Salih KOÇ


BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ/ - Köy Enstitüleri -


Nüfusun yüzde seksenine yakının köylerde yaşadığı ve okuma yazma oranının yüzde onların çok altında olduğu bir dönemde; köyü, köylüyü, okulla, öğretmenle buluşturmanın bir yolunu bulma arayışı içinde olanlara Atatürk, askerdeki okuma yazma bilen çavuş ve onbaşıları adres göstermiştir. Her yeni işte olduğu gibi devlet erkânı içinde köyün köylünün eğitimine çıkar yol bulma fikri de Ata’mıza nasip olmuştur. Sonradan adı Köy Enstitüleri olarak anılacak bu güzide eğitim kurumlarına ilk etapta altı aylık eğitmen kursları olarak başlanır. Kurslar başarılı olunca ülkenin önü açılır. Ata’mız bu günleri görmese de köyü köylüyü eğitme yönteminin fikir babasıdır.

Atatürk bu zeki köy çocukları ile cephelerde çok başarılar kazanmıştır. Cehalet bir düşmandır ve de onunla savaşılmalıdır düşüncesinden hareketle cephede çok büyük yararlar gösteren onbaşı çavuş rütbeli bu zeki köy çocukları bilgisizliğe karşı verilen savaşta da başarılı olacaklardır. Adeta yaptıkları iş, yapacakları işin teminatı gibidir…

Okumak için Silistre’den İstanbul’a gelen ve en yakınlarından bırakınız yardımı, onlardan zarar gören İsmail Hakkı Tonguç son çare olarak zamanın Eğitim Bakanı Şükrü Efendi’ye çıkarak; ‘’Efendim, Silistre’den İstanbul’a okumak için geldim’’ diye söyleyince o da; ‘’Hep İstanbul dedik. Rumeli’yi böyle kaybettik. Anadolu’yu ihmal ettik. Gel seni benim de memleketim olan Kastamonu’daki Öğretmen Okuluna göndereyim. Şayet sıkılırsan bana bir mektup yazarsın. Seni İstanbul’un en iyi okullarına aldırırım’’ demesiyle başlayan macera İsmail Hakkı Tonguç gibi, adı Köy Enstitüleri ile özdeşleşecek bir değer yaratmıştır…

O günün şartlarında on bine yakın köyü en az bir defa ve de bazılarını birçok defa ziyaret eden adeta ömrünü Köy Enstitüleri ülküsüne adayan İsmail Hakkı Tonguç ve çalışma arkadaşları eğitim tarihinde bir devrimi başlatmışlardır… Köy Enstitüleri gücünü üretimden almaktaydı. Bu okullarda ‘’üretim bir yüce değer’’ sayılmıştı… Dünyanın gıpta ile izlediği bu okulları, UNESCO gelişmekte olan ülkelere kalkınma modeli olarak önermişti…

Eğitim sistemimiz; çiçeği çok seven ama nasıl yetiştirildiğini bilmeyen, balın çak faydalı olduğunu bilen ama nasıl üretildiğini bilmeyen bir kuşak yetiştirmiş ve de yetiştirmeye devam etmektedir. Aradan geçen seksen yıldan sonra şöyle geriye dönüp eğitim seviyemize baktığımızda, geldiğimiz noktayı göz önüne alarak Cumhuriyetten sonraki en büyük yeniliğin/devrimin adının ‘’Köy Enstitüleri’’ olduğu gerçeğini nereye koyacağız. ‘’Üretimin; en yüce değer’’ sayıldığı bir döneme ‘Bir varmış, bir yokmuş’’ mu diyeceğiz!..                                                                                        

                                                                                                                               Salih KOÇ                                                        Kaynakça:

1-Hürrem ARMAN

(Pramidin Tabanı) Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Yayınları/Kasım-2016

2-Öner YAĞCI

 (Büyük Oğul Efsanesi ) Bilgi Yayınevi/ Kasım-2018

3-Mehmet SAYDUR

(Göl 1938 ) Öğretmen Dünyası/Eylül-2019



YAZARLAR

  • Pazar 28 ° / 15 ° Bulutlu
  • Pazartesi 32 ° / 18 ° Bulutlu
  • Salı 29 ° / 16 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.408%0,03
  • DOLAR

    8,0614% 0,68
  • EURO

    9,6770% 0,74
  • GRAM ALTIN

    460,45% 1,36
  • Ç. ALTIN

    759,7425% 1,36