ALİ UYSAL- EĞİTİMCİ YAZAR


YARIM KALMIŞ BİR ANI (1)


        Karaca Oğlanla ilgili yarım kalmış bir anı var yaşamımda; bunu siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum: Biraz uzunca oldu. Sabrınızı taşırmamak için dört bölümde anlatacağım. Önce anının yaşandığı yöreyi size bir tanıtayım:

         Yarım kalan anının yaşandığı yöre “Bolkar Dağları”. Adana Ankara yolu üstünde adı gibi şirin bir pınar var: Şeker Pınarı. Bu pınar üzerine anı çok. Şimdi buz gibi sularını, şırıl şırıl akışını bir yana bırakıp batı yakasındaki görkemli “Bolkar” dağlarından söz edeyim size: Bu dağlar tarih boyunca Türkmen aşiretlerinin, bir başka deyimle yörüklerin yerleşim yeri olarak kalmış hep. Dağlar sürülerin otlamasına, yaşantısına elverişlidir. Kimi zaman bir başka neden de gelir aklıma: Osmanlının baskısından, kaçmak için de yurt tutmuş olabilir mi bu dağları yörükler!

       Türkmenler, dağların adını değiştirmiş: “Bulgar” dağı demişler. Türkçeyi bir başka kullanır bu aşiret: Sert sesleri sevmezler. “k” ler g, “t” d, olur onların dillerinde. O nedenle “Bolkar” olmuş “Bulgar”. Bulutların dağlara olan hareketlerinden yağmurun yağıp yağmayacağını saptamışlar gözlemleriyle: “Bulut gitti Bulgar’a, çek deveyi yollara”. Yani yağmur yağmayacak. “Bulut gitti Günnere çek deveyi innere!” Yani yağmur yağacak. Araştırdım “Günner”in nere olduğunu bulamadım. Batı yönü olabilir. Gülnar da olabilir. İkisi fark etmez, ikisi de aynı yönde.

       İşte Türk halkının biricik ozanı Karacaoğlan sazının büyülü sesini ilk kez bu dağlar üstünde salıvermiş. Türk Halkı O’nun sesini ilk kez bu dağlar üstünde dinlemiş. İlk aşkını bu dağlar üstünde yaşamış.

       Otuz, kırk yaşlarında idim. Özel arabamla Ankara’ya gidiyorum. Şeker Pınarına geldim. Çay içmek, soluklanmak isteğiyle durdum. Bolkar pınarın batı yakasında tüm görkemiyle yükseliyor. O zamanlar gencim, enerji doluyum. Dağ bana bakıyor, ben dağa bakıyorum. DAĞIN ÜSTÜNE ÇIKIP GEZİNMEK İÇİN DAYANILMAZ  bir istek uyandı içimde. Arabayı park edip yöneldim Bolkar’a. Yarıya kadar tırmandım. Yakın gibi gelmişti. Hiç de göründüğü gibi değilmiş. Gözüm korktu, döndüm.

      Bana göre yarım kalan bu anının sonrası daha önemli. Dönmeseydim. Dağın üstüne çıkabilseydim ne olacaktı? Uzun yıllar gurbette kalan bir kişinin memleketine kavuşma özlemiyle sağa sola koşturacaktım. Sonra bu dağların, bu yörük dünyasının efsane halk ozanı Karaca Oğlanın sesini ilk duyduğu yeri arayacaktım. Beş, altı yüz yıl geçmiş üstünden. Doğaldır ki bulamayacaktım; ama yakıştıracaktım bir yeri. O anı doyasıya yaşayacaktım. Türk dünyasının Karaca Oğlanın sesi ile ilk tanışma olayını siz okurlarıma bir kez daha anlatayım. Benim de bedenimdeki hücreler bir kez daha oynaşsın, bir kez daha sallansın yerlerinde: (Bu yazının tamamını okumanız e n içten dileğimdir.)

                ……                                                  ………………..SÜRECEK



YAZARLAR

  • Perşembe 21 ° / 5 ° Güneşli
  • Cuma 23 ° / 5 ° Güneşli
  • Cumartesi 23 ° / 5 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.486%0,20
  • DOLAR

    7,2165% 0,66
  • EURO

    8,8395% 1,30
  • GRAM ALTIN

    413,34% -0,55
  • Ç. ALTIN

    682,011% -0,55