(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


BALKANLAR VE BİZ

‘’Balkanlar’’ konulu makalelerimizi takiben, Karadeniz Ereğli Lisesinden çok değerli tarih öğretmenimiz Yıldız İslamoğlu hocamızdan dağarcığımıza önemli katkı teşkil edecek bilgiler içeren bir mesaj aldık.


‘’Ulu önderimiz ‘’YURTTA SULH CİHANDA SULH’’ derken genç Cumhuriyetin dış politika çizgisini zaten belirlemiş oluyordu. Balkan Paktı Atatürk’ün ve Cumhuriyetin önemli bir uluslararası başarısıydı’’

BALKANLAR VE BİZ

‘’Balkanlar’’ konulu makalelerimizi takiben, Karadeniz Ereğli Lisesinden çok değerli tarih öğretmenimiz Yıldız İslamoğlu hocamızdan dağarcığımıza önemli katkı teşkil edecek bilgiler içeren bir mesaj aldık.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden mezuniyetinden sonra mesleğe ilk adımını 1965 yılında, o yıl eğitime başlayan Karadeniz Ereğli Lisesinde atmıştır. Hocamız, Ereğli’de 15 yılı aşan hizmetten sonra İstanbul’da 1987 yılında emekli olmuştur.

Eski öğrencileri ve meslektaşlarıyla halen haberleşip görüşen, samimi bağlar kurduğu Ereğli halkının kalbini kazanmış, unutulmayan kıdemli öğretmenlerimizdendir.

Yıldız hocamızın Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyetinin Balkanlar yaklaşımı üzerine ilginç tespit ve samimi duygularını dile getirdiği sohbet tadındaki satırlarını aşağıda paylaşıyoruz:

BİZİM BALKANLAR

 

‘’Sevgili Büyükelçimiz, son makaleniz aydınlatıcı ve düşündürücü.

Balkanlar tarih boyunca hep karışıktır. Coğrafyası, sosyolojik durumu, iklimi ve her şeyiyle değerlidir.

Biz Osmanlıların Kuruluş devrinde Balkanlarda nasıl yayılmaya başladık. Neden yararlandık?

Etnik yapılarının karışık olması zayıflıklarıydı. Çünkü en büyük özellikleri, aralarında mezhep birliği yoktu, etnik kökenleri farklıydı. Birbirleriyle anlaşmaları da mümkün değildi.

İşte bu durum Osmanlının işini kolaylaştırdı ve daha kuruluş devrinde Balkanlara adım attı.

Niğbolu zaferi, Birinci Kosova, İkinci Kosova savaşlarıyla kapıları açtık. Ardından yükselme devrinde Fatih öyle akıllı bir siyaset güttü ki (Tuna’nın kolu olan Sava nehrinin batısına geçmemek kaydıyla) tüm Rumeli’yi alabildik.

Haa eğer Sava’yı geçersek karşımıza Avrupa’nın devleri çıkar. Fransa, Almanya vs. O zaman Osmanlı'nın işi zorlaşır. Ve aldığımız yerler de tehlikeye girer. Bu güzel bir siyasetti.

Nitekim korkulan daha sonra oldu. Kanuni devrinde Viyana kapılarına dayandık. Devamı malum, hep savaş.

Avusturya ile savaş, Almanya ile savaş, Fransa ile savaş ve Osmanlı’nın gerileme ve dağılma dönemi. Balkanlar yavaş yavaş kaybedilir.

Bakın, Osmanlı, etnik kökeni karışık Balkanların bu durumundan yararlandı dedim. Ancak aynı Osmanlı maalesef dağılma döneminde bu açıdan aleyhine bir durumla karşılaştı.

İkinci Meşrutiyet ilan edildikten sonra İttihatçılar Balkanlara özerklik verilsin dediler. Ancak ikinci Abdülhamit karşı çıktı. Eğer bunu yaparsak bize karşı birleşmelerine yardımcı oluruz, bırakın özerkliği dediyse de dinletemedi ve onlara bazı imtiyazlar verildi.

Sen misin veren, aralarında birleştiler ve BALKAN İTTİFAKI’nı kurdular. Ardından Osmanlıya saldırdılar ve al sana birinci ve ikinci Balkan harbi. Edirne’yi birincide kaybettik ama ikincide gene onların kendi aralarındaki kavgadan yararlanarak geri aldık. Demek ki ikinci Abdülhamit Balkan politikasında haklıymış.

Yani bunlara değinmemin nedeni, Balkanlar gene aynı Balkanlar. Avrupa denen tek dişi kalmış canavar Balkanlardaki çıkarlarından vazgeçmez. O yüzden orada kavga bitmez. 90’lı yıllardaki Sırp katliamlarını hatırlayın, Müslümanlara yapılanlara Allah için Avrupa gık dedi mi? Neyse acıları tazeleyip, içinizi karartmayayım.

RUMELİ

Tito’yu hatırlayın, Balkanları Yugoslavya yaptığında ses seda yoktu. Dağıldılar gene sesler yükseldi. Şimdi AB kendi menfaati için her şeyi göze alabilir.

Ancak Almanya ve ABD ekonomik ve güvenlik açıdan sahiplenirse belki bir şeyler olur. Fakat hepsi kendi menfaatini koruyacaktır doğal olarak.

***

Netice olarak dileğim; Aman Balkanlar karışmasın, çok üzülürüm. Çünkü rahmetli Anam da bir Rumeli kadınıdır.

Tuna bölgesi beni çok etkiler, çok severim. Hala Osmanlı izleri var.

 İnşallah karışmaz güzel Rumeli. Emperyalist güçler bir rahat dursa.!

CUMHURİYET DÖNEMİ

Balkanlar ile ilgili kısa bir tarihçe anlattım. Ancak bunlar Osmanlı dönemini kapsayan olaylar.

Oysaki Türk ulusu büyük milli mücadeleden sonra Cumhuriyeti kurmuş, Saltanatı yıkmış ve yani bir düzen getirmişti.

Bu yeni düzende iç politikadaki yeniliklere ilaveten dış politikada da büyük hamleler yapıldı.

Neydi bu hamleler?

Ulu önderimiz Atatürk ‘’YURTTA SULH CİHANDA SULH’’ derken dış politikanın çizgisini zaten belirlemiş oluyordu.

İşte bu çerçeve dâhilinde Musul meselesini çözümledikten sonra İngiltere ile dostça ilişkiler kurdu. İtalya ile dostluk anlaşması imzaladı. Fransa ile 1921 den beri iyi ilişkiler içindeydi. Yunanistan ile iyi ilişkiler kuruldu.

BALKAN PAKTI

Bu durum diğer Balkan devletleri üzerinde olumlu etkiler yaptı.

1933 de Faşist İtalya ile Nazi Almanya güçlenmesi başlayınca Balkan devletleri aralarında birleşme eğilimine girdiler. Zira İtalya’nın Balkanlarda, Almanya'nın doğuda çıkarları vardı.

Bu sebepten dolayı Balkanlardan bazı devletler, aralarında anlaşma sağlamış olan Türkiye ve Yunanistan’a yaklaşmaya başladılar. Çünkü tehlike büyüktü. Ve neticede 1933 de TÜRKİYE, YUNANİSTAN, YUGOSLAVYA VE ROMANYA delegeleri Atina’da toplandılar ve Balkan Paktı’nı imzaladılar (9 Şubat 1934)

Böylece Balkan sınırları karşılıklı olarak güvence altına alınıyordu. Bu durum Türk Yunan dostluk ilişkilerini geliştirdi.

Ancak sonrası malum, İkinci Dünya Savaşı maalesef her şeyi sildi süpürdü.

Ama şunu belirtmekte yarar var. Balkan Paktı Atatürk’ün ve çok taze Cumhuriyetin önemli bir uluslararası başarısıydı’’



YAZARLAR

  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4011% 0,64
  • EURO

    9,9778% 0,55
  • GRAM ALTIN

    489,06% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,949% 0,48