(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


SEVGİLİ DÜŞMANIM CHARLES RYAN

‘’Anzak Koyu çıkarmasından bir gün önce gemideki subaylara verilen yemeğe, göğsünde büyük bir Osmanlı madalyası ile katıldığını görenler hayretler içinde kalır. Sabah savaşacakları düşman devletin madalyasını taşımak da neyin nesiydi!’’


Avustralyalı Doktor Charles Ryan, Plevne savunmasında, Anadolu’da, Erzurum’da Osmanlı Türk ordusunda savaş hekimliği yapmış, 40 yıl sonra da Çanakkale Savaşlarında Türklere karşı Anzak Birliklerinde görev almıştı.

Ülkesine döndüğünde Türklerle dostluk bağı devam etmiş, bir dönem Osmanlı İmparatorluğunun Melburn Fahri Başkonsolosluğu görevini üstlenmişti.

‘’Plevne Ryan’’, ‘’Türk Charlie’’ olarak da bilinirken şimdilerde Sevgili Düşmanım olarak da anılır oldu.

***

‘’Sevgili Düşmanım Charles Ryan’’,  ilk kez Avunanlar’ın yazarı, İnsanca Programının yapımcısı, Divriğili bir sanatçı aileden, Ankaralı edebiyatçı dostumuz Ayla Çağlayan’ın 2010 tarihli aynı başlıklı makalesi ile gündeme gelmiştir.

Yazarımızın Çanakkale Savaşlarında yaşamlarını yitiren tüm insanların anısına ithaf ettiği, Çanakkale Savaşları'nda insanlık adına onur mücadelesi vermiş bir kahramanın, emperyalizme direnen bir halkın evlatlarına düşman olmayı reddeden bir hekimin az bilinen gerçek hikâyesini anlattığı makalesini özet alıntılarla sizlerle paylaşmak istedik.

 

AVUSTRALYA

Baha Vefa Karatay, Avustralya’ya atanan (1967 yılında) ilk Büyükelçimizdir.

‘’Büyükelçimizin henüz birinci günüdür Avustralya’da. Ankara’ya postalamak istediği kartlar için pul alması gerekir. Bir dükkâna girer. Dükkânın sahibi zarfın üzerinde ANKARA ismini görünce mırıldanır bir tonla “hmmm Ankara… Ankara!’’ diye tekrar eder ve Elçimize sorar “ Neredeydi bu şehir?”

Aldığı cevaptan sonra, “ Anladım, yani Gelibolu’nun bulunduğu memleket” ve devam eder “Dayım Gelibolu’ya katılmış bir Anzak’tı. Yaralı olarak dönmüştü. Türk Askeri’nin kahramanlığını ve dürüstlüğünü överdi”

“O savaşta sizin “Kemal” adında genç bir komutanınız varmış, dayım ondan büyük hayranlıkla bahsederdi, sonra ne oldu ona?”

Dükkân sahibi aldığı cevap karşısında şunları söyler: “Hiç şaşırmadım! Dayım onun büyük işler yapabilecek biri olduğunu söylerdi…”

DOKTOR RYAN

‘’İlerleyen günlerde Büyükelçimiz Avustralya Genel Valisi Lord Casey ve eşi Leydi Casey‘in de olduğu bir akşam yemeğine katılır.

Lord Casey Büyükelçimizi salonda sakin bir yere alır ve bu yazıya konu olan Charles Ryan’ın Çanakkale Savaşlarındaki gerçek hikâyesini anlatır. Büyükelçimiz hikâyeyi ilk kez duymaktadır...

***

Anzak çıkarmasından bir gün önce, akşam gemide subaylara yemekli davet verilir. Davetliler arasındaki tümen baştabibi Doktor Charles Ryan’ın göğsünde büyük bir Osmanlı Madalyası görenler hayretler içinde kalırlar. Bir gün sonra savaşacakları, düşmanları olan bir devletin madalyasını göğsünde taşımakta neyin nesidir ?!!

Doktor Ryan gayet sakin ve kararlı bir tutum içinde tepkileri şöyle yanıtlar: “Ben bu madalyayı, o ünlü Plevne savunmasında, Osman Paşa’nın emrinde ve kahraman Türk askeriyle omuz omuza savaşarak kazandım. Aradan geçen kırk yıla yakın bir zamanda bugün onlara karşı savaşmaya gidiyorsam, bu Plevne’de silah arkadaşlığı yapmaktan daima onur duyduğum Türklere karşı bir düşmanlık nedeni ile değil, sadece asker olarak aldığım emrin gereğini yerine getirmek içindir !”

Lord Casey’in anlatımı bitince eşi Leydi Casey gözleri dolu dolu bir şekilde Büyükelçimize döner ve şöyle der: “Sayın Büyükelçi, biliyor musunuz, o Doktor Charles Ryan benim babamdır !”… Konuşulacak çok şey vardır, sohbet saatlerce sürer…‘’

ÇANAKKALE

 ‘’Çanakkale savaşlarının en kanlı günlerinin yaşandığı bir dönemde karşılıklı olarak cesetlerin toplanması için kısa süreliğine ateşkes ilan edilir.

Aşırı sıcak havada cesetler çok daha hızlı çürümektedir ve koku dayanılmaz hale gelmiştir... Anzaklar adına savaş alanına giden subaylardan biri de Doktor Ryan’dır. Görevini yapmaktayken kendisi gibi görevli olan Türk subayları onun göğsündeki Osmanlı nişanını görür ve şaşkınlıkla yanına gidip hikayesini sorarlar.

Türk siperlerine davet edilen Charles Ryan bir süre subaylarımızla sohbet edip Plevne anılarını anlatır. Kendisine ikramlarda bulunulur. Duygulu anlar yaşanır ve sıcak bir vedalaşmanın ardından herkes görevinin başına, kendi savaş cephesine döner.

Savaş sürmektedir. Charles Ryan bütün tepkilere rağmen savaş sonuna kadar madalyasını göğsünden çıkarmayacaktır…’’

 

PLEVNE

‘’1870’li yıllarda İngiltere’de tıp eğitimini tamamlayan genç Charles Ryan, iş bulmak için gittiği İtalya’da Osmanlı Ordusu’nun yabancı uyruklu doktor aradığını öğrenmiştir. Kısa zamanda işlemlerini tamamlar ve Tuna Nehri yoluyla İstanbul’a ulaşır. Savaşta adeta bir Türk subayı gibi hareket etmiş ve bu Osman Paşa’nın da dikkatini çekmiştir.

Ateş hatlarında bile korkusuzca aktif olarak bulunur. Zaferle sonuçlanan savaşın sonunda madalyayı hak etmiştir. Hayatının geri kalanında Türk dostu olarak kalır ve anlattığı anılar nedeniyle dostları ona “ Plevne Ryan” diye hitap eder ‘’

***

Araştırmacı yazar Ayla Çağlayan makalesini, Osmanlı ve Mecidiye nişanları sahibi Ryan’ın hikayesinin Spielberg‘in “Er Ryan’ı Kurtarmak” filmindeki Ryan kadar bile bilinmediğine işaretle, savaşların bir daha asla tekrarlanmaması umudu ile ‘’savaşın insani duyguları öldürmesine göğsünü gererek karşı durmuş bu onurlu insana adanmış bir anıtın savaştığı topraklarda, Çanakkale’de yer alması ve insanlığın sonsuza kadar Onun onurlu duruşundan ibret alması’’ dileğiyle tamlamıştır.

Ayla Çağlayan, Sevgili Düşmanımızın hatırasının bir belgesel ve sinema filmi ile taçlandırılması için de kolları sıvamış olup, en azından anıt dileğinin hayatiyet kazanmakta olduğu, Kanberra Büyükelçiliğimiz ve Melburn Başkonsoluğumuzun, Charles Ryan’ın Melburn’deki kabrinin yenilenmesi girişimlerinden anlaşılmaktadır.



Serap Kalayci
23.02.2021 23:15:34
Tebrikler..

YAZARLAR

  • Pazartesi 32 ° / 18 ° Bulutlu
  • Salı 29 ° / 16 ° Parçalı bulutlu
  • Çarşamba 25 ° / 14 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.394%-1,02
  • DOLAR

    8,0751% 0,21
  • EURO

    9,7300% 0,59
  • GRAM ALTIN

    462,37% 0,43
  • Ç. ALTIN

    762,9105% 0,43