PROF. DR. FİKRİ AKDENİZ - BİLİM DÜNYASI


AYDIN İNSANIN GÖREV BİLİNCİ

Prof. Dr. Fikri Akdeniz, ÇAĞ Üniversitesi


Değerli okuyucular bu haftaki yazımızı “AYDIN İNSAN” kimliğini paylaşmaya ayırdım

Aydın İnsanın Özellikleri Nedir?

Aydın insan ışığını almış insan demektir. Aydın insan, doğruluğun, dürüstlüğün, erdemin simgesi olarak görülür.   Aydın insan, insanlara sevgiyle yaklaşan, insani ve ahlaki değerlerin var olduğu, düşünce özgürlüğü içinde, birbirine güvenilen bir ortamda yaşamanın gerekliliğine inanan, kendisiyle barışık ve insan onurunun her şeyden üstün olduğunu bilen insandır.

Aydın insan, bilimin yol göstericiliğini savunan, sorgulayan, insanların özgür ve bağımsız kimlik kazanmalarında, hukuka saygı konusunda yol gösterici, düşünce derinliği olan, kendini bilen, tutarlı davranan, alçakgönüllü ve insanlara saygılı kişidir.

Aydın insan, bulunduğu toplumu, hatta dünyayı olumlu olduğuna inandığı yönde değiştirmek isteyen ve buna çaba harcayan kişidir. Aydınlanma çağının ürünü olan, öz çıkar önceliği olmayan, toplumda geniş halk yığınlarının çıkarlarını gözetendir.

Aydın insan, insanlığın geleceğini, kendi düşünceleri çerçevesinde etkilemek, değiştirmek isteyen ve yarının bugünden daha iyi olmasına çaba harcayan, paylaşımcı kişiliğe sahiptir. Maddi varlığı çok olmadığından paylaştığı şey bilimsel bilgi ve genel olarak pozitif düşüncelerdir. Aydın insanı bilim insanından, bilgili insandan farklı olarak ele almak gerekir. Bilgi az olabilir; fakat bireysel niteliklerin birleşimi onu aydın insan yapar. Eğer bir bilim insanı yalnız laboratuvarda ya da odasında çalışıyor, dışarıda toplum içindeki oluşumlara tepkisiz kalıyor ve sorgulamıyorsa o bir aydın değildir. O kişi yalnız bilim insanıdır.

Aydın insan, kültürel ve bilimsel birikimli; ulusal değerlerini, dilini, düşüncesini geliştirip bir bilgi toplumu yaratma çabasında olan evrensel dünyadaki yerini alan ve karanlığın içinde çevresini aydınlatan bir mum gibidir. Aydın birey, içinde yaşadığı tarihsel/toplumsal ortamı sağlıklı bir şekilde analiz eder, sorunları ortaya koyar ve daha iyi, daha güzel, daha yaşanası bir ortamın gerçekleşmesi için savaşım verir.

Aydın insan,  dogmalardan kurtulmuş ya da kalıtsal olarak bu yapıda olmayan, yeniliklere açık olan, bir sorunun nedenini araştıran, düşüncelerini özgürce savunan, baskıcı ve çıkarcı idari  sistemlere karşı uygarca ve cesurca karşı koyabilen, edindiği bilgiler ile doğru varsayımlar yapabilen, yeni bilgilerin ışığı altında elde ettiği kazanımları toplum yararına kullanabilen, başka insanların yanılgılarında hoşgörülü olabilendir.

Tüm öğretim aşamalarından geçen bir kişi aydın sayılabilir mi? Okumuş, yazmış, diploma sahibi olduğu halde nasıl oluyor da eleştirmeyen, sorgulamayan, emperyalizmin  hizmetine koşan, toplumun feodal yapısından medet uman, medyaya egemen olma yarışında öz çıkarını gözeten, bilimin yol göstericiliğinde işleyen kurumlara sırtını dönen, eşitlik ve adalet ilkelerine önem vermeyen "Aydınlanmamış birey" kimliği ortaya çıkıyor? Toplum içinde  sözde aydın (pseudo intellectual) denilen, düşünme derinliği olmayan, kendi çıkarı ve beklentisi doğrultusunda, esintiye göre yön değiştiren, tutarlı bir toplumsal görüşü olmayan kişilikleri aydın insan kişiliği ile karıştırmamak gerekir.

Aydın insanın görevi: Bir toplumda aydın insanın asıl görevi çekinmeden doğruları dile getirmektir. Tarihsel süreç içinde insanın özgürleşmesi, bilim, sanat, siyaset dahil her alandaki ilerleme ve gelişme "yanlışa yanlış" diyenlerin varlığı ile kanıtlanmıştır. Yanlışa yanlış diyebilmenin temel koşulu ise yöneten ya da yönetme arzusunda olanın karşısında kişisel çıkar kaygısı duymadan durmaktır.

Aydın insanın sorumluluğu: Bir aydın insanın doğru duruşu, toplumsal bilince yansır. Diğer bireylerce örnek alınır. Savunduğu değerler, daha çok geçerlilik kazanır. Toplumun değeri yükselir; niteliksel gelişmelere öncülük eder, evrensel gidişi yönlendirir. Bu genel doğru, toplum kesimlerinde ortaya çıkan sıkıntılı dönemlerde ayrı bir önem kazanır. Böyle bir durumda ortaya çıkabilecek "onurlu aydın tavrı" etkin bir uyarıcı işlevi görür.

Sonuç olarak, Dünyamız, olanakları bakımından hızla artan nüfusa göre değil, nitelikli insanlara kucak açacak kadar küçülmüştür. Aklını inancının önüne çıkaramayan insan aydınlanma bilincinden yoksun demektir. Akla uygun gelmeyen, öz çıkar önceliğinin, bireyleri nerelere sürüklediğini geçmişte gördük, bugün de görüyoruz. Aydın insan, analitik düşünme yeteneği olan, akıl ve bilimin yol göstericiliğinde, geleceği görerek önlemini alan ve içinde yaşadığı toplumu, geleceği için hazırlayan bir birey olmalıdır.

KAYNAKLAR

Akdeniz, F. (2012) Olasılıkla Birlikte Geçen Yaşam, Akademisyen Kitabevi, Yayın dağıtım. ve pazarlama Ltd. Şti. Yenişehir/ Ankara.

Ali Demirsoy "Aydın insan kime denir?” İnternet Bilgisi

Emre Kongar, Cumhuriyet Gazetesi/14.01.2008

Öztin Akgüç "Snop ve Aydın" Cumhuriyet Gazetesi/ 02.03 2008

 

 



YAZARLAR

  • Cumartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazar 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.391%-1,63
  • DOLAR

    8,7540% 0,40
  • EURO

    10,3892% -0,08
  • GRAM ALTIN

    495,47% -0,34
  • Ç. ALTIN

    817,5255% -0,34