Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


ÖĞRETMENİM MUSTAFA ŞANLI’NIN ARDINDAN (3)


Aksu Köy Enstitüsü Çıkışlı Emekli Edebiyat Öğretmeni Ali Uysal, Yeniden İmece Dergisinin Nisan 2012,34.sayısında çıkan makalesinde, öğretmeni Mustafa Şanlı ve kitabı hakkında çok güzel şeyler yazmış. Buraya makalesinden iki paragrafı örnek olsun diye alıyorum…”Yapıtı bilinçli olarak okuyan “ Köy Enstitülerinin öğrencilerine vermek istediği nitelikler” konusunu tam anlamıyla kavrar. Bu nitelikler Şanlı’nın kişiliğinde görünüyor. Düşüncelerinden hiç ödün vermez. Karşısına çıkan sorunları kesinlikle sorgular. Bir davaya inanıyorsa tek başına yürümekten onu kimse alıkoyamaz. Onun dünyasında “El âlem ne der !” tümcesi yer almaz. Niçin alsın ki!  Galileo: “Dünya DÖNÜYOR” Derken yeryüzünde yaşayan  tek kişiydi; ama haklıydı. Edison’da  “ Bir düğmeye dokununca tüm dünya aydınlanacak” dediğinde yapayalnızdı. O da haklıydı. Ancak böylesi yaşam biçiminin bir bedeli vardır. Şanlı bu bedeli fazlasıyla ödedi. Kasırga onu oradan oraya savurdu. Her gittiği yerde doğrulup savaşını sürdürdü. Her savaştan da kazançlı çıktı” (sayfa:360)…..”Bence mesleğe yeni aşlayan öğretmenler  Mustafa Şanlının  “Karaçadırdan Aksu Köy Enstitüsüne “ adlı yapıtını kesinlikle okumalılar. Onların bu yapıttan öğrenecekleri çok şey var. Çiçeği burnunda her öğretmen, yazarın 6/A edebiyat sınıfını nasıl yola getirdiğini, aynı sınıftan sorunlu Muammer Haznedaroğlu’nu İktisat Fakültesini kazanan başarılı bir öğrenci durumuna nasıl yükselttiğini görmelidir. Bir öğretmenin de yaşamını kurtarıyor. El ve kol insanın en büyük silahlarından biridir. Bilinçli bir öğretmen öğrenciye karşı bu silahlarını kullanmaz. Onun öğrenciye karşı kullanacağı tüm silahlar beyninin içindedir. Beyni boş olan öğretmenler ancak el kol silahlarını kullanırlar. Bu davranışın da nerede durabileceğini kimse kestiremez (s:360)”.

Düziçi Köy Enstitüsü çıkışlı meslek dersleri öğretim üyesi Prof. Dr. İbrahim Ethem BAŞARAN,” Mustafa Şanlı’nın Kitabı Hakkında” başlıklı makalesinde, kitabın zevkle okunan bir anı kitabı oluğunu vurguladıktan sonra, köy kültürü ile yetişenlerin kentleşmeye yönelişlerinde problemler yaşadığını söylüyor. Bu sorunun Cumhuriyet döneminde nasıl çözülmeye çalışıldığını, makalesinin baştan dördüncü paragrafında şöyle açıklıyor “ Bana göre yirminci yüzyılda Türkiye’de iki kurtuluş mucizesi oldu. Birincisi Atatürk’ün önderliğinde ulusun “ Yedi Düvel”e esir olmaktan kurtulması. İkincisi ise, köylüyü bilgisizliğin karanlığından kurtarmak amacıyla Hasan-Ali Yücel ve İsmail Hakkı Tonguç’un önderliğinde Köy Enstitülerinin kurulmasıdır. Karşı devrimcilerin engellemesine karşın, birinci mucize kör topal sürmektedir. İkinci mucize ise kısa sürede engellendi ama aydınlığını günümüze kadar sürdürmektedir. Binlerce Köy Enstitülünün on binlerce çocuğu ve torunu yetişti, YKKED örneğinde olduğu gibi, bayrağı düşürmeden koşuyorlar”.

Aksu Köy Enstitüsü ve Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü Çıkışlı Emekli Eğitimci, rahmetli Cavit BİNBAŞIOĞLU “Mustafa ŞANLI’ nın Kitabını Okurken” başlıklı uzun makalesinde, kitabın ayrıntılı bir incelenmesini veriyor. Tamamı mutlaka okunmalıdır. Makalenin sonuç kısmında şunları söylüyor: “Mustafa Şanlı’nın kitabını okurken gözlemlediğimiz, doğuştan getirdiği, Köy Enstitüsündeki eğitim, öğretim etkinliklerinden kazandığı onur, özgür düşünce, cesaret, doğruluk, kendine güven duygusu, ahlaki karakter kişilik özelliklerini daha sonra çalıştığı her yerde göstermeye çalışmış. Bu yüzden kimi zaman kadre uğramış, değeri bilinmemiş. Kimi zamanda da büyük kabul görmüştür. Kitap zevkle okunmaktadır. Köy Enstitülerinden, bu özgün eğitim yuvalarından yetişenler bu günlerde anılarını yazmaktadırlar. Bunların içinde kazandığı ve yarattığı kişilik özelliklerini öne çıkarırcasına yazılmış olanına pek rastlamadım. Bu bakımdan, değerli arkadaşımız, meslektaşımız Mustafa Şanlı’yı ve bunu yayımlayan “Yeni Kuşak Köy Enstitüsü Derneği” yöneticilerini kutlarız”.

Köy Enstitülü Araştırmacı-Yazar Emin ÖZDEMİR, ”Mustafa Şanlı’nın Kitabını Okurken…” başlıklı bir sayfalık kısa yazısının ikinci paragrafında diyor ki: “Çok söylenmiş, çok yenilenmiş bir söz vardır: Yaşam geride bırakılan iz demektir. Doğrudur. Senin yaşamın için de bir tür tanımlamadır bu. Köy Enstitülü yılların, Gazili yılların, öğretmenlik yılların, dernekçi ve sendikacılık yılların anılacak, övünülecek izlerle dolu. Hele, insanca yaşamın temeline harç taşıyanların karşısına dikilen çağ dışı kafalara karşı yiğitçe, yüreklice gösterdiğin dirence ancak kurmaca sal yapıtlarda rastlanır”. 

Aksu Köy Enstitüsü Çıkışlı Edebiyatçı –Yazar, TBMM 16. Dönem CHP Muğla Milletvekili Dr Sami GÖKMEN “KIL ÇADIRDAN DÜNYAYA BAKIŞ” başlıklı bir sayfalık özlü ve güzel yazısının sonunu şöyle bitiriyor:” Karaçadırdan Aksu Köy Enstitüsüne” bir başyapıt, bir başucu kitabı, bir ders kitabı… Mutlaka okunmalı. Yetiştirdiği ve yönlendirdiği bu yurdun genç kuşağıyla, gazete ve dergilerdeki yazıları ve kitabıyla “ hoş bir seda bırakan “ değerli ağabeyim…Bütün kalbimle kutluyorum”…. 

Eğitimci –Yazar Zeki SARIHAN, “KARAÇADIRDAN AKSU KÖY ENSTİTÜSÜNE” başlıklı makalesinde, Şanlı’nın yapıtını bir edebiyat eleştirmeni gibi ele almış ve çok güzel bir değerlendirme yapmış. Mutlaka okunması gereken nitelikli bir yazı olup, içinden bir seçme yapmak kolay görünmüyor. ..

Prof. Dr. Mualla BİLGİN AKSU,“Karaçadırdan Köy Enstitüsüne” Üzerine ( Öğretmen Adaylarının Köy Enstitülü Mustafa Şanlı’dan Alacağı Dersler) başlıklı yazısının son paragrafında Şanlı’nın kitabından alınması gereken önemli dersler olduğunu söyler: ”Eğitimde önce öğretmenin iyi eğitilmesi gerektiğini; böylece öğrencinin yaşına, sınıf düzeyine göre nasıl davranacağını bileceğini ileri süren Şanlı öğretmenini bu kitabı, genelde tüm öğretmen adaylarının, özelde ise geleceğin Türkçe öğretmenlerinin hep özlemini duyduğumuz öğretmenlik ruhunu kazanmalarına katkı sağlayacaktır. “Karaçadırdan Aksu Köy Enstitüsüne”, yalnız öğretmenler değil, eğitime gönül vermiş her okurun üzerinde derin izler bırakacak nitelikte bir kitaptır. Aynı zamanda Atatürk ilke ve devrimlerinin yılmaz savunucusu olan, kendi yazdığı “Ben Anadolu” adlı şiiri genç-yaşlı herkesin gıpta edebileceği bir coşkuyla okuyan Şanlı öğretmenin anı kitabını tüm kitapseverlere öneriyor, kendisine sağlıklı ve üretken nice yıllar diliyor, saygılar sunuyorum”.

Yüksek Mimar( 29 Ekim Ortaokulu’ndan öğrencisi) Yıldız Keskin, “İNSAN” merkezli eğitim, enteraktif/ demokratik eğitim ortamı ve öğretmenim Mustafa Şanlı, başlıklı harika makalesinde, bir ortaokul öğrencisinden beklenmeyecek düzeyde yaptığı ilginç gözlemleri, hiç unutmadan yıllar sonra örnek olacak bir şekilde nasıl sunulabileceğini göstermiş. Ben şahsen hayran kaldım. Herkesin okumasını tavsiye ederim. Şu paragrafta ifade ettikleri asil duyguları okuyunca bana hak vereceğinize inanıyorum.” Amacım kuşkusuz kendimi anlatmak değildi. Üzerimdeki etkinizi ve başarılı olduysam rolünüzü dile getirmeye çalıştım. Her öğrencisiyle yakından ilgilenen, onlara arkadaşı olduğu duygusunu veren, düşüncelerine saygı duyan, kendilerini daha iyi anlamaları ve anlatmaları konusunda yol gösteren, kendi düşüncelerini inşa etme sorumlulukları olduğunu, bunun için sürekli okumalarını, tartışmalarını öğütleyen ve bunu yarattığı ders ortamıyla örnekleyen, iyi fikirlerin bu yoldan edinilebileceği bilincini verirken aynı anda fikirlerin toplumla ve yaşamla bağlarının her zaman güçlü olması gerektiği sorumluluğunu hissettiren, seçimlerini neye göre ve nasıl yapacakları konusunda duyarlılık kazandıran, öğrencilerinde toplumsal bilinç ve duyarlılıkla bezenmiş güzel duygusunu geliştiren öğretmenimi anlatmak istedim”(s:376).

Prof. Dr. Mustafa ALTINTAŞ, “MUSTAFA ŞANLILAR VE CUMHURİYETİN EĞİTİM TARİHİ BELLEĞİ” başlıklı 7 sayfalık uzun makalesinde, bilimsel bir yaklaşımla Köy Enstitüleri konusunu ele almış ve bu alanda faaliyet gösteren “Köy Enstitüleri ve Çağdaş Eğitim Vakfı (KEÇEV) ve “Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği”nin(YKKED) tüzüğünden ve faaliyetlerinden uzunca bir bahsettikten sonra, Köy Enstitüleri konusunu, Mustafa Şanlı’nın yapıtı çerçevesinde çok güzel bir değerlendirmesini yapmış. Eline, beynine sağlık diyorum. Mutlaka okunması gereken harika bir makale. Yazar, makalenin sonunu şöyle bitiriyor: “Mustafa Şanlılar’ın destanı olan “Kara Çadırdan Aksu Köy Enstitüsüne” adlı yapıtta, bu destana bir katkıda, Mustafa Şanlı’nın öğrencilerinden Prof.Dr. Süleyman Bozdemir’in, içinde kendisinin de olduğu Başaranlara özgülediği,  başka bir destanı var.” Bir Başkadır Aksu’da Yaşam”, Köy Enstitüleri Devrimi’nin yarım bıraktırılmasının, 1946’dan sonraki kuşaklar açısından “yitirilmiş cennet” olduğunun da tanıklığını yapmakta…Yazımı “Sakıncalı Öğretmenler”den biri olan Ömer Öneren’in dizeleri ile sonlandırmak istiyorum: Bıraksalardı/Bir bıraksalardı bizi/Kör kayanın gözüne/Gül dikerdik dizi,dizi”.

“Bir Aydınlanma Öyküsü” başlıklı altı sayfalık uzun yazısında Hızır KABİL,  Şanlı’nın yapıtının çok güzel bir değerlendirmesini yapmış. Çok yararlı bilgiler içeren farklı bir makale. İkinci sayfanın üçüncü paragrafında çok önemli bir saptamada bulunuyor. Diyor ki: ”Size tanıtmaya çalıştığım bu kitap, Emile Zola’nın, Dreyfus davası hariç yazdığı bütün eserlerinde sözünü ettiği bir eğitim ütopyası olan “insanı şekillendirenin içinde bulunduğu çevre olduğu, bilimin her zaman sanatın içine girmesi gerektiği” fikrinin somutlaşmış anlatımıdır aslında. Dünyaca ünlü bir düşünürün eğitim alanında iddia ettiği görüşlerinin Şanlı Hocamın yapıtında gerçekleştiğini görmek, yaşanmış bir deneyimin ürünü olan eserine ve kendisine karşı duyduğum hayranlığı daha da pekiştirmiştir. Üniversiteden emekli bir eğitimci olarak bu kitabın bana kattığı pek çok artı değerin dışında, yapabileceğim en ufak bir eleştirel katkı yoktur”( s: 388).

“Sorgulayarak Öğrenmeyi ve Emeğin Kutsallığını Sizden Öğrendik” başlıklı makalesinde, öğrencisi Cevdet AYDEMİR, öğretmeninin yapıtında adeta kendisini bulduğunu söylüyor. Bunu Şanlı hocanın kendisine yazdığı 19.10.2015 tarihli bir nottan da anlıyoruz: Diyor ki:         “Sevgili Cevdet, seni 1957 yılında Korkuteli’nin Bozova beldesinde buldum. Kahvede çalışıyordun. Bana çay getirdin. 10 yaşındaydın. Aksu ilköğretmen okulunu birincilikle kazandın. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ni bitirdin. Ülkemize önemli hizmetler yaptın. Seni hep izledim. Seninle tekrar buluşmanın sevincini yaşıyorum. Sana güzel günler dilerim. Sağlıklı ol”. Mustafa Şanlı. Cevdet Aydemir’in makalesinin sonuç kısmı başlığın bir açıklaması gibi:” Siz bize yalnızca okuma yazma öğretmekle yetinmediniz. Öğrenmeyi, sormayı ve emeğin kutsallığını öğrettiniz. Eğer şu anda bizlerde kayda değer bir kişilik ve kimlik varsa onu bize sizler kazandırdınız, yaratıcı sizsiniz. Doğanın yapısına uygun olarak, daima ileriye ve geleceğe yönelik devrimci kişiliğinizle hep emekten yana oldunuz. Yaşanmış olmuş bitmiş ve asla geri gelmeyecek geçmişe takılıp kalmayan, sizin gibi devrimci Köy Enstitülü öğretmenlerin öğrencisi olmaktan gurur duyuyor, sevgi ve saygıyla nice sağlıklı yıllar diliyorum”.  

Sonuç olarak diyebiliriz ki: Kara Çadırdan Aksu Köy Enstitüsüne kitabının yeni baskısını okuduğunuz zaman tüm bu ifade ettiklerimizden daha fazlasını öğreneceksiniz. Yazılarından alıntı yapamadığım daha pek çok değerli yazarın, kitabın birinci baskısıyla ilgili değerlendirmelerini de okuyacaksınız.  Bu yapıtta, nerdeyse Cumhuriyetle yaşıt, cesur bir Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı, Köy Enstitülünün kaleminden Cumhuriyet döneminin 1980’re kadar olan kesitinde uygulanan eğitim etkinliklerinin, kişisel anılarının, ilginç bir öyküsünü bulacaksınız. İlgi duyan meraklıların bu kitabı almaları ve dikkatlice okumaları gerekir. İçinde yer alan fotoğraflarıyla birlikte, destansı şiirleri, Ek-1 deki yeni özgün makaleleri, Ek-11’de öğrencilerinin öğretmenlerini anlatan içtenlikli yazılarını ve Ek-111’de kitabın birinci baskısıyla ilgili yapılan çok güzel yorumlarını değerlendirdiğinizde, tarihe ışık tutacak bir belgesel eser niteliği taşıdığını daha iyi anlayacaksınız. Böylesi önemli bir yapıt yazarak, Cumhuriyet kuşaklarının yetişmesine öncülük eden Köy Enstitülerini, Cumhuriyet’in bu en kritik döneminde yeniden gündeme taşıyarak yeni kuşaklara tanıttığı için “Yüce Bir Eğitim Çınarı” olan, Mustafa Şanlı öğretmenimize ne kadar teşekkür etsek azdır. Kara Çadırdan Aksu Köy Enstitüsüne kitabı,  Hasan Ali yücel den beri eğitimimizde yapılan yanlışlıkları ortaya koyarken, yeni çözüm önerileriyle günümüze ışık saçan bir yapıt olarak kalacaktır. Bu kitabın yankılarının ilkinden çok daha büyük olduğunu yaşayarak gördük.  Eğitime gönül vermiş her okuyucuyu derinden etkileyeceğine inandığım bu kitabı YKKED’ den temin edebilirler!

9 Aralık 2019 yılında kaybettiğimiz değerli öğretmenim Mustafa Şanlı’ yı ölüm yıldönümünde anarken onun anıları önünde saygı ile eğiliyorum. Tanrı nın engin rahmeti içinde uyusun. Kendisine yaraşır olma çabamızı içtenlikle sürdürüyoruz. Başta bir halk bilgesi ve şair olan eşi Türkan Hanım olmak üzere, çocuklarına ve torunlarına sağlıklı ve uzun ömürler dilerim.



YAZARLAR

  • Salı 18 ° / 5 ° Bulutlu
  • Çarşamba 18 ° / 8 ° Fırtına
  • Perşembe 16 ° / 8 ° Sağanak
  • BIST 100

    1.542%0,14
  • DOLAR

    7,3550% -0,67
  • EURO

    8,9470% -0,59
  • GRAM ALTIN

    439,58% -0,50
  • Ç. ALTIN

    725,307% -0,50