Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR


TAKDİM TEHİR

Bankalar Caddesi’ndeki şubeye ilk başladığımda üniversiteden henüz mezun olmuş, bir anda kendimi iş ortamının içinde bulmuştum.


O yıllarda henüz otomasyona geçilmemişti, ticari serviste görevlendirilmiş, uluslar arası ölçekte fabrikaların, şirketlerin tüm işlemlerini yapmayı öğrenmeye başlamıştım.

Çekleri, senetleri ilk kez görmüş, önceleri hemen arkamdaki düzeneğin içinde sıralı halde bulunan, bu koca koca işletmelerin hesap kartonları arasında kaybolmuş, sonraları, belki de o yüzlerce işletmeye ait hesap numarasını ezberlemiş, örneğin Sasa geldiğinde anında, elimle koymuş gibi hesap kartını bulur hale gelmiştim.

 Tüm hesaplamalar, işlemler, yazışmaları elle yapılırdı o yıllarda.

Dekontları elimizde yazardık örneğin, -kolejdeyken daktilo dersimiz vardı bizim hatta, ne kadar çok işime yaramıştı, on parmak yazmayı öğrenmiştik- daktilo kullanırdık, hesapları, hesaplamaları şeritli makinelerde yaptığımız işlemlerle kontrol eder, boyu bir metreyi geçen rulolardaki rakamlar arasında kaybolur, ister istemez takdim tehir yapardık, sonra onu bulmak için saatlerce uğraşırdık.

Kısa bir zaman sonra yeni binaya geçmek üzere yoğun bir mesaiye başlamış, gecemizi gündüzümüze katmış, bayram tatillerinde bile çalışmıştık.

Ticari işlemlerin elle yazdığımız dekontlarından kurtulup da otomasyona geçtiğimize seviniyorduk açıkçası, ama yine de araya karbon kâğıdı koyarak yaptığımız işlemler olduğundan, hâlâ daha karbonun siyahına bulanmaktan kurtulamamıştık. 

Muhasebedeydim bu defa. Kasa Defteri'ni ben tutardım. Akşam kasa tutmadan önce de -kaçta tutarsa tutsun, beklerdik- çıkamazdık. Hisse senetlerinin ve tahvillerin kuponlarını makasla keserdik. Hesapları tuttururken de rulo şeritli makine kullanırdık. Yüzlerce 6 haneli rakam, uzayıp giden rulolar ve tutturulmaya çalışılan hesaplar. Ve kâbus gibi, eğer tutmazsa, tutmayan hesaplar arasında, yüzlerce rakamdan oluşan toplama işlemini yinelerdik. Onlarca sayıyı yazarken göz yanılır, rakamların yerini değiştirerek yazarsınız veya okursunuz, işlemler arasındaki fark 9'un katıysa rakamlar arasında tek tek "takdim tehir" arardık.

Ve bütün bu işlerin arasında bizlere, müşterilere karşı daima güler yüzlü olmamız öğretilmişti.

Artık neredeyse makinelerle muhatabız ve üstelik telefonlarımızın bir ucunda bankacılık işlemleri ama yine de zamanın ötesinden yararlanmadan duramıyoruz.

Geçenlerde bankadaki müşteri temsilcisi genç delikanlı masasında, ekranın yüzü bana da dönük, bir hesaplama yapıyor ricam üzerine, 132 yerine 123 yazdığını fark ettim. Şu anda takdim tehir yapıyorsunuz, dedim, anlamadı tabii. Anlattım püf noktasını. Hoşuna gitti, bir kahve ikram etti, içtik karşılıklı ve dedi ki; genelde pek çok bilgiyi hazır halde kullandık biz, sadece meslekte demiyorum, pek çok yerde. Ayrıntıları çok da merak edecek zamanımız olmadı. Ama önemliymiş ayrıntılar, püf noktaları, incelikler.

Evet, önemlidir ayrıntılar, incelikler. Çoğu zaman öğrenmeyi, bilgi yükleme anlamında değerlendirsek de, her an'da öğreneceğimiz çok incelik olduğunu düşünüyorum ve hayatın onlarla güzel olduğuna inanıyorum.

 



YAZARLAR

  • Salı 42.3 ° / 24.1 ° Açık hava
  • Çarşamba 43.7 ° / 23.3 ° Açık hava
  • Perşembe 42.1 ° / 23.5 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.354%0,35
  • DOLAR

    8,5728% 0,24
  • EURO

    10,1204% 0,14
  • GRAM ALTIN

    495,14% 0,16
  • Ç. ALTIN

    816,981% 0,16