Cumali KARATAŞ


"NURANIM NURAN”LA ÜNLENEN RADYO SANATÇISI MAHMUT ÖZÇİFTÇİ

“Nuran’ım Nuran” ve “Bir Aşk İçin Ölünür mü” adlı dile düşen türküleriyle ünlenen; aramızdan ayrılırken 250 beste, 55 plak ve 6 kaseti müzik dünyasına armağan olarak bırakan Adana Radyosu ve “Çukurovadan Sesler”in ses sanatçısı Mahmut Özçiftçiyi saygı ve rahmetle anıyoruz.


            Adana İl Radyosu ve “Çukurova’dan Sesler” topluluğunun ses sanatçılarından olan Mahmut Özçiftçi ile 2000’li yılların hemen başında gerçekleştirdiğimiz bir dizi televizyon belgeselinden biri olarak röportaj da yapmıştık. Zaman içinde kaybolan bazı yazı, röportaj ve belgelerin bir bölümünü bulmamız sonucunda rahmetli Mahmut Çiftçi’yle yaptığımız röportajın 20 yıl sonra da olsa virgülüne dokumadan yayınını gerçekleştiriyoruz.

            ***Müzik nedir sizin için? Ne anlam ifade etmektedir?

---Biz ailece müzik seven, musiki ile uğraşan bir aileyiz. Musiki bizim için kutsal bir uğraşıdır. Musiki için son ifadem şudur: Müzik vazo, söz çiçek, ses sudur. Musikinin de ifadesi budur?

            ***Sayın Özçiftçi müziğe ne zaman ve nasıl başladınız? 

            ---Müziği ben beşikten aldım mezara götüreceğim. Annem, kendine ait olan “Eledim Eledim “Höllük Eledim” türküsüyle beni yatırır kaldırırdı. Ben ordan müziğe başladım. Başladığım günden bugüne kadar müzisyen arkadaşlarıma verdiğim, müzisyen arkadaşlarımın da halkımıza sunduğu eserlerimin bana verdiği mutluluk maddiyatla ölçülmeyecek kadar zengin bir varlığa garketmiştir.

            ***Annenizin başka türküleri var mı?

            ----Annemin meşhur ettiği iki eseri vardır. Biri, “Eledim Eledim Höllük Eledim”, diğeri ise “Adıyaman İline Yuva Kurasın.”

***Müzik sizin aile için yabancı değil galiba?

---Rahmetli dedem Hacı Recep, Adıyaman Devlet Hastanesi’nde aşçıbaşı iken, bazen galeyana gelip, iki elini kulağına alıp gazel okuduğunda, acil bir hastayı ameliyat yapan doktor, ameliyatı bırakıp: ”Elim, ayağım titriyor, bu gazel bitmeden ameliyata devam edemeyeceğim” demiş ve doktor, dedeme şöyle bir hikâye anlatmış: “Mevlâna zati muhteremleri bir gün eş-dostlarıyla sohbetleri esnasında:’Oy palanına kurban olaydım. Oy boncuklu yularına kurban olaydım.” gibi buna benzer deyişlerle, uzaktan, eşeğini kaybetmiş bir aptal sesi duyar. Mevlana hazretleri tekrar ordaki kişilere dönerek: ’Yahu bu uzaktan duyulan hazin ses beni etkiledi, sizleri de etkiliyor mu?’ diye sorunca, hepsi ‘evet’ ifadesi olarak başını sallar. İçlerinden biri: ’Eşeğini kaybeden bir aptal anırıp duruyor” deyince, Mevlâna: ”Parmağını o kişiye uzatarak: ”Söyleyin o eşeğini kaybeden aptala, eşeğini bulana kadar, bizim bu eşekle idare etsin” demiş. Bu da müziğe verilen önemin tarihsel bir göstergesi.

Dayım Hasan Arın da 60’lı yılların İstanbul Radyosu korist ve solistlerindendir. Sağlam ve duygusal bir yorumcuydu rahmetli. Mustafa Sağyaşar, Ahmet Üstün, Ziya Taşkent ve Ekrem Güyer’ler gibi zatı muhterem merhumların bulunduğu koroda icraat yapmıştır.

            ***Ailece müzik derinliği olan bir yerden geliyorsunuz. Çocukluk döneminizde ve gençliğinizde müzikle ilgili neler yaptınız?

---İlk sahneye çıkışım Emirgan Çay Bahçesi’nde oldu. Bunun yanı sıra Adana’da Piknik, Kervan ve Gül Çay Bahçelerinde programlarımı devam ettirdim. Akşamın onundan sabahın beşine kadar çay bahçeleri ve gazinolarda program yapıyordum. Bununla birlikte radyoda program yapıyordum. Zaten rahmetli Asfalt Rıza gelip beni radyodan alıp, sahibi olduğu Adana Emirgan Çay Bahçesi’ne götürdü. Emirgan’ın demirbaş sanatçısı olmakla birlikte, diğer yerlerde de programlarımı yürütüyordum. Ayrıca Ceyhan’da çok kaldım. Sanat hayatımın yarısında fazlası Ceyhan’da geçti. Aile Çay Bahçesi, İnci ve Ozan Pavyonlarında sahneye çok çıktım. İskenderun, Antakya, Mersin gibi yerlerde de sahneye çıktım.

***Askerlik döneminde müzikle uğraştınız mı?

---Askerde müzikle uğraşım oldu. Ali Ekber Çiçek, Ahmet Sezgin ve Kemal Çığırlı gibi sanatçılarla program yaptım.

***Adana İl Radyosu’na nasıl girdiniz?   

--- Adana Radyo Müdürü Kemal Sönmez askerde komutanımdı. Bir gün Kemal Bey’in berber dükkânına tesadüfen traşa gelmesiyle kendimi Adana Radyosu’nda buldum… Böylece Adana Radyosu’na 1961’de denetim sonucu girdim. 1985’e kadar mahalli sanatçı olarak devam ettim. Adana Radyosu’nun ilk mahalli sanatçısı da benim zaten. 1963 yılında solist olarak bant yapmaya başladım. Daha sonra da Çukurova'dan Sesler Topluluğunda korist ve solist olarak görev aldım.

***Adana Radyosu’ndan konuşalım isterseniz…

---Ben Küçüksaat’te berberdim. Anlattığım gibi, beni çalıştığım “Beyoğlu Berber Salonu’ndan alarak radyoevine götürdüler. ‘Bu gün senden bir program alacağız’ dediler ve orda sazsız olarak, ”Dere Kenarından Geçtim” adlı türkünün bir dörtlüğünü okuyunca, ‘tamam’ dediler. ‘Git saz arkadaşlarını al gel. Seni deneme yayınına sokacağız’ Gidip ben merhum Selahattin Sarıkaya, merhum Kazım Karaörs, merhum Kazım Sanrı, merhum Zihni Yalçın ve merhum Yahya Beyoğlu ve Mithat Ateş, Ali Paköz (ritm), gibi enstrümancı dostlarımla ilk programıma: “Dere Kenarından Geçtim” isimli eserle başladık. Bu programla bizi candan dinleyen benimsedi. Ben tabii bencilliği bırakarak,bir koro kurmak aniden içimde belirdi. Kurduk ve adı “Çukurova’dan Sesler” isimli olan bu koro başarıya ulaştı. Koronun şeflik görevini de merhum Selahattin Sarıkaya’ya zorla görev olarak üstlendirdim. Solist olarak Ceyhan’dan Selahattin Polat’ı, Tarsus’dan İsmail Polat, Fahri Işık gibi solistleri aldım. Yine Tarsus’dan Niyazi Saltan’ı saz olarak getirdik. Kadromuz sonuçta saz, solist olarak 50 kişiye yakındı. “Çukurova’dan Sesler” ve Adana Radyosu başarılı oldu sonuçta. Bugün kulağımıza gelen sesler ve eserler Adana’dan hep, Çukurova’nın. Adana Radyosu dönemine uzanıyor.

***Adana Radyosu günleri ve o günleri ve o günlerle bu günler arasındaki değerlendirmeniz nasıl?

---O günkü musiki ortamı ile bu günleri karşılaştırmak şapla şekeri karıştırmak demektir.

***Türk Halk Müziği’nin geleceğini nasıl görüyorsunuz peki?

---Türk Halk Müziği’nin geleceğini iyi görüyorum. Türklük yaşadıkça Türk Halk Müziği de yaşayacaktır.  

***İstanbul’a gitmeniz… Plak ve kaset çalışmaları nasıl oldu?

 ---Merhum âşık Mehmet Ali Ferrahi diye bir ozan dostum Adana Radyosu’nda ‘Elâ Gözlü Nazlı Yâri Görem Dedim Göremedim’ isimli kendine ait eseri kendi çalıp kendi okurken, ‘hııh’ dedim… ‘Ben plağa okuyacağım eseri yakaladım.’ Arkasında da, ”Mezarımı Yol Üstüne Kazsınlar’ isimli bir uzun hava okuyarak, Sahibinin Sesi plak firması arşivindeki sanatçıların arasına katıldım. İlk plağımda Nida Tüfekçi saz çalmıştı.  O yıldan bu yıla plaklar, kasetler, sahneler devam etti, ediyor.

***Şimdiye kadar kaç besteniz yaptınız; kaç plak ve kaset çıkardınız?

---Şimdiye kadar sözü ve müziği bana ait olan toplam 250 bestem var. Ayrıca 55 plak ve kasetlerimin sayısı 5’e ulaştı. Altıncı kaseti de bitirmek üzereyiz.

***Eserlerinizin sözü ve müziği de size ait… Şair veya halk ozanı mısınız? Bestelerinizi, türkülerinizi ne zaman ve nasıl yapıyorsunuz?

---Şiir tohumdur, müzik tarladır, ses rahmettir. Vazo örneği gibi yani. Cenabı Allah’ın lûtfu bu yazdıklarım. Benim musiki aşkımın sonucu. Bu konuda bir anımı anlatayım… Ben üç hanım aldım. Benim, ‘Bir Aşk İçin Ölünür mü?’ adlı eserim çok tanınınca da üç hanımım da: ”Benim için yazdı.” ifadelerinde bulunuyorlarmış. Oysa ben onu musiki aşkı için yazdım. Gerçek olan da bu. Bir eserimi de evde kasetten fazla dinliyordum. Yengeniz gelip kızdı. Dinlememden, ilgimden rahatsız oldu. Onun üzerine ben, müzik aşkını ifade eden bu eserimi yazdım. Çok tutuldu. Çok sevildi bu eser. Yine, diğer çok sevilen ve tutulan “Nuran’um Nuran” adlı türkümü ise ikinci eşim için yaptım. Onu kaçırmıştım. Yaşı küçük olduğu için hapse düştüm. Hapishanede, “Nuran’ım Nuran” (1959) türküsünü yaptım.

***Hangi sazı çalarsınız? Notayla aranız nasıl?

---Nota bilmem; herhangi bir enstrüman da kullanmıyorum.

***Türkülerinizi kimler okudu? Plaklar, kasetler…

---İlk bestem olan ‘Düğün Alayı’nı 1972’de yaptım. O günden beri yaptığım: ’Sürünüz Gelir Sürümüze Karışır”, ‘Kızını Dövmeyen Dizini Döver’, ‘Nuran’ım Nuran”, ‘Yallah Şoförüm Yallah’, “Tren Gelir Durmaz Gider’, “Sırtına Giyinmiş Al İle Moru’, ‘Kara Tren, Ak Tren”, “Yazıyam Le Yazıyam”, “Evlenmem Evlenmem’, “Hele Niye, Niye, Niye?’ gibi yüzlerce şarkım; Muazzez Türüng, Yıldız Ayhan, Mahmut Tuncer, Seyfettin Sucu, Abdurrahman Kepekçi, Nuri Sesigüzel, Yıldız Tezcan, Bedia Akartürk, Belkıs Akkale, Şükran Ay, Dursun Salkım, Mehmet Bozdağ, Can Etili, İbrahim Tatlıses gibi sanatçılar başta olmak üzere birçok sanatçılar tarafından radyo, televizyon, kaset ve filmlerde okundu.

***Bunca türkü, bunca yapıt… Çukurova’nın akan müzik pınarlarından  biri de sizsiniz… Bu kadar türküyü halk müziğine kazandırmak, sahnelerde uzun yıllar yer almak sizi mutlu etti mi?

---Ben her şeyden önce kendi ruhuma hitap olan musikiyle her zaman mutlu olurum. Halkıma, benim kadar mutlu olmaları için manalı, mantıklı eserler sumaya çalıştım. Karınca kararınca bir şeyler verebildimse ne mutlu bana.

***Bir de telif hakları denen bir şey var… Ekonomik yönden tatmin oldunuz mu peki? 

---Yapımcı ve icraatçı arkadaşların beni anımsayıp eserlerime yer vermesi beni mutlu ediyor. Hiçbiriyle aramızda bir sürtüşme geçmemiştir. Benim eserlerimi okumayan sanatçı yok ama harmanı kendiler kaldırıyor, başağı bana toplatmıyorlar…

***Size göre bir sanatçı nasıl olmalıdır?

---Her şeyde başta efendilik gerekir. Sanatçı yalnız türkü söylemekle değil, cemiyete girip çıkmasını bilmesi lazım. Müzik eğitimi alması lazım.

***Zevk ve hobileriniz nelerdir?

---Her evine bağlı aile reisi gibi, tüm dertlerimi, keyiflerimi ailemle paylaşmak, geçmişte olduğu gibi geleceğimi de onlarla yaşamak en büyük mutluluğumdur. Aile saadeti, aile mutluluğu uyumlu bir ailede bulunur. Temennim aile mutluluğumun herkeste bulunması. Üç günlük dünyada mutlu olunmasıdır.

***Son sözünüz?..

---Hani sormuştun ya, devam edim ordan… Müzik en tatlı taamdır. Şiringiller şekersiz olmaz, diğer gıdalar tuzsuz olmaz. Ruh da müziksiz olmaz.

***Röportaj için teşekkür ederim…                

            ---Müziğe ve sanata verdiğiniz emek ve çaba için ben teşekkür ederim.

 

 



YAZARLAR

  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4011% 0,64
  • EURO

    9,9778% 0,55
  • GRAM ALTIN

    489,06% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,949% 0,48