Cumali KARATAŞ


BİLİMDEN SANATA AKDENİZ…

Yayılanmış 10 kadarı matematik ve istatistik olmak üzere toplam 14 kitabı bulunan Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in Yeni Adana’daki yazılarından oluşan “Bilim Dünyası” adlı kitabı bilimden sanat ve uygarlığa esintiler taşımaktadır.


            Yaklaşık iki yıl önce sevgili dostumuz Prof. Dr. Fikri Akdeniz’i Yeni Adana gazetesinin sütunlarına, kendi dalı olan bilim yazıları nedeniyle davet ettiğimizde yeni bir heyecan gelmişti… Ulusal düzeydeki yayınlardan da bazı örnekler vererek, bilim yazılarının yayınlanabildiğinde kalıcı hâle gelebileceğini, öğrenmek adına bizim de bilimsel bağlamda kazanımlarınızın olabileceğine de değinmiştik. Sayın Akdeniz’le ortak bazı çalışmalarımız da olmuştu uzun yıllardan beri. Aslında Prof. Dr. Fikri Akdeniz, Yeni Adana gazetemizin de yabancısı değildi…  Doksanlı yılların başlarında, kendi alanında dünyaca tanınan ve yabancı bilim dergilerinin hakem kurullarında yer alan Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in yazılarını gördükten sonra, dünyanın birçok yerlerine gittiğine de değinip, naçizane kendimizden de örnekleyerek, kitap olarak da kazanım sayılabilecek sanat araştırma ve gezi notu yazıları yazmasını istemiştik. Kendine özgü tarzıyla başarılı çalışmalar ortaya koyan Sayın Akdeniz’ın çalışmaları yayınevi tarafından kitaplaşmıştı. 

 

            *”BİLİM DÜNYASI”

Sonuçta bu gün elimizde olan ve Fikri Bey’in de “Önsöz” de değindiği gibi 70 haftalık bir yazı maratonunun sonucunda oluşan “Bilim Dünyası” adlı araştırma kitabının doğuş öyküsü böyle. Kitabında yer yer bilim/sanat örtüşmeleri gerçekleştiren Sayın Akdeniz, sanırız yazı/kitap sürecinde, yeni bir özgün çalışma içerisine girecektir.  

            “Bilim Dünyası” adlı kitabına gelince… İlginç sanatsallıklara da özgünlükle göz kırpan Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in adımıza imzaladığı kitabında özgün olarak ortaya konan sanatsal bağlar nedeniyle detaya girerken, keyifli bir dolaşıma da çıkabileceğimize değinmek gerekir…

            Ama önce Fikri Akdeniz… 

10 kadar matematik ve istatistik dallarındaki kitabı üniversitelerde okutulan ve sanat/edebiyat kökenli olanlarıyla birlikte toplam 14 kitabı bulunan Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in “Bilim Dünyası” adlı kitabı sonuçta bilimsel bir kitap olsa da,  içeriğinde sanatsal değini ve dikkate değer vurgular anımsanmaya değer; Charles Darwin’in; ”Bilim ve sanat bir kuşun kanadı gibidir…” gibi yerini bulan gerçekçi vurgusunun gereği göz ardı edilmemiş derken, sözün sonrasının anımsanmasının da çağcıl ve insancıl uygar toplumlar için örtüşmeyecek bir şey olduğu da yadsınamayacaktır: “…Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olurlar. Uçamayanlar ise tavuk olur. ‘Tavuk toplum’, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz.”

 

*SANAT       

Duygu ve düşüncelerin belirli teknik ve estetik kurallara göre madde ile ifadesinin sanat olduğundan söz ediş var; sanatın insana toplumsal yaşam koşulları konusunda bilgi ve fikir verdiğine değinip, sanatın bilgi üretme süreci olması nedeniyle bilimle sanatın yaşam maratonunda uygarlık etkenli örtüşmesine değinen Prof. Dr. Fikri Akdeniz; “…İnsanlar yüzyıllardır sanatla bilimi yarıştırmıştır.” (s.22) demektedir.

Farklı yöntemlerle olsa bilimle sanatın aynı gerçeklikle uğraştığını belirterek; “…Sanat gerçekliği betimler ve sergiler, bilim ise açıklar...” diyen Akdeniz’in tümcesi, “…Sanat, gerçekleri estetik imgelerle anlatmaya çalışır ve doğanın sırlarını sezdirir. Bilim ise akıl yoluyla anlatmaya çalışır ve bunu ispatlar. Bilim de sanatta gerçeğe aynı noktada vurmaya çalışır.” (s.23)

“Sanatın geçmişi bilimin geçmişinden çok daha eskidir…” diyen Fikri Akdeniz; sanatçının topluma dayanması nedeniyle toplumsal olduğuna da değinirken (s.49); sanat ve bilimin karşılıklı ufki görselliklerini de ortaya koyarak, yine karşılıklı gelişmelerine katkıda bulunduğuna değinir. Sanatla bilimin ayrı düzlemlerde hareket etmeleri nedeniyle çelişmeyip, aksine birbirlerini tamamladıklarını da söyleyen Akdeniz; bilimin kavramsal yorumlamasının, sanatın sezgisel yorumlamasına etkili olamayacağını, görüş açılarının farklılığının ise bir zenginlik kaynağı olarak, gerçeği daha iyi ve çok boyutlu olarak görmemize katkıda bulunduğunun altını çizer.

Yapay zekâ olgusunun gündemde olduğu günümüzde ilginç bir yazı: ”Zekâ Türleri Nasıl Gelişir?...” “Ressam, fotoğrafçı, mimar, tasarımcı, görsel sanatçı olanların “Görsel/Uzamsal Zekâ” türüne girdiğini belirten yazar; şair, edebiyatçı, dil bilimci, hukukçu ve siyasetçi” olanların daha çok “Sözel Zekâ (Dilsel Zekâ); “yazar, ressam, sanatçı ve heykeltraş olanların “Kişisel /İçsel Zekâ”; dansçı, oyuncu, sanatçı ve heykeltraşların “Bedensel/Kinestetik Zekâ”; yorumcu, besteci, müzik eleştirmeni, müzisyen, orkestra şefi olanların ise “Müziksel-Ritmik Zekâ” türü kapsamına dahil olmalarından söz etmektedir. (S.36)

 

*ATATÜRK-BİLİM-SANAT

“Atatürk, Matematik, Sanat ve Uygarlık” adlı yazısında, Atatürk’ün:”Benim manevi mirasım bilim ve akıldır” sözüne vurgu yapan Prof. Dr. Fikri Akdeniz; Atatürk’ün: ”Matematiği kullanmayan bilimler, ele aldıkları konularda ancak dış yapıyı inceleyebilirler. Matematiği kullanmayan disiplinler bilimin dışında kalacaklardır..” (s.83) sözüne de bir matematikçi olarak yer vermekten mutluluk duymuştur.  Ayrıca, Atatürk’ün, “III. Türk Dil Kurultay’ından hemen sonra yazdığı “Geometri” adlı kitapta “boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesit, yay, çember, teğet, açı, açıortay, yatay, dikey, yöndeş, üçgen, eşkenar, oran, orantı, artı, eksi, bolü, çarpı, pay, payda, ondalık, türev, varsayı, v.d…” diyen yazar; “…Atatürk, matematiği iyi bildiği ve sevdiği için, terim devrimine matematikten başlamıştır denilebilir.”(s.86) vurgusuna dikkat çekmektedir.

            “Güzel sanatlarda başarı tüm devrimlerin başarılı olduğunun altını çizer.  Lord Kinross’ün “Atatürk, Bir Ulusun Yeniden Doğuşu” adlı kitabında ise  Atatürk’ün sanat ve resme ilgisinin öğrencilik yıllarına dayandığını görüyoruz. (s.86) ‘…Atatürk, dostu ve arkadaşı olan Ali Fuat Cebesoy’la bir hafta sonu Büyükada’da dinlenirken:”Fuad, eğer matematiğin üzerinde durduğum kadar şiir ve resim üzerinde de dursaydım, Harbiye’de dört duvar arasında kapanıp kalmazdım.” (s.86) Demiştir.   

“Atatürk’ün Çağdaş Uygarlık Anlayışı” ise, düşünce ve fikirlere açık çağdaş ülkelerle özellikle bilim ve teknik konularda ilişki kurmaktan geçtiğini belirten Prof. Dr. Fikri Akdeniz; Atatürk’ün:“…Bilim ve teknik neredeyse oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız. Bilim ve teknik için kayıt ve şart yoktur.” (s.87) sözüne yer vermektedir.      



YAZARLAR

  • Cumartesi 34.1 ° / 21.7 ° Açık hava
  • Pazar 33.9 ° / 22 ° Bulutlar
  • Pazartesi 34.4 ° / 22.7 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.419%0,10
  • DOLAR

    8,6605% 1,58
  • EURO

    10,1884% 1,29
  • GRAM ALTIN

    487,74% 1,50
  • Ç. ALTIN

    804,771% 1,50