Ata Alp And


RESSAM VEYSEL KUBAT…      


Ressam Veysel Kubat diyorum…                                                                        

Çünkü, Veysel Kubat kişisel sergiler açmış. Sanatın akademikliğiyle kalmamış; onu sanatsal yaratım noktasında kendine özgü bir biçimde topluma sunma gibi bir kabul noktasına taşımış.  Adana Erkek Lisesi’nde İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ne sanat kuşatılmışlığındaki eğitim sürecinde Ethem Aydın, Zeki Faik İzer, Özdemir Altan, Sabri Berkel ve Kenan Yontuç gibi resim ustalarından öğrendiği değerli bilgi ve eğitimle yeteneğini bileyerek, ressamlık noktasına taşımış. Cezzan, Polgogen, İbrahim Çallı ve Fikret Mualla gibi tanınmış yerli ve yabancı resim ustalarını da usta kabul etmiş ki, onlardan yansıyan etki ve özümseme rüzgârından biraz olsun bir şeyler almaya çalışmış. Hani derler ya:”… küçüklükten başladım sanata…”  Ramazanoğulları’ndan Kubat Paşa’ya uzanan Veysel Kubat öğretmenim de ilk eğilim belirtilerini ilkokulda göstermeye başlamış…

1946 yılının Temmuz ayında Adana/Yüreğir’in Zeamet köyünde çiftçi bir babanın altıncı çocuğu olarak dünyaya gelen Veysel Kubat’a ilk vizeyi çiftçi olan babası vermiş.. “Baba, ressam olabilir miyim?” dediğinde, bir dediğini iki etmeyerek: “Olabilirsin tabii oğlum” demiş…Yani, o zamanda, o devirde, çalgıcılıktan da pek farkı yok ressamlığın!..  Adamcağız:”Para mı getiriyor ressamlık bre oğlum?.” Falan dememiş… “Olabilir miyim?” “…Olabilirsin…” O kadar.

Lisede, Çukurova yöresinin tanınmış ressamlarından olan, Ethem Aydın’ın gözleminde resimdeki ilk adımlar atılmış. Sözünü ettiğim gibi, daha sonra ise İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde İzer, Altan, Berkel ve Yontuç gibi resim ustalarında sanatını şekillendirmeye başlamış.

Öğretmen olduktan sonra da, Adana Erkek Lisesi’nde, Çağrıbey Lisesi’nde süren bu eğitmenlik çabaları, emekli olduktan sonra da, lise öğretmeni olan Ethem Aydın’ın Aydın Sanatevi, Nezih Sanatevi, Gül Canan Sanatevi ve kendi işyerinde kurduğu Kubat Sanatevi’nde sürmüş.

Niye böyle üstüne basa basa söylüyoruz; neden ağzımızda geveleyip duruyoruz…

Çünkü kaybettik onu; Veysel Kubat’ı. Yattığı pusudan ne kadar erken ve apansız uyandı zulümkâr ölüm… Oysa hiç de görülmüyordu. Veysel Kubat ressamımıza rahmetler diliyorum, sevenlerinin başı sağ olsun



YAZARLAR

  • Pazar 28 ° / 15 ° Bulutlu
  • Pazartesi 32 ° / 18 ° Bulutlu
  • Salı 29 ° / 16 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.408%0,03
  • DOLAR

    8,0614% 0,68
  • EURO

    9,6770% 0,74
  • GRAM ALTIN

    460,45% 1,36
  • Ç. ALTIN

    759,7425% 1,36