Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!


ATATÜRK VE CUMHURİYET ÜZERİNE 13


İNSAN ATATÜRK (10)

Tarihte, “Öldükten sonra kendisine veya yakınlarına ait mal varlığına dokunulmaması,” için kanun çıkartan pek çok devlet adamı vardır… Ama, “Kan hısımlarını kanunla mirasından mahrum eden ve her şeyini milletine bırakan,” Atatürk’ten başka devlet adamı var mıdır?

Milli Mücadele günlerinde, emperyalizmle mücadelede kullanılmak üzere Hint Müslümanları (Pakistan halkı) Hilafet Komitesi tarafından, halkın bağışı olarak 14 ayrı parti halinde toplam 675.494 TL nakit para gönderilmişti Ankara’ya, bizzat Atatürk adına. Atatürk bu paranın 500.000 TL’sını savaş giderlerinde harcanmak üzere Milli Savunma Bakanlığı’na devretti. 110.000 TL’sı Yunan askerlerinin yenilip kaçarken yaktığı yerlerde yaşayan aç-sefil insanların ihtiyaçları için kullanıldı..

Savaştan sonra Bakanlar Kurulu kararıyla Milli Savunma Bakanlığı’na verilen paranın 380.000 TL’sı Atatürk’ün hesabına iade edildi ve hesaptaki para 445.494 TL’ye yükseldi. 1924’te Hilafet’in kaldırılmış olması sebebiyle, paranın geri istenmesi ihtimaline karşın, bu para bir süre hesapta bekletildi. Geri istenmemesi üzerine de Atatürk, paranın ülke kalkınmasında kullanılmasına karar verdi.

120.000 TL’sı ile değişik yerlerde örnek Tarım Çiftlikleri ve Tarımsal Sanayi Tesisleri kurdu. 250.000 TL’sı Türkiye İş Bankası’nın kuruluş sermayesi olarak ayrıldı. 65.000 TL’sı ile İş Bankası’ndan Maden T.A.Ş. hisseleri satın aldı. Paranın bir kuruşunu bile özel giderlerinde kullanmadı.

Söz konusu para ile edinilen malvarlığını “milletin malı” olarak gördüğü için, çiftliklerden veya bağlı fabrikalardan kendisi adına satın alınan ürünlerin paralarını bile ödemeye özen gösterirdi. Kaynağının çoğunluğu kendi öz gelirlerinden olmayan bu mal varlığının öldüğünde, Medeni Kanun hükmü gereğince mirasından yüzde yirmi beş oranında mahfuz hisse sahibi olan mirasçılarına intikal etmemesi amacıyla, 12 Haziran 1933 tarihinde 2307 sayılı, “Atatürk’ün Tasarruflarının Mahfuz Hisseler Hakkındaki Hükümden Müstesna Olduğuna Dair,” bir kanun çıkartarak tüm mal varlığını, son kuruşuna kadar, millete bağışlamanın altyapısını hazırladı.

Nitekim 11 Haziran 1937 tarihinde örnek çiftlikleri ve fabrikaları Türk milletine, 5 Eylül 1938 tarihli vasiyetname ile de İş Bankası hisselerini, “Gelirleri Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu’na verilmek üzere,” Cumhuriyet Halk Partisi tüzel kişiliğine bıraktı.

15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara’da yapılan Cumhuriyet Halk Partisi Büyük Kongresi’nde 19 Ekim 1927 günü yaptığı tarihi konuşmada, metin dışına çıkarak, kendisine 9 yıl içinde bağışlanan mal ve mülkün dökümünü yaptı. Bunların CHP’ye bağışlanacağını açıkladı: “Bundan başka efendiler, vaktiyle Ankaralı hemşehrilerim tarafından bana hediye edilip şimdi ikamet etmekte bulunduğum Çankaya’daki ev ile Bursa, Trabzon, Erzurum, Antalya, Konya, İzmir’de bana hediye edilmiş evler, Ankara’da satın aldığım bir kısım arazi vardır ki, bunların hepsi Partimizindir,” demiştir.

Atatürk, 11 Haziran 1937 günü Trabzon Atatürk Köşkü’ndeki konuşmasında: “Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekle ferahlık duyuyorum. İnsanın serveti kendi manevi şahsiyetinde olmalıdır. Ben büyük milletime daha neler vermek isterim.” diyerek aynı gün Başbakan İsmet İnönü’ye bir telgrafla, “Bütün çiftliklerini, milletçe armağan edilmiş evleri, her şeyini millete bağışladığını; gerekli kanuni işlemlerin yapılmasını,” istedi. Resmi işlemler 11 Mayıs 1938 tarihinde tamamlanarak imzaları alındı.

Böylece, alan toplamları 154.729 dekara ulaşan, Ankara’da “Atatürk Orman Çiftliği”, Yalova’da Millet ve Baltacı, Silifke’de Tekir ve Şövalye, Dörtyol’da Karabasan, Tarsus’ta Piloğlu Çiftlikleri; yine Dörtyol’da bir portakal bahçesi, çiftliklerdeki idare binaları, ahır, ambar, fırın, mandıra gibi 51 adet diğer bina ve binlerce canlı hayvan… 1 bira fabrikası, 1 malt fabrikası, 1 buz fabrikası, 1 gazoz fabrikası, 1 tarım alet ve makineleri fabrikası, 2 süt pastörize fabrikası, 2 yoğurt imalathanesi ayrıca kendisine hediye edilen mücevherleri, ki 10 kol düğmesi, 3 saat, 3 saat zinciri ve 4 köstek, de hazineye bağışlanmıştır.

Ne kadar ayrıntılı ve ne kadar şeffaf değil mi? Bu şeffaflık Atatürk’ün şu sözlerinde saklıdır: “İnsan hürriyet vasıtası olarak servete sahip olmalıdır. Yoksa servete esir olmak için değil.” İşte O, bu sebeple Atatürk’tür. Türk milletinin atasıdır!

Öldüğünde İş Bankası’ndaki 2 sayılı hesabında 1.446.872 lira 3 kuruş nakit ve 114.891 adet hisse senedi vardı. (Bu para Hintli Müslümanlardan gelen paranın kalanı, çiftlik ve fabrikaların gelirleri ile Abbas Hilmi Paşa’nın CHP’ye bağışladığı 900.000 TL’nin toplamıdır.)

Kendisinin emekli hesabında 19.566 TL 80 kuruş; 4 sayılı şahsi hesabında 53.453 TL 18 kuruş bulunmaktaydı. Yani özetle, Atatürk öldüğünde tüm mal varlığı 73.019 TL 98 kuruş idi.

Atatürk’ün 5 Ekim 1938’de İstanbul 6. Noteri İsmail Kunter’e teslim ettiği ve 28 Kasım 1938 tarihinde İstanbul 3. Sulh Hukuk Hâkimliği’nce açılan vasiyetnamesinde tüm mal varlığını, nakit ve hisse senetleri İş Bankası tarafından nemalandırılmak üzere, aşağıdaki şartlarla Cumhuriyet Halk Partisi’ne bıraktığı görülür:

a) Elde edilecek nema gelirlerinden “yaşadıkları sürece” her ay;

• Kız kardeşi Makbule’ye 1.000 TL,

• Manevi evlatlarından Afet’e 800, Sabiha’ya 600, Ülkü’ye 200, Rukiye ve Nebile’ye 100’er TL verilecektir.

b) Sabiha Gökçen’e bir ev alacak kadar nakit ayrıca verilecektir.

c) Makbule’nin oturduğu ev ölünceye kadar kendisine tahsis edilecektir.

d) İsmet İnönü’nün çocukları öğrenimlerini devam ettirebilmeleri için ihtiyaç duyulursa kendilerine nema gelirlerinden yardım edilecektir.

e) Nema gelirlerinin kalanı Türk Tarih Kurumu ile Türk Dil Kurumu arasında paylaştırılacaktır.

 



YAZARLAR

  • Perşembe 21 ° / 5 ° Güneşli
  • Cuma 23 ° / 5 ° Güneşli
  • Cumartesi 23 ° / 5 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.511%1,89
  • DOLAR

    7,2001% 0,43
  • EURO

    8,7788% 0,60
  • GRAM ALTIN

    415,11% -0,13
  • Ç. ALTIN

    684,9315% -0,13