1923 YENİDEN - Ercan AKARPINAR


İTTİFAKLAR, YENİ OLUŞUMLAR, “HALKÇI İTTİFAK”


Bu günlerde sağda ve solda yeni arayışlar ve yeni parti çalışmaları sürüyor. Bu süreç bize, mevcut siyasi yapılanmanın halkın beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayamadığını gösteriyor. Cumhur ve millet ittifakı diye halka dayatılan siyaset Türkiye’yi rahatlatmaya yetmiyor. Peki neden?

Bu sorunun cevabını ittifakların ne için oluştuğuna bakarak bulabiliriz. İttifaklar bir ideal, bir duygu, düşünce ve sınıfsal paylaşım etrafında ve tek başına gücünüz yetmeyince kurulur. Gücünüz yetmediği için,bazı konularda iddianızdan vazgeçer ve temel bir metinde mutabakat sağlarsınız. Bu temel olmazsa olmazlarınızdır. Bu açıdan bakınca, her iki ittifakı oluşturan partiler aslında bir temel konuda mutabık kalmışçasına politika izliyorlar. Bu durum gerek cumhur ittifakını gerekse millet ittifakını anlamsız kılıyor.

 Türkiye bir halk Cumhuriyeti olarak kurulmuştur. Yayılmacı ve sömürgeci haçlı emperyalizmine karşı İslam aleminin bayrağı, kutup yıldızı olmuştur. Kendisi de yayılmacı ve sömürgeci politikalara asla tevessül etmemiştir. Kadını ikinci sınıf ve günah unsuru gören zihniyeti reddetmiş, yurt tuttuğumuz bu sınırları vatan bellemiş, imtiyazsız, sınıfsız yurttaşlardan oluşmuştur. Ve dünya ailesinin şerefli bir üyesi olmak evrensel hedefine sahiptir. Bu hususlar cumhuriyetimizin kurucu ruhunu oluşturur. Önerdiğimiz ittifakın vazgeçilmez ana belirleyeni de budur. Diğer ittifakları Cumhuriyetin kurucu ruhuna yaklaşımlarına bakarak değerlendirmek gerekir.

Cumhur ve millet ittifaklarına mensup partilerin her biri, kendi içlerinde aslında birer parti daha barındırıyorlar. Kaptan köşklerinde partilere yön verenler kurucu ruhumuzla uyuşmayan bir rota izliyor. Halbuki oy verenlerin hatta partilerdeki yönetici ve hatta milletvekili olanların dahi kurucu ruhumuzla sorunu yok. Konuyu biraz daha açalım;

HDP  sol bir Türkiye partisi algısı ile oy topluyor. Ama geldiği yer haçlı emperyalizminin bölgemizi şehir devletlerine dönüştürme politikaları ile uyuşmak oluyor. Sol ve Türkiye partisi, bir bakmışız etnik ve toprak temelli bir dava güdüyor, bu denli zıt iki dünya görüşünün aynı partide bulunması eşyanın tabiatına aykırıdır.

CHP Türkiye’yi anti emperyalist halk cumhuriyeti olarak mı görüyor yoksa halklar ve inanç grupları cumhuriyeti mi? İkisi aynı partide savunulamaz. Ya kurucu ruha bağlısınızdır yada HDP kaptan köşkü ile aynı çizgiye gelmiş olursunuz.  

AKP ve MHP yönetimlerinin kurucu ruhumuza bağlı olmadıklarını kendi sayısız ifade ve uygulamaları ile biliyoruz. Ülkemizin mevcut sınırlarını yeterli görmüyorlar, bu sınırlar içinde yaşayan ahali ile yetinmiyorlar, haçlı emperyalizmi ile işbirliğini “küresel güçlerin bölgesel oyun kurucusu olmak” diye net bir şekilde ortaya koyuyorlar. Emevi camiinde namaz kılma hedefi, başka ülke şehirlerine plaka takmak, İslam alemindeki milli üniter devletlerin seçilmiş yönetimlerine cephe almak ve daha başka icraatlar bunlara birer örnek teşkil etmektedir.

Hiç şüphesiz bu duruşlarının arkasında esas olan, uyguladıkları ekonomi politikaları ve sınıfsal tercihleridir. Türkiye, 1938 yılından beri kurucu ruhumuzdan sapmış, halkçı piyasa ekonomisini terk etmiştir. 1980 yılında ikinci büyük kırılmayı yaşayan ülkemiz 2002 dönüşümü ile üreten milli ekonomi yerine ulus ötesi finansa avanta para kazandıran bir yapıya dönüşmüştür. Bu yapıda emeğin sömürüsü, doğanın talanı, üretenin cezalandırılması, işsizliğin artması, ulusal servetin elden çıkarılması, dışarıya faiz ödenmesi, ithalat ve borç artışı, yani talan ekonomisi esastır. Mevcut ittifakları, üretimden değil, emek ve doğa sömürüsünden ve paradan para kazanan bu küresel talan ekonomisine yaklaşımları ile daha net değerlendirebiliriz.

Yeni kurulan, kurulacak olan partilerin de kafa karıştırmasına, suyu bulandırmasına müsaade etmemek gerekir. Milliyetçi, muhafazakar, solcu yahut modern, kendimizi nasıl tanımlarsak tanımlayalım, ciddi bir yol ayrımında olduğumuz bugünlerin tercih ölçüsü bu yanlarımız değildir. Ölçü ortadadır. Kurucu ruhumuza bağlı mıyız karşı mı?

O zaman safları yeniden belirlemek gerekir. Cumhur ve millet ittifakı bu hali ile hükümsüzdür. Siyasette yeni ittifakın temel taşı cumhuriyetin kurucu ruhudurki; tek kelime ile ifade edecek olursak “halkçılık” tır. Halkçı ittifak bizi 2023’e 1920 kurucu meclis ruhu ile taşıyacaktır. Yanımızda ve karşımızda kimler var? Ve hangi ölçülerle ve gerekçelerle karşılar?

Halkçı ittifak olarak,

Sınıfsal bölüşüm mücadelesi veren farklı partilerin seçim yarışı gibi sunulan batı tipi sözde demokrasi, kimin parsayı götüreceğinin belirlendiği bir talan demokrasisi yaratmıştır. Dikkatlice incelediğimizde görülecektir ki, 1938 sonrası gelen tüm partiler, bu batıcı çizgide birbirlerinden pek farkı olmayan politikalara imza atmışlardır. Halkçılık terk edilmiş, tam bağımsızlıktan vazgeçilmiştir. Neticeleri ortadadır. Belirtilen sebeplerle, halkın direksiyonda olduğu halk için örgütlenmiş bir devlet yapısı ve devletçilik öneriyoruz, bunun gerçekleştirilmesi için de;

  • Seçim barajının sıfırlanmasını,
  • Devletin para desteğinin kaldırıldığı üye aidatları ile yaşayan partilerde, üyelerin parti meclisini, parti meclisinin genel başkan yardımcılarını seçmesini,
  • Bu şekilde oluşacak TBMM’nin Bakanlar Kurulunu belirlemesini,
  • Cumhurbaşkanı’nın, sistemin tıkanması halinde seçimleri yenilemek ve kurumlar arası uyumu gözetmek için halk tarafından seçilmesini,
  • Tam istihdam, denk bütçe, cari açıksız, borçsuz halkçı ve tam manası ile sağlıklı işleyen piyasa ekonomisinin hedeflenmesini öneriyoruz.
  • Nato küresel kapitalizmin askeri gücüdür. Nato’da kalarak kurucu esaslarımızı koruyamayız.
  • Avrupa Birliği ekonomimize zarar vermektedir. Siyaseten de kurucu esaslarımızı ortadan kaldıracak dayatmalarda bulunmaktadır. Birlik ile ilişkilerimizi kurucu ruhumuz esas alınarak gözden geçirmeliyiz.
  • Ve sandık güvenliği sağlanmadan seçimlere gitmemeliyiz.

İttifak kimlerle, hangi merkezde ve kimlerin liderliğinde yapılacaktır? Bu, tamamı ile süreç içerisinde halkımızın belirleyeceği bir husustur. Şu an için önemli olan mevziimizi terk etmek değil, esaslarda mutabakat sağlamaktır.



YAZARLAR

  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4009% 0,63
  • EURO

    9,9740% 0,51
  • GRAM ALTIN

    489,07% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,9655% 0,48