SANİYE VİLDAN GÜZEL - İNADINA ŞİİR


"YAŞLANMAZ ŞAİR ÇOCUk"

"Bilirim yalnızlık üşütür insanı /Kalp daima sevecek birini arar." 


                     "Bilirim yalnızlık üşütür insanı /Kalp daima sevecek birini arar." 
NECATİ CUMALI, yazar, şair... Şiir, roman, öykü, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok türde yapıt vermiş çok yönlü bir yazardır.  Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk"tur.
Çok yönlü yazarımızı, her yönüyle anlatmaya çalışsak, sayfalarca yazmamız gerekir. Böyle düşününce, bugün ve her gün, bize gerekli olan, yaşama sevincini tema edinen şiirlerine, sevgi dolu şiirlerine yöneldim.
Gerçek anlamda sevgi, diğer insanları da kendimiz kadar sevebilmeyi içerir...
 "Yaşamak ve sevmek birbirinden ayrı olgular değil, bir bütündür. Kendimizi yaşayabildiğimiz ve beraberliklerimize bir şeyler katabildiğimiz her yerde sevgi vardır. Ama bu, içinde bulunduğumuz kısırdöngülerden özgürleşip, her yaşantı parçasının bizi çevreye yönelik yeni bir etkileşime doğru harekete geçirmesiyle gerçekleştirilir. Bir başka deyişle sürekli yaşantı üretebilmeyi içerir." diyor Engin Geçtan, "İnsan Olmak" adlı kitabında...

GÜNAYDIN
Günaydın tavuklar, horozlar
Artık memnunum yaşamaktan
Sabah erkenden kalktığım zaman
Siz varsınız;
Gündüz işim var, arkadaşlarım,
Gece yıldızlar var, karım var,
Günaydın tavuklar, horozlar! 

NECATİ CUMALI, bir sabah vakti, dünyayı sevgi ile selamlıyor bu şiirinde. Şiirlerinin çoğunda yaşama sevinci vardır; o, doğayı sever, insanları sever, her şeyi sever...
Şiirlerinde sevmek, sevilmek, sevinmek, sevişmek, sevinç, sevgi, sevimli gibi sözcükler sık sık geçer. 

GÜNEŞ DELİSİ
Akan suyu severim ben
Işıldayan karı severim
Bir yeşil yaprak
Bir telli böcek
Yeşeren tohum
Güneşte görsem
Sevinç doldurur içimi
Bir günü
Güzel bir günü
Güneşli bir günü
Hiçbir şeye değişmem
Onun için savaşı sevmem
Onun için zulümü sevmem
Onun için yalanı sevmem
Bilirim yaşamaz güneşte
Bilirim yaşamaz yanyana aşkla
Ne haksızlık
Ne korku
Ne açlık.   

Necati Cumalı, sevgi doludur; yüreğinden, içinden taşar sevgi... O, çevresinde kimsenin dikkat etmediği, farketmediği güzellikleri görür bu sevgiyle...

"Demin  bir çayır kuşu havalandı 
  Kimse dikkat etmedi ama ben gördüm" diyecektir.

"Rıhtımdan bir adam geçti
Adımlarının sesini duydum
Sonra biri bir kayığa atladı 
Demir gürültüsü, bir hışırtı deniz üstünde
Bütün bu sesler öyle güzeldiler ki"  diyecektir.

 Necati Cumalı, dünyanın güzelliğine inanır; aşka inanır:

"Güzel olan bu kubbede esen rüzgâr
Güzel olan cesurların çılgınlıkları 
Gönüllerin macerasıdır."

“Dalar gider pencereler önünde şimdi
Ilık yaz akşamlarını hatırlar
Vapurlar geçer bomboş güverteleri
Bomboş uzanan denizin üstünde
Aç bir karabatak dalar çıkar

Bilirim yalnızlık üşütür insanı
Kalp daima sevecek birini arar
Hatırlar bakışlarda kalan aşklarını
Avuçları hafif terli, yanakları al al
Ağaçlıklı yollarda akşam dolaşmalarını"

“Ben uzaklardan beklerdim,
Sayarak günlerimi.
Bu gece penceremden düşen ay ışığında,
Birden yanı başımda buldum
Bir ağaç gibi çiçeklenmiş
Anladım almış yürümüş
Sarmış bu sevda içimi

Gece yarısı elbiselerim,
Ayakkabılarım üstüne
Düşen ay ışığı,
İnsan böyle mi olur
Sevdaya tutuldu mu?”

Doğa yaşama sevincinin ta kendisidir. İnsan ile doğa arasında duygusal bir bağ vardır:

 "Varın bakın 
 Seviştiği yerde insanların
 Güneşi görün 
 Gökleri görün
 Toprağı görün
 Nasıl memnun" 

“Kaç günümüz varsa şunun şurasında
O kadar güneşimiz var
Her günlük hakkımızdır mutluluk
Anla
Dün bugün eksilen güneşler
Ödenmez yarınla”

Necati Cumalı'ya göre insan, yaşamının temelini oluşturan asgari koşullara ve en başta özgürlüğüne sahipse, mutlu olması için, maddesel olarak büyük şeylere gereksinimi yoktur. Mutlu olmak her zaman elindedir.

HER DİLDE TÜRKÜLERİN MERAMI BİR
Her dilde türkülerin meramı bir
Sıla, iki gözlü bir ev, bir gelin
Kovboyun dilinde yavuz bir at, bir kement
Doğuda, bizim çobanların dilinde
Taze ekmek, taze peynir


Mutlu olmak her vakit elimizdedir
Bütün istediğimiz bundan ibaret
Köylüye toprak, kovboya kement
Her şeyin başında, her şeyden önce
Hürriyet.

Prof. Dr. Mehmet Kaplan, Necati Cumalı'nın en ünlü şiirlerinden biri olan "Karakolda" şiirini  incelerken "Şiirin bütün kısımlarında şairin maharetli eli ve seven kalbi dolaşır." demiştir. "Halk edebiyatında 'Karakolda' şiirinde görülen neviden, ne resme has bir dış âlem idraki, ne bu tarzda bir duygu ifadesi, ne de bu derece mükemmel, pürüzlerinden ayıklanmış temiz bir üslup vardır." demiştir.
Seçilen şiirler hocamızın, bu yargılarında ne kadar haklı olduğunu vurgulamaktadır sanıyorum.
Necati Cumalı, 13 Ocak 1921 tarihinde Florina'da doğmuştur. Ailesi Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşmiştir.
10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etmiştir. Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulunmuş ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunulmuştur. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ev "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açılmıştır.
 "Aydınlığın ozanı, aydınlanmanın temsilcisi olarak edebiyatımızda kendisini gösteren Cumalı, akla değer verilen, bilime dayanan Anadolu aydınlanması içinde yetişti. Cumalı; “Ayrımcılık doğru bir şey değildir. Romanımın halklar arasında barışa, kardeşliğe hizmeti olursa memnun olurum.” der ayrımcılığa karşı dururdu”                                                                                                                                 -Konur Ertop
                       RUHU ŞAD OLSUN. HOŞÇA KALIN.



YAZARLAR

  • Perşembe 21 ° / 5 ° Güneşli
  • Cuma 23 ° / 5 ° Güneşli
  • Cumartesi 23 ° / 5 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.488%0,35
  • DOLAR

    7,2676% 1,37
  • EURO

    8,8937% 1,92
  • GRAM ALTIN

    413,42% -0,54
  • Ç. ALTIN

    682,143% -0,54