Mehmet Doğan Karakuş - Muhabbet Yelleri


KARA MUSTAFA – KURU MUSTAFA


            Kara Mustafa gece bekçisidir.

            Öyle, fırça bıyıklı olmayan, amma koyu kahverengi giyitli, belinden kemerli, kemerine bir çakaralmaz tabanca, kılıfına domuz yağı sürülü olduğundan, hep domuz domuz kokan, kokusuyla alabildiğince uzaktan seçilen bir bekçidir. Gece bekçisi. Bazen gece, bazen gündüz görev yapar.           

            Kuru Mustafa tablacıdır. Üç tekerli tablasına gözünün içine baktığınca bakar. Tertemizdir tablası. Akşam yur paklar, kasalara doldurduğu mevsim meyvelerini bez ile sarar sarmalar çocuk nasıl bakılırsa, öylecene bir özenle tertemiz, mis mis toprak kokan huğ evinin içine koyar. Sabahın erinde, kuşluklayın,dağ namazında yekinir, sebze, meyveleri havalandırır, tablasını temizler, özenle yerleştirir, yokuş aşağı adımlar. Üç tekerli eniş aşağı inerken, koşar adımlı tin tin ederek giden bir adamı görürsünüz. Kasaba, sabahın bikrine saldığı insanları, insanların gürültüsünü, ivedi adımlarını tozlu yolunda, bayırında, düzünde her sabah yaşamak zorundadır.

            Kara Halil tavukçuluk yapar. Uzunca bir toprak damı, damın önünde göğe ağmış gür dallı, gür yapraklı bir dut ağacı vardır. Gövdesi kalındır. Sert, putur putur kabukludur. Duta çıkanların duttan inmek için ya yere atlamak, ya kalın gövdesine tutunarak zıypmak zorunda olduğunu, putur putur sert kabukların bacak, el komayıp cızık cızık cızdığını bilmeyen yoktur. Hele ki Kara Halil! Bir dut dalı kırılmayagörsün, mahallenin bütün çocuklarını toplar, elinde tuttuğu, yeşil yaprağı bile üstünde duran o dut dalını sallaya sallaya, suratını kırk çizgiye uğrata uğrata, gözlerini kan çanağına döndere döndere bir bağırarak gelirdi ki; altımıza işerdik.

            Kuru Halil zavallıdır. Kuru Mustafa'nın abisidir. Omuzundan hafif kamburca, ağzından hiç eksiltmediği cuvarasının dumanı, hayatının savrukluğunu andırır. Cuvara dumanı boz boz uçarken, ağzının sararıklığı açık, hayatı da o açık ağızdan uçar gider sanırdı mahalleli. Ha! Şunu belirteyim; Kuru Halil babamdır. Dönüp bakmayan bir baba. Kara Halil'in azgın azgın saldırısında bile ardına bakmadan gider. Bilir ki ısıracak it dişini göstermez. Oysa öyle korkardım ki! Hani, babamın dönüp Kara Halil'e;

            “Höst ulan!” demesini nasıl beklerdim bilir misiniz? Yorganın altını, bir köstü nasıl toprağı bulgur bulgur edip de oyar girerse, öyle girerdim. Soluğumu bile alamazdım. Eminim ki, sizin de böyle korkularınız olmuştur. Hele hele, akşamları zifiri karanlıkta, asri mezarlığın köşesinden iki far hortlak hortlak gelince korkup kaçtığımı, bir inek böğürtüsünün sesini hortlak sesi sanıp yorganı bıraktım, anama;

            “Döşşekleri de koy! Hortlak görmesin!” dediğim anları hiç unutamam. Kara Halil'in yeldirip gelmesi, gürlemesi, iri patlak gözlerinin fener fener kırmızılaşması bir hortlaktan daha korkunçtu. Olsundu hani. Korksundu bütün çocuklar. Başta da ben. Dut da çok tatlıydı. Mayıs ayı sıcak, tatlı, parmak iriliğindeki dutun dudaklarımızı yapış yapış etmesine değerdi. He vallaha! Elleremizin cızık cızık cızılmasına, o cızıkların arasına giren nar eşkisinin acıtmasına bile aldırmazdık.

            Kuru Mustafa emmimdir.

            Avradının adı Fadıma'dır. Kasabalı Fatma diyemediğinden ötürü Fadıma der; o da onların Fadıma demesinden hoşlanmaz. Kendisi muhacirdir. Kötüköylü'dür. Evi, bizim evlerin eğri büğrü çitli haline benzemez. Düzgündür. Sonra, nereden akıl eder bilinmez; evinin duvarları beyaz beyaz sıvalıdır. Bizimkisiyse yarımbuçuk samanlı çamur sıvalıdır. Dökülür. Dökülünce de çit aralarından soğuk soğuk yel girer. Üşürüz. Emmimin oğlu Bedir anasına benzer. Ben karayım, o beyaz. Avrat beyazı hem. Anam güneş yanığı karası çalmıştır yüzüne. Fadıma yengeninse bembeyazdır yüzü.

            Kara Mustafa, karısının Fadıma diye çağırılmasından hiç yakınmaz. Fadıma teyze de hiç mi hiç yakınmazdı, bilirim. Abimin yaşıtı Ali Yaşar adında bir oğlu vardı. Cin fikirliydi. Sırtımıza bir kartonplak yüklemeden önce, nereden bulduğunu bilmediğimiz raptiyelerle  film afişleri tutturur, sokak sokak dolaştırır, aynayı güneşe tutar, şavkısını vurdururdu artist resimlerine; boş bir yapının içinde, mahallenin bütün çocuklarına on kuruş vermeleri, ya da tablayı sırtlarında taşımaları koşulu ile seyrettirirdi. Ali Yaşar Kara Mustafa'nın oğluydu.

            Ne olduysa bir gün, o kısa, cılız, bıyığı bile gür olmayan bekçi Kara Mustafa'nın, Kara Halil azgınlığıyla Uzunçarşı'da Kuru Mustafa'nın karşısına dikilip;

            “Cürm-ü meşhut ettim!” diye kolundan sıkı sıkı tutup, hükümet binası içindeki Cumhuriyet Müdde-i Umumiliği'ne götürmesiyle oldu her şey. Kuru Mustafa, dama tıkılmıştı. Yani emmim.

            Olay, tutanaklara şöyle geçmişti;

            “Uzunçarşı'da tablacılıkla iştigâl eden Kuru Mustafa nam kişi, yine kendisinin yaptığı işi yapan Üdürük Memmet'in portakallarının bitli portakal olduğunu;                   Muhalif partili olması da hesapta olarak, Üdürük Memmet'in portakallarını marazlı ilan etmesi sırasında;

            “Ey vatandaş! Bitli portakal marazlıdır Yemeyin! Benim portakallarımdan alın!” demesi; halkın, Üdürük Memmet'in portakallarını almayı sürdürmesineyse; “Kör millet! Kör millet!” diyerek iktidar partisini, mensuplarını marazlı ilan etmesi; hükümetin manevî şahsiyyetini taktir, tebdil ve ilgaya sebebiyet vermesinden nâşî...

            Ardından emmim dama tıkılmıştı. Uzun zaman göremedim emmimi.

            Hapishane hükümet konağının önündeydi. Penceresine tutunup;

            “Kör millet! Kör millet!” diye bağırdığında, Fadıma yengemin, Kara Mustafa'nın karısının saçlarından hışımla tutup da...

            Müdde-i Umumi İddianamesi şöyleydi:

           “Kuru Mustafa nam kişinin avradı Fadıma...... araştırıldığında Bolşevik Bulgaristan göçmeni olduğundan nâşî, hükümetin manevi şahsiyyetini.....”

            Kara Mustafa, Kuru Mustafa...

            Kara Mustafa, avradı Fatma'yla özgürdü.

            Kuru Mustafa, Fadıma'yla...

           

           

           



YAZARLAR

  • Cumartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazar 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.391%-1,63
  • DOLAR

    8,7540% 0,40
  • EURO

    10,3892% -0,08
  • GRAM ALTIN

    495,47% -0,34
  • Ç. ALTIN

    817,5255% -0,34