Salih KOÇ


MUTLULUĞUN ELLİ TONU



İnsan ağlayarak geldiği bu dünyaya mutlu olarak devam etmek ister. Bebeklikte; özellikle büyüklerimiz bir dediğimizi iki etmezken, çocukluğa eriştiğimiz yaşlarda yavaş yavaş hayır demeye başlarlar. Hele ki genç kızlık/delikanlılık çağlarımıza geldiğimizde ‘’hayır’’ demeler çoğalır.
Bu dünyada insan için ne yapılsa da yine de azdır. Çünkü insan iyi şeylere layık olmasına rağmen yaşam kurgulandığı gibi gerçekleşmeyebilmektedir. Onun; zorlukları, başarılması gereken aşamaları, ödenmesi gereken bedelleri vardır. Her yaşın ayrı ayrı sorunları ve sorumluluklar vardır. 
İnsan yapısı gereği biraz da bencildir. Her şeyi kendisi için ister. Bu istek ile sorumluluklar arasında bir bağ vardır. Anne-baba iseniz; mutluluğu isteseniz de sizden önce çocuklarınız, belki de bakmakla yükümlü olduğunuz önünüzde anne- babanız hatta dedeniz-nineniz olabilir. Onlar varken sizin için mutluluk tali planda kalabilir… 
Aslında ‘’mutluluk’’ biraz da göreceli bir kavramdır. ‘’Kime göre, neye göre mutluluk.’’ Birinin mutluluğu diğerinin mutsuzluğu anlamına da gelebilir. Mutluluğun mutlak bir tarifi olmayıp göreceli bir kavram olduğuna göre mutluluğun elli tonundan bahsedebiliriz.
Çağdaş dünya normlarına göre insanın ihtiyaçlarının asgari düzeyde karşılanması olmazsa olmaz kabul edilirse, bundan sonraki basamakları da diğer tonları olarak kabul edilebilir. Mutluluğu böyle geniş bir alana yaymayı başarabilirsek insanlarımızın mutlu olması da kolaylaşacaktır. Onun için diyorum ki; ‘’Mutluluğun elli tonu’’ bizim toplum olarak mutlu olmamıza katkıda bulunabilir. Nasıl ki; dünya üzerindeki renkler siyah veya beyazdan oluşmuyorsa, ara renkler de yaşamımıza ve üzerinde yaşadığımız dünyaya ahenk katıyorsa mutluluğun elli tonu diye tabir ettiğimiz çeşitli şeylerden, çeşitli yaşam biçimlerinden mutlu olmamızı sağlayabilir. Bunu tıpkı siyah ve beyaz renkler arasındaki tonların yaşamımıza ve üzerinde yaşadığımız dünyaya ahenk katması gibi düşünebiliriz.
Mutluluğu tarif ederken ‘’mutluluk biraz da göreceli bir kavramdır’’ demiştik. Mutluluk göreceli yani sana, bana, hatta başkasına göre farklı yorumlansa veya kabul edilse de mutluluk, mutluluğu; mutsuzluk da mutsuzluğu getirmektedir. Toplumun mutluluğu bizi yönetenlerin özellikle üzerinde durmaları gerek bir durumdur. Planlanan ve yapılan işler toplumu mutlu kılacak sonuçlar doğurmalıdır. Belki mutlak bir mutluluk ölçüsü yoksa da mutluluğun elli tonu vardır. Bu tonlardan biri veya birkaçı, mümkünse tamamı toplumdan esirgenmemelidir.
Pek farkında olmasak da mutluluğun en kolay yolu elimizdekilerin kıymetini bilmekten geçmektedir. Son yıllarda insanlarımız elindekilerle mutlu olmayı unutmuş çok büyük hayallerin peşine düşmüş veya düşürülmüştür. Konu buraya gelmişken başkalarının mutsuzluğundan mutlu olabilen bir topluma doğru bir gidiş varsa işte bu en tehlikeli olanıdır. Şurası hatırdan çıkarılmamalıdır ki; komşumuz mutlu değilse mutsuzluğun bize de sirayet etmesi an meselesidir. Mutsuzluğun ve mutluluğun yayılmacı bir özelliği vardır ki; kendi toplumuz için istediğimiz mutluluğu komşu ülkelerimiz, hatta tüm dünya insanları için de istemeliyiz. Bu konuda ‘’Zaruri olmadıkça savaş bir cinayettir’’ diyen Ata’mız ‘’Yurtta barış, dünyada barış’’ diyerek bize yol göstermiştir.
Mutluluğun elli tonundan en az birini yakalayabilmeniz umuduyla…



YAZARLAR

  • Salı 42.3 ° / 24.1 ° Açık hava
  • Çarşamba 43.7 ° / 23.3 ° Açık hava
  • Perşembe 42.1 ° / 23.5 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.357%0,62
  • DOLAR

    8,5533% 0,01
  • EURO

    10,1104% 0,04
  • GRAM ALTIN

    495,28% 0,19
  • Ç. ALTIN

    817,212% 0,19