Ankara´dan da olumlu yanıt gelmişti. Ancak son anda, işlerin yoğunluğu nedeniyle Paşa´nın o gün gelemeyeceği fakat birkaç gün içinde Adana´ya geleceği bildirildi.
Ziyaretin ertelendiğini halk çoğunluğu öğrenememiş ve Halaskar (Kurtraıcı) Gazi´yi bağrına basmak için tören alanında mahşeri kalabalık oluşturmuştu. Belediye Reisi Ali Münif Bey, etkinlikler arasında durumu bir kez daha açıkladıktan sonra onbinlerin huzurunda, Adana Halkı adına, hazırlanmış olan Beratı imzaladığı anda büyük coşku dalga dalga yayıldı.
Atatürk, 13 Ocak günü kentimizi onurlandırdı. Bu, Gazi´nin dördüncü, Kurtuluş´tan sonra ise ikinci Adana gezisi oluyordu. Karşılayıcılarla beraber doğruca Belediye´ye geldi. Belediye binamız o yıllarda Taşköprü´nün Kuzey Batı ucunda, nehir üstündeki taş yapıydı. Burası aynı zamanda CHF (Cumhuriyet Halk Fırkası; sonradan fırka sözcüğü parti ile değiştirilince CHP oldu) binasıydı. Hazırlanmış Mazbatası sunulduğu için artık hemşehrimizdi Gazi Paşa.
İkinci ziyaret yeri Vilayet oldu. Burada, Vali Hilmi Bey genel durum hakkında brifing verdi. Vilayet Konağı´nın karşısındaki Türk Ocağı´na geçildi. Reis-i cumhur (Cumhurbaşkanı) burada uzun sohbetlerle vakit geçirdikten sonra CHF yönetimini ziyaret etti ve birkaç gün içinde tekrar döneceğini bildirerek Dörtyol´a gitmek üzere hareket etti. Ancak, geceyi Misis´te, vagonda geçirdi.
Büyük Önder 17 Ocak günü tekrar geldi ve ilk ziyaretini Orduevine yaptı. Buradaki küçük kitaplıkla ilgilendi, bazı kitapları alıp inceledikten sonra “Kumluk” denilen alandaki, Uluslar arası Tarım Fuarına geçildi. Kumluk, şimdi yerinde büyük inşaat yapılan eski İmam Hatip Okulu ve çevresine verilen isimdi. Bomboştu. Gazi, sergilenen ekipmanla tek tek ilgilendi, sorular sordu ve ayrılırken yanindakilere, “Bu makine ve ekipmanı Adana´nın bereketli topraklarında da görmek istiyorum” dedi.
Öğleden sonra, onuruna düzenlenmiş cirit oyunlarını izlemeye gitti. Fakat yıllarını savaş meydanlarının zor koşullarında geçirmenin verdiği sıkıntılardan biri de romatizmaydı. Sızılarına yarım saat dayanabildikten sonra ayrılarak, şimdi Atatürk Müzesi olan konakta istirahata çekildi.
Ertesi gün, yani 18 Ocak´ta, tarım alanlarını dolaşarak çiftçilerle görüştü. Dönüşte hastane önünde ve ellerinde çiçek demetleriyle bekleşen halkı görünce otomobili durdurdu. Çiçek ve sevgi-saygı yağmurundan dolayı çok mutlu olmuştu. Hemen yan taraftaki binanın hastane olduğunu öğrenince hastaları ziyaret edip geçmiş olsun dileklerini bidirdi.
O akşam Türk Ocağı tarafından müsamere düzenlenmişti. 5 Ocak kutlamalarından bazı önemli tablo ve gösteriler tekrarlanacaktı. Bir bakıma, Kurtuluş bayramı töreni ikinci kez yapılacaktı. Atatürk ve eşi için özel loca hazırlanmıştı. Gösterileri coşku ve gururla izledi. Türk Ocağı yöneticilerine teşekkür ettikten sonra sözlerini şöyle tamamladı: “Bir dahaki sefere bana loca ayırmayınız. Halkla iç-içe, yan-yana oturtunuz”.
Gazi Paşa ertesi gün birçok kurum ve okulu ziyaret ettikten sonra “ “Adana´yı çok iyi buldum. Burada artık irticaın, kara kuvvetin yeri yoktur. Adana´nın temiz ve lekesiz halkı, iyi ile kötüyü seçmekten aciz değillerdir” dedikten sonramutlu olarak ayrıldı. Ben, Ata´mızın bu tesbitine yürekten katılıyorum.