Çok, ama pek çok milyonlar harcanarak Adana´nın en orta yerine “ferahlatıcı yol” diye açılan çukurdan rahatsız olmayan tek bir Allah kulu ile karşılaşmadım. Güya kent içi trafiği rahatlatmak için yapılan hilkat garibesi, beklenilenin tam aksine, olan düzeni de bozdu. Zaten halkımıza özgü basiret ve belagat öne çıkarak yola “Karnıyarık” deyiverdi.
Yanlış öğrenmediysem, Karayolları tarafından hazırlanan ilk tasarımlara göre geçiş tamamen yer altında kalacak ve Turhan Cemal Beriker Bulvarı da transitlerin yükünden kurtulmuş olacaktı. Tasarı Başkan Durak´a getirildiğinde yanındaydım ve “Bu yer altı geçidini havalanı kavşağına kadar uzatmak lazım. Gerekirse biz de finansmanına katılabiliriz. Büyük projeleri tamamladık, altından kalkabiliriz” anlamında konuşmuş ve görüşmelerin bu doğrultuda yürütülmesi talimatını vermişti .
Çok geçmedi, Durak Başkan – Kitabının 4´üncü Baskısında etraflıca yazdığına göre – Cemaatin kumpasıyla görevden alındı. Adana Vekillerle yönetilmeye başladığı sıralarda, Karnıyarık inşaatına geçildi. Kazma vurulduktan bir süre sonra da yer altından geçmeyeceği duyuldu. O sırada da Zihni Aldırmaz Vekil seçilmişti. Televizyon söyleşisinde, konuya ilişkin soruyu, “Hayır, kabul edemeyiz. Üstü açık olur mu? Yarın Ankaraya gidip Karayolları genel Müdürlüğü´nde görüşeceğim” anlamındaki ifadelerle cevapladı.
Olmadı!..
Aytaç Durak görevde olsaydı, elbette proje adam gibi şekillenir ve acayiplikten uzak kalırdı. Aldırmaz´ın gücü yetmedi. Alt geçit yerine karnıyarık yapıldı…
Bu arada belediyeden bir akil çıkıp da, “Bre kardeşim, madem bulvarımızı üçe ayırıp kent içi trafiğin rezil olmasına yol açacaksınız. Ne diye aşağı indirip dünyanın harcamasını yapacaksınız? Mevcut bulvar üstnde otuz-kırk santim yüksekliğinde parapet duvar yapsanız aynı işlevi görür, üstelik sel belasına da uğramaz!” demedi, diyemedi.
Olan oldu…
İngiliz atasözü var, “Dökülmüş süt için ağlanmaz” der. Bizde de “Dikilmiş kumaşın davası olmaz” gibi ifadeler var.
Neyse ki, sağduyu galip geldi ve pek kolay olmamasına rağmen Başkan Hüseyin Sözlü Karnıyarık sorununa köklü çözüm getirmek üzere harekete geçti. Öğrendiğime göre, “Madem bulaşacağız, bari yapmışken iyi bir şey yapalım” kararı ile yola çıkmış. Hilkat Garibesinin verdiği sıkıntıları ortadan kaldırmak üzere detaylı tasarımlar hazırlanmış. Şimdilerde, Türk Hava Kurumu Binasının istimlak ve yıkımı üzerinde çalışılıyormuş. Burası da, şimdilik saklı tuttuğum yararlı bir alan olarak değerlendirilecekmiş.
Yüzeysel de olsa, nelerin nasıl yapılacağına ilişkin bilgilerden çok mutlu oldum. Umarım bu detaylar çok yakında resmen açıklanır da, hemşerilerimiz şimdiden rahatlar ve inşaat sürsince çekilecek sıkıntılara göğüs gerer.
Duyup öğrendiklerime dayanarak söylüyorum; karnıyarık sorunları çözüldüğünde Adana rahatlayacak ve bu uygulama, sadece Adana´nın değil, daha çok Başkan Hüseyin Sözlü´nün yüz akı olacak.