Fıtratına bakıldığında; havaalanı, uçmak için değil, uçurmak ve kondurmak için yapılmış tesisler topluluğudur. Ancak, üç harflilerin devreye girmesi halinde havaalanı da uçabilirmiş. Bilmiyorduk… Keremine bin şükür olsun, Cenab-ı Kibriya´nın izni ile öğrendik. Hem de kendi havaalanımızın uçuruluşu ile öğrendik. Örenme süreci tamamlanmış değil, belli ki bir süre daha zaman alacak.
Bölgesel Havaalanı yapılacaktı…
“Oh!.. “ dedik, “Elinize sağlık…”
Adana Havaalanı Bölgesel Havaalanı olamaz mıydı yani? Demek ki olamazmış; biz büyüklerimizden daha mı iyi bileceğiz?
Gavat söylemi ile kentimize ün katan önceki Sayın Valimiz belirtmişti; Hatay´ın tarım ürünlerinin de iki saat sonra Avrupa´ya ulaştırılması bu sayede mümkün olacakmış. Demek ki, havaalanı Mersin´e yaklaşınca, Hatay´ın ürünleri daha tez ulaşabiliyormuş. Biz tersini düşünüyorduk; yanılmışız… Büyüklerimizden daha iyi bilecek değiliz ya; kabul etmek zorundayız ki, yol uzayınca, zaman kısalır(mış).
Bu durumda Ceyhanlı, Kozanlı, Osmaniyeli, Kadirlili, Fekeli, Saimbeylili, Tufanbeylili, Aladağlı, Karaisalılı, Misisli, İmamoğlulu, Karataşlı,Yumurtalıklı, Bahçelili de uzaklaşan havaalanına daha çabuk ulaşabilecek. “Nasıl olur?” diye sormayınız; Allah´ın hikmetidir, sual olunmaz.
Velakin öyle bir nokta var ki, iş gelip ekmeğe dayanıyor; işte orada afallamaktan öte, ciddi bir sarsıntı geçiriyoruz.
Efendim, cümle Alem-i İslamiye (İslam Dünyası) ve de düvel-i nasraniye (Hıristiyan ülkeler) ve dahi diğer evlad-ı Adem (İnsan oğulları) bilmektedir ki, Dünyamız açlık denilen illete doğru hızla yol alıyor. Bilim adamları ve ilim madamları, bir karış toprak nasıl korunabilir diye kafa patlatıp kelle çatlatıyor. Bize gelince, elmas değerinde binlerce dönüm toprağı 20 kilometre ötede hazır hava alanı varken hoyratça feda ediyoruz.
20 kilometre arayla iki sivil havaalanı, ha? Buna biz cahiller bile acı acı güleriz doğrusu. Milyarlarca doları yatıracaksın, onbinlerce dönümlük çok bereketli arazileri batıracaksın, buna da hizmet diyeceksin, iki yönlü zararı bize hap diye içireceksin. Oh, ne ala, ne ala!..
Mersin Havaalanı için (hadi yutalım, biz de bölgesel diyelim) harcanacak paranın en fazla onda biri ile Adana Havaalanı devasa bir Liman olur ki, süper bölgesel ve hatta hiper bölgesel boyutları yakalar… O zaman hem toprağımız toprak olarak kalır, hem de arttırılacak para ile ülkenin bir başka acil yatırımına kaynak sağlanır.
Adana havaalanı şu anda yükü taşımıyor, çünkü yolcu terminalden taşıyor. İnsanlar ayakta durmak için bile yer bulmakta zorlanıyor. Alt tarafı aklı başında bir yeni bina kurtaracak işi… Bir de pistin bir kaçyüz metre daha uzatılması… Geçen yıl çektiğim bir fotoğrafı sunuyorum; görüleceğigibi pit için de, bina için de yer sorunu yok!.
Bugün bile bunları yapmak büyük ekonomi sağlar. Çünkü Bölgesel kılıklı Mersin Projesinde - inşaat da durmuş zaten – ziyan edilen toprağın yeniden kazanılması, yapılmış masrafların kat be kat üstündedir.
Biz bu kıt aklımızla bu kadarını hesaplayabiliyorsak, elbette büyüklerimiz de hesaplayabilir. Ama bu hesapların ardında bazı bir karmaşık hesaplar varsa, onu biz aciz, naçiz ve fani kullar bilemeyiz.
AKP´li Sayın büyüklerimize anlatamadık, ve belli ki anlatamayacağız. Bari CHP´li, MHP´li ve HDP´li sayın büyüklerimiz duysa da, içimiz rahatlasa…