Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


MUSTAFA ŞANLI’NIN ARDINDAN (1)


BİR KÖY ENSTİTÜLÜ BİLGE, EĞİTİMCİ/YAZAR, ÖĞRETMENİM MUSTAFA ŞANLI’NIN ARDINDAN: “KARA ÇADIRDAN AKSU KÖY ENSTİTÜSÜNE”ADLI KİTABINA DAİR GÖRÜŞLER VE DÜŞÜNCELER

                                 Prof.Dr. Süleyman BOZDEMİR

         Bu makalede, öğretmenim Mustafa Şanlı’nın sonsuzluğa göçüşünün yıldönümü anısına( 9 Aralık 2019),  kişiliği ve kitapları hakkında ortaya konan değerli görüşleri ve düşünceleri, kişisel bakış açımdan, kısaca ortaya koymaya çalıştım.

1930 Antalya –Korkuteli/ Başköy doğumlu olan Mustafa Şanlı;1950 Aksu Köy Enstitüsünü, 1954 Gazi Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümünü,1959 Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsünü bitirdi.1972’de Ankara Üniversitesi’nde bir yıl  “ Sosyal Bilimler “ yüksek lisans eğitimi yaptı. Köy Enstitülerinin yetiştirdiği bir bilge olup; çok okuyan ve araştıran, Köy Enstitüleri ve eğitim üzerine uzmanlaşmış bir eğitimci-yazardır.

            Mustafa Şanlı, iki yıl Bursa’nın Küçükdeliller Köyü’nde öğretmenlik yaptıktan sonra Gazi Eğitim Enstitüsüne gider ve iki yıl Edebiyat Bölümünde okur. Mezun olduktan sonra sırasıyla Maraş Kız Enstitüsü’nde bir yıl çalışır ve askere gider. Terhis olduktan sonra Aksu İlköğretmen okuluna atanır.1962 yılında Of Orta Okuluna sürgün edilir. Orada iki yıl çalışır,  kendi isteğiyle Bilecik Gazi Lisesine atanır. Arkasından Ankara- Kayaş ortaokulunda ve Abidin Paşa Lisesinde bir süre öğretmenlik yapar. Kayseri Mimar Sinan Öğretmen Lisesinde kısa bir süre müdürlük yaptıktan sonra Mart 1978’de kendi isteğiyle emekli olur.

Çocukluk yıllarından günümüze kadar geçen yaşamını, mutluluklarını, mutsuzluklarını, uğradığı ihanetleri, eğitimdeki deneyimlerini, eğitime bakışını ve uygulamalarını, uğradığı haksızlıklara karşı verdiği mücadelelerini, inanç ve tutkuyla aydınlık ve demokrat bir Türkiye arayan bir Yörük çocuğunun yaşam öyküsünü ve meslek deneyimini arı bir Türkçe ile anlattığı ilk kitabı: ‘’KARAÇADIRDAN AKSU KÖY ENSTİTÜSÜNE’’17 Nisan 2012 tarihinde Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği(YKKED) tarafından basılmıştı. Kitap çok büyük bir ilgi gördü. Bunun üzerine genişletilmiş ikinci baskısı, Ocak 2017 tarihinde YKKED’nin yayını olarak çıktı.

Mustafa ŞANLI’ nın Kişiliğine ve Yapıtlarına Dair Nesnel Bir Bakış

Aksu İlköğretmen Okulunda okuduğum 1957-1962 yıllarında benim de öğretmenim olan Mustafa Şanlı’nın kitaplarını her okuduğumda farklı bir keyif aldığımı itiraf etmeliyim. Yeni kitabı içerik ve nitelik yönünden tartışmasız tam bir başyapıt olmuş. Kitapların da devlet desteği ile okuyan yoksul halk çocuklarının ortak yaşam öyküsü anlatılıyor gibidir. Çocukluk yıllarıyla ilgili yaşam öyküsünü okuduğum zaman öğretmenimle ne kadar da çok benzer yönlerimiz olduğunu görüyorum. Gerçekten köy çocuklarının, özellikle konar-göçer Yörük çocuklarının yaşamında büyük benzerlikler vardır. Hiç birisi çocukluklarını yaşamadan kendilerini geçimin içinde bulurlar. Bir bakıma, doğal bir seleksiyondan geçerek, keçilerle ve koyunlarla iç içe büyürler. Düşünün bir kere; daha dört-beş yaşlarında onlar; davarın, koyunun, oğlağın, kuzunun, sığırın ve devenin çobanlıklarını yapmaya başlarlar. Tarlada ekin biçmede, harmanda düven sürmede ve kaldırmada, evin içindeki küçük hizmetleri yapmada çocuklar çok işe yararlar. Evlerinin birer küçük işçileridir onlar. İşte o çocuklardan biride Mustafa Şanlı’dır.

             Ailenin ilk çocuğu olması, ilkokula başladığı yıl babasının askere gitmesi, onu annesiyle birlikte evin geçimini omuzlamak zorunda bırakır. Çobanlık yapar, çift sürer, ekin yolar, harman kaldırır, bir yandan da ilkokulda okumaya çalışır. Aksu Köy Enstitüsü’nde okuduğu yıllarda da yaz tatillerinde ailesine yardım ettiğini görüyoruz.  İşte bu yıllarda bir olay küçük Mustafa’nın canını çok sıkmıştır. Ekecek yeteri kadar tarlaları yoktur. Köyün zengini Ahmet ağanın tarlasına ortak olurlar. Ağanın bunları aşağılayan bir tutumu vardır. Ağaya başkaldırır. Der ki, ’’Yaşamımda ilk başkaldırı buydu. İçime sindiremedim. Ağaya kin tuttum. Demek ağalar böyle olurmuş, ileriki yıllarda ağaların ne yaman sömürücü olduklarını öğrenecektim. Siyaset, ağa işbirliğinin ülkemizi ne hallere sokacaklarını anlayacaktım. Irgat-ağa çelişkisini anlamıştım. Toplumun neresinde olduğumuzu sezer olmuştum. Emek, sömürü savaşımının sürüp gideceğinin ilk belirtileri içime doğmuştu. İlkokulu henüz bitirmiştim. Dünyayı anlar, yorumlar olmuştum, gözüm açılmıştı. Ağanın tutumu içimdeki barutu ateşlemiş oldu. Bu ateş hiç sönmedi. Artarak büyüdü. Bazı zaman yangın haline geldi’’(s:34).İlerdeki bölümlerde de ağaların zulmünden, köy enstitülerinin kapatılmasında onların oynadıkları çirkin oyundan sıkça söz eder.  

 Şanlı öğretmenimin kitabını okurken yörüklerin yaşamlarını, sahilden yaylaya doğru giderken çadırlarının kurulduğu otlakları, bu otlaklarda beslenen, koyunları-keçileri, kuzuları-oğlakları, develeri-köşekleri, sığırları-danaları ve doğanın bin bir çeşit zenginliklerini, halk kültürümüzü, yakın siyasi ve eğitim tarihimizden kesitleri, ülkemizin sanat eserlerini ve eşsiz coğrafyasını öğreniyorsunuz. Cumhuriyet Eğitim Devriminin yetiştirdiği yurtsever bir öğretmen olarak öğretmenlik mesleğine kattığı zenginlikleri, çok partili dönemde ülkenin yaşadığı sancılı süreçleri, sade, akıcı ve yalın bir dille, kısa cümlelerle, yerel dil de kullanarak, çok sağlam çözümlemelerle, analitik bir bakışla çok güzel bir biçimde anlatmaktadır.

 Mustafa Şanlı öğretmenim, Aksu Köy Enstitüsü’nde gördüğü demokratik eğitim süreçleri nedeniyle yaşamı boyunca demokratik öğretmen hareketlerinin içinde yer alıyor. TÖS’ün yönetim kurulu üyesidir. 1968 de Ankara’da TÖS’ ün organize ettiği 50 bin kişilik büyük mitingin sözcülüğünü yapmıştır. Çağdaş bir toplumun örgütlü bir toplum olduğu gerçeğini çok iyi bilmektedir.

Aksu Köy Enstitüsü’nün öğretmen Mustafa Şanlıya çok şeyler verdiğini görüyoruz. Kendi ifadesiyle, “Aksu Köy Enstitüsü aradığı okuldur. Orada yepyeni bir insan olmuştur. Hayalleri, düşleri tam da istediği gibi gerçekleşmiştir. Zengin bir kütüphanesi vardır. Orada istediği kitabı okuyabilmektedir. Okuma Sanatını ve öğrenmenin yöntemlerini öğrenmiştir.  Okuldaki atmosfer çok sıcak ve demokratiktir. Yaşayarak, uygulayarak öğrenmeyi, iş içinde düşünmeyi, anlamayı kavramıştır. Verilen eğitim O’na sağlam bir kişilik kazandırıyor ve her söylenene boyun eğmemeyi öğretiyor”. Nitekim ileriki yıllarda çalıştığı okullarda bu kazanımlarından hiç taviz vermeden çalışmalarını sürdürdüğünü görüyoruz.



YAZARLAR

  • Pazartesi 22 ° / 7 ° Güneşli
  • Salı 21 ° / 7 ° Sağanak
  • Çarşamba 20 ° / 6 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.500%1,96
  • DOLAR

    7,3352% -1,21
  • EURO

    8,8307% -1,55
  • GRAM ALTIN

    412,18% -0,03
  • Ç. ALTIN

    680,097% -0,03