Karboğazı Zaferi Yıldönümünü önemsediğimizden Haziran Ayı ile Adana bağıntılarını ufak bir gecikme ile vermek zorunda kaldık.
6´ıncı aydır, 30 gün çeker… Adını nereden almış diye bakıp bakıştırdık; sorup soruşturduk ve de görüp öğrendik ki, Süryani dilinde “sıcak” anlamına gelen “Hazıran”dan geliyormuş… Yani ki, (ı) üstünde bir nokta farkıyla almışız bu sözcüğü… Araplar da “Hzeyran” sözcüğü ile Süryanilere uyum göstermiş besbelli.
Romalılar Haziranımıza “Gençlik” anlamında “Junius” demişler. Bu da, doğanın artık bebeklik ve çocukluktan çıkıp ehl-i kamil, yani erişkin olma yoluna girdiği anlamını taşıyor olmalı. Bunu batılılar sevmiş olmalı ki, İngilizcede June, İspanyolca´da Junio, Fransızca´da Juin, İtalyanca´da Guigno… Yazılışının hayli fark gösterdiğine bakmayınız, İtalyan kardeşlerimiz bu Guigno´yu Cunyo diye okuyorlar.
Üşenmedik, erinmedik; bir de mitolojiye baktık, “Bişey diyor mu acaba?” diyerekten… Diyormuş; güya ki, bu ayın batılılardaki adı, Jüpiter´in eşi ve aynı zamanda Roma tanrıçası olan Juno´dan gelmekteymiş.
Adana Haziranları yeterince sıcaktır. Çok değil, 50-60 yıl öncesine dek Haziran dendiğinde memleketin nüfusu adamakıllı azalırdı. Resmi Daireler, birçok fabrikanın idare bölümü ve bankalarda yaz mesaisi başlardı. Çalışanlar değilse bile, çoluk-çocuk köyüne, yaylasına, dağına, bağına nefes almaya, sineksiz-serin gecelerde uyumaya giderdi.
1929´dan 2014´e kadarki 83 yıllık kayıtlara baktığımızda, en sıcak Haziranın 42,8 derece ile 1942´dekinin 20´sinde yaşandığını görüyoruz. En düşük ısıyı da, 9,2 derece ile 1931 Haziran´ının 7´inci günü ölçmüşler.
Ortalama en yüksek sıcaklık 31,7, en düşüğü ise 20 santigrat derece olarak hesaplanmış.
Adana´mızda Haziran boyunca bir günde ortalama güneşlenme süresini de ihmal etmemişler ve 10 saat dakika olarak bulmuşlar…
Adana Haziranlarının 83 yıllık yağmur ortalamasında düşüş izleniyor. 1929-2008 ortalaması 22,4 kilogram iken, 1950-2014 ortalaması maalesef 20 kg´a gerilemiş. En yüksek yağmur kaydı ise 40.4 kilo olarak beliriyor ama, tarihine erişemedik. Ortalama yağışlı gün sayısı ise sadece 3… Ne var ki, bazı yıllarda bunu katlarken bazılarında damlası bile düşmeyebiliyor…
21 Haziran gündönümüdür. Bu tarihte Dünyamızın Kuzey Yarımküresinde yaz günlerine, Güney Yarımküresinde de kış günlerine girilmekte. Aynı gün, gündönümü fırtınası çıkarmış. Her yıl, “Şunu aklımda tutayım bakalım 21´inde gündönümü fırtınası olacak mı?” diye aklımın bir köşesine yazıyorum, yazıyorum da, aklımın o köşesi deniz kıyısındaki ıslak kum gibi, dalgayı yiyince dümdüz oluyor ve bir de bakıyorum aradan haftalar, aylar geçmiş. Haziran´da 7 gün fırtınalıymış yazılanlara göre. Gündönümü için 21 kaydı düşülmüş; günü belirtilen bir diğer fırtına da 30 Haziran´a düşüyormuş; adına “Yaprak fırtınası” diyorlar.
Adana´nın geçmiş haziranlarında iz bırakan olayları da, kısmet ve nasipse bir sonraki yazımızda sunacağız.