Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


Anamın ve Babamın Ardından

Anamı düşünüyorum. Aramızdan ayrılalı tam 20 yıl oldu (3 Aralık 2000).  Babam ( 11 Aralık 1997),aradan 23 yıl geçmiş. Aralık ayı onların ölüm yıldönümüdür.


Anamı düşünüyorum. Aramızdan ayrılalı tam 20 yıl oldu (3 Aralık 2000).  Babam ( 11 Aralık 1997),aradan 23 yıl geçmiş. Aralık ayı onların ölüm yıldönümüdür.
Annem ve babam 84 yıllık ömürlerinintamamını kimseyemuhtaç olmadan yaşadılar.Bu, hayattaki en büyük dilekleriydi.Her ikisini de rahmet ve minnetle anıyorum. Yerleri cennet olsun. Nur içinde yatsınlar.
Yaşamı boyunca uykuyu bile tam tadamadan, nasırlı elleriyle her işe koşan; yorgun, çileli günlerinde bile bir çocuk sırtında, biri kucağında, belki birisi de rahminde iken bizleri kanatlarının altında büyütmeye, adam etmeye çalışan anamı hiç unutamıyorum.
84 yıllık ömürlerini yoklukla, yoksullukla boğuşarak, kimseye muhtaç olmadan geçirdiler. Tüm bunları hiç kimseye belli etmeyen, yüreğine gömen, hayvanlarını canından çok seven, bizlere hep sevgi ve umut veren anamı ve babamı… O yokluk ve yoksulluk yıllarında, köy koşullarında anılarımda derin izler bırakıp giden o simge kadın anamı ve bilge babamı düşünüyorum hep!...
Unutamıyorum. Bütün hayır dualarım onlara. Işıklar içinde yatsınlar.Mekânları cennet olsun!
Annem hep babamın önden gitmesini isterdi. Onun ölümünün kendisinden önce olması en büyük dileğiydi. Çünkü babamın kendine bakamayıp rezil olmasını hiç istemezdi. Dilediği gibi de oldu. Onu kaybedince biraz üzüldü ama hiç ağladığını görmedim. Ama onsuz yaşamanın da bir tadı olmadığını çabuk fark etti. Son zamanlarda  kardeşim Aysel’in yanında çok iyi bakılmasına karşın,  Allah’tan sık sık canını bir an önce almasını dilemeye başlamıştı.. Annem 3 Aralık 2000 tarihinde Aysel’in evinde hakkın rahmetine kavuştu. Kalbine yenik düşmüştü. Onu da babamın yanına koyduk. İki ulu çınar Gülnar ilçesinin Akova Köyü mezarlığında yan yana yatarlar. Farkındalar mı bilmiyorum!..
İşte bu yüzden ben, hayatta en çok annemi sevdim. Bu konuda, bana göre, en güzel şiirimi de onun için yazdım diyebilirim!

Hayatta Ben En Çok Annemi Sevdim   (Can Yücel’e nazire)

Hayatta ben en çok annemi sevdim.
Ona göre doğuştan hastalıklı, cılız,
Çarpık bacaklı, iflah olmaz biriydim.
Öldü ölecek derken,
Üç yıl geçmişti aradan.
Ben daha nüfusa kaydolmadan.

Annemin baştan üçüncü çocuğuydum ben.
En sevdiği oğlu muydum, onu bilemem.
Hiç görmediği babasının adını vermişti.
‘’Babamın adı, ağzımın tadı’’ derdi.
Sevgisinden hiç kuşku duymadım anamın.
Belki de bana öyle gelirdi.
O benim bir tanem, canım annemdi.
El dokuma bezlerden, giysilerimizi dikerdi geceleri,
Dilinden düşmez, deyişler, atasözleri,
Konuştuğu Türkçenin, Yörük lehçesi,
Onun ki okul değil, sanki hayat üniversitesi.

Yatılı okul kazanan ilk oğluydum.
Yüz akı olmuştum onun, bunu biliyordum.
Uzun dede korkut masallarını,
İlk ondan dinledim.
Hayatta ben en çok annemi sevdim.

Çocukken saçlarından belik ördüğüm,
Hastalanınca göğsüne, başımı gömdüğüm,
Keçisinden sağdığı, taze sütünü içtiğim,
Tereyağlı bazlamasını, çökelekli sıkmasını yediğim,
Anam yok artık, babam da yok benim.

Anasının kuzusu, çarpık bacaklı çocuk,
Büyüdü, gürbüz bir genç oldu zamanla.
Yaşam basamaklarını tırmandı, coşkuyla.
Yoğun eğitim yılları acı tatlı anılar.
Uğraşısı fiziğin gizemli dünyası, yeni ufuklar.
Yenidünyaya açılan kapılar, yeni arayışlar…
Evlilik, büyüyen aile, iki çocuk, artan mutluluk,
Ankara Fen Fakültesinde fizik öğrenimi,

Londra Üniversitesinde doktora çalışmaları,
Lisede fizik öğretmeni, üniversitede profesör,
Hatay Eğitim Yüksek Okulunda müdür,
Niğde Fen Edebiyat Fakültesinde dekan,
İşte tam da o zaman!
Birden karardı dünyası,
Yıkılan iki yüce çınar: Babası ve Anası,
Ona bir veda bile edemeden bu dünyayı terk ettiler.

Her gün daha da büyüyor yüreğindeki yırtık,
Onları rüyalarında bile göremiyor artık,
Biliyordu, bir şeyler olacaktı, elbet bir gün,
Toplayıp çıkarınca anlıyordu ki bu gün,
Onların ki boşa geçmemiş bir ömürdü.
Kıt kanaat yaşamışlar, çok şeyler üretmişlerdi
Verdikçe zenginleşmişler, sevdikçe sevilmişlerdi.

Yıllar sonra ata yurdum Akova’ya gittiğimde,
Şaşkınlıkla bakıyordum gördüklerime,
Tarlalar bakımsız, bahçeler tarumar, ev virane olmuştu.
Onlara artık bakacak sahipleri yoktu.
Sonra geçmişe döndüm:
Çocukluğumun geçtiği bu yerleri düşündüm.
Acı tatlı nice anıları anımsadım, hüzünlendim.
Babam çiftçi-demirciydi, bilgili çalışkan,
Anam babasız büyümüş bir yetimdi doğuştan.
Üç kız dört erkek çocuk büyütmüşlerdi,
Onları okutup adam etmişlerdi,
Kimseye muhtaç olmadan.


Kokuları kalmıştır diye kapandım odalara,
Kokladım kalan son giysilerini doyasıya.
Gözyaşları içinde onları düşündüğümde,
Hatırladım birden emekleri olduğunu üstümde.
Onlar için ne yapabilmiştim ki bugüne değin !..
Düşündükçe kahroluyor içim.


Art arda gitmek onların isteğiydi,
Allah’ta gönüllerine göre verdi,
Babamın ardından annem derken,
Daha yaşanacak güzel günler varken,
O gün bugündür bana, gülden önce gelir diken,
Hayatta en çok annemi sevdim ben.

Süleyman BOZDEMİR,
 02.02.2012, Balcalı-ADANA



YAZARLAR

  • Pazartesi 22 ° / 7 ° Güneşli
  • Salı 21 ° / 7 ° Sağanak
  • Çarşamba 20 ° / 6 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.501%2,04
  • DOLAR

    7,2894% -1,82
  • EURO

    8,7841% -2,07
  • GRAM ALTIN

    411,34% -0,23
  • Ç. ALTIN

    678,711% -0,23