Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR


SAHUR SICAKLIĞI

Artık ne zaman kalkmışsa annem, geniş salondaki sobayı yakmış, pilavı tencereye koymuş, çayı çoktan demlemiş, yemek odasındaki masayı hazırlamış olurdu.


Ortalığa çıra kokusunun yayıldığı, soğuk kış gecelerini ısıtan pazen pijamalar yumuşaklığında sahurların yaşandığı zamanlardı o zamanlar.

Ve en sevdiğim sofralardı bu kalabalık sahur sofraları.

Çünkü bu sofralarda her zamankinden çok daha farklı bir lezzet olurdu ve insana, dünyanın en huzurlu, en güvenli masasında oturduğunu hissettirirdi.

Akşamdan tembih ederdim anneme; illa ben de uyanacaktım.

Gerçi onun uyandırmasına gerek bile kalmazdı, gürültüye zaten uyanmamam mümkün değildi, orucu sadece annem ve babam tutuyor olsa da ev halkının tamamı da bu anların güzelliğini yaşamak isterdi, ki her odadan sesler yükselirdi.

Bayramdan bayrama camiye namaza giderdi babam, ama orucunu hiç aksatmazdı. Titiz adamdı, her yemeği yemezdi, yemeğin sıcaklığını bile porselen tabağın soğukluğunun dikkate alınarak ayarlanmasını isterdi. Hürmetliydi annem de, kırmazdı, çiğ börek istediyse babam, üşenmez, taze taze yapardı.

Gece bekçisinin düdüğünün sesine ramazan davulcusunun manileri karışırken birer birer evlerin ışıkları yanardı.

Ertesi sabah oruç tuttuğumu ilan ederdim kurda, kuşa. Annemse "Çocukların orucu öğlene kadar olur, " derdi.

Öğlenden hemen evvel bahçede oynarken unutup da çeşmeden ağzıma azıcık su değdirmişsem ya da ağaçtaki küçük alıçlardan üç beş tanesini çiğnemişsem, namazda olduğuna aldırmadan "Bozuldu mu şimdi anne? " diye sorar, cevabını alana kadar başında bekler, sürekli sorumu yineler, neredeyse onun namazını bozardım.

İşte biz gözümüzü yarı aralayarak oturduğumuz bu kalabalık masalarda birlikte olmanın, ramazanın ve orucun anlamına varmanın, bir lokmanın bile değerini bilmenin bir anlamda ibadetini yaşardık.

 “Allah ne verdiyse,” diyerek komşuya uzatılan bir kap yemeğin, sıcacık bir pideyi paylaşmanın, azla çoğalmanın, şükretmenin, kalpleri temiz tutmanın huzuruna inanırdık.

Bugün hâlâ daha o saatte uyanıp da birlikte yapılan o sahurların sıcaklığını, lezzetini özlemle anıyorsak asıl hikmetin bu sofralarda yenenlerde değil de, elbette sabırla, anlayışla, hoşgörüyle, paylaşmayla, gönülleri bir tutmayla kaşıklanan her lokmanın bereketinde olduğunu anlamışız demektir.

Bu sıcaklığın yaşanacağı nice ramazanlara.

 



YAZARLAR

  • Salı 33 ° / 17 ° Güneşli
  • Çarşamba 31 ° / 15 ° Güneşli
  • Perşembe 32 ° / 15 ° Güneşli
  • BIST 100

    1.461%1,36
  • DOLAR

    8,2728% 0,01
  • EURO

    10,1030% 0,64
  • GRAM ALTIN

    488,61% 0,79
  • Ç. ALTIN

    806,2065% 0,79