“Biz” derken, beni ve Türkiye Belediyeler Birliği´nin de Başkanı olan Başkan Durak´ı kast ediyorum.
On yıldan fazla oldu. Uluslar arası toplantı için Zürih´teydik. Kentin Belediye Başkanını ziyaret ettiğimizde, Lozan´da, Antlaşmanın imzalandığı salonda Erdal İnönü tarafından konferans verileceğini öğrendik ve alel acele Lozan´a geldik.. Aslında Elçilik mensupları bizden haberdardı fakat toplantıdan hiç bahsetmemişlerdi. Şimdi düşünüyorum da, “Acaba Cemaat o zamandan beri mi Durak Başkan´ın ismini çizmişti?” diye sormadan edemiyorum.

İmzaların atıldığı sarayı bulmak zor olmadı. Üst kata çıktık. Fuayede tanıdık simalar vardı. CHP Eski Genel Başkanlarından Hikmet Çetin ve tanınmış siyasetçilerden Profesör Nevzat Yalçıntaş ile şu anda anımsayamadığım sayısız katılımcı Başkan Durak´a yakın ilgi gösterdi. Salona girdiğimizde Erdal İnönü başkanlık kürsüdeydi. Durak´ı görür görmez gülümseyip“Ooo Başkan, hoş geldin!” diyerek ayağa kalktı ve elini uzattı. Zaten yüksekteydi. Bir de uzun boyluydu. El sıkmak için o kadar eğildi ki, adeta canlı soru işareti gibi oldu.
Salon hınca hınç dolmuştu. Katılımcıların en az dörtte üçünü yabancılar oluşturmuştu. İdil Biret, konferans sonrasında dinleyenleri mest edip coşturacağı piyanonun başındaydı.
İnönü, son derece akıcı İngilizcesi ve yüksek espri gücüyle konuşurken, arada atılan toplu kahkahaları saymazsak, koca salonda nefes bile alınmıyordu sanki. Konferans sonrasında o tarihi salonda biraz zaman geçirdim. Karşı devletlere kök söktüren İsmet Paşa´nın Lozan mücadelesinden bazı ilginç anıları oğlundan dinleyerek biraz daha aydınlanmıştım. Paşa, Atatürk´ün “Savaşa hazırlanıyoruz” açıklamasından da yararlanarak zerre kadar ödün vermemişti. Ada falan kaybettiğimiz de de insafsızca yalandan ibaretti. Aksine; padişah eliyle, avuç içi kadar alan dışında tamamı elimizden alınmış Anadolu ile Trakya topraklarını geri kazanmıştı. Lozan´ın ne büyük zafer olduğunu derinliğine kavradım.
Bugün köşeme iki fotoğraf alıyorum. Birinde, görebildiğim için kendimi şanslı kabul edip gururlandığım salonda, İsmet Paşa´yı o zamanki adıyla “Muahedenameyi” imzalarken gösteriyor. Diğeri de, Antlaşmanın imzalanmasından bir hafta sonra yayınlanan bir İsviçre dergisinin kapağını…
İki ay kadar önce Sayın Cumhurbaşkanımızın öve öve göklere çıkardığı Lozan Zaferi´ni bize armağan eden büyüklerimize bir kez daha rahmet diliyorum.