Yılmaz AYDOĞAN / BÖYLE GİTMEZ!


ATATÜRK VE CUMHURİYET ÜZERİNE 11


İNSAN ATATÜRK (8)

Bugün, kendisinin öz evladı bulunmayan Atatürk’ün manevi evlatlarından bahsedeceğim.

Atatürk’ün eniştesi Mustafa Mecdi Bey, O’nun gençliğinden beri, kız ve erkek dokuz çocuğu evlatlık edindiğini anlatır. Bunlar aşağıda görülmektedir.

  1. Abdürrahim (Tunçak) (1908-1998), 2. Afife (….-/….):

Birinci Dünya Savaşı esnasında Van ve Bitlis’ten kimsesiz ve muhtaç olduğunu görerek beraberinde alıp İstanbul’a getirdiği yedi-sekiz yaşlarındaki öksüz ve yetim çocuklardır. Bunları Akaretler’deki evlerinde annesi Zübeyde Hanım’ın yanında bırakmış, zaferden sonra Afife İzmir’de evlendirilerek ayrılmış; Abdürrahim ise Ankara’ya götürülmüş, sanayi mektebinde okuyup meslek sahibi olmuştur.

Abdürrahim’in Selanik’ten gelirken yanlarında getirilen bir akraba çocuğu olduğu, Diyarbakır’dan sadece Afife’nin getirildiğine dair iddialar da vardır.

  1. Zehra Aylin (1912-1935): Zehra Aylin savaşta şehit düşen bir Osmanlı yüzbaşısının kızıdır. Latife Hanım’la evliliklerinden sonra, İstanbul’a gelişlerinde (Bazı kaynaklar Amasya olarak yazar), Kâğıthane’deki Yetimler Yurdu’ndan aldıkları Zehra adlı evlatlığı bir süre Çankaya Köşkü’nde alıkoyduktan sonra, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ne vermiş, oradan Avrupa’ya tahsile göndermiştir. Zehra’nın Paris’te trenden düşerek erken ölümü Atatürk’ü çok etkilemiştir.
  1. Rukiye (Erkin) (1911-1995): Atatürk’ün üvey babası Ragıp Bey’in kızıdır. Selanik’ten Konya’ya göçen ailenin dört kızı anasız babasız kalınca en küçükleri olan Rukiye’yi yanına almıştır. Öğrenimine devam etmesini sağlamış uygun gördüğü değerli bir jandarma yüzbaşısıyla evlendirmiş, düğünlerini de görkemli bir şekilde Dolmabahçe Sarayı’nda yaptırmıştır.
  1. Nebile (İrdelp) (1910/1943): 1927 yılında İstanbul Çapa Öğretmen okulu öğrencisi iken okul yöneticilerinin, kimsesiz olduğunu bildirmesi üzerine himayesine almıştır. Arnavutköy Amerikan Koleji’nde okuttuktan sonra, tanınmış hariciyecilerden biriyle evlendirdiği manevi evladı Nebile’nin düğünü Ankara Palas’ın salonlarında yapılmıştır. Atatürk’ün vefatından sonra, İsmet İnönü’nün korumasına giren Nebile, çok geçmeden hayata veda etmiştir.
  1. Sabiha (Gökçen) (1013-2001): Atatürk, kendisini bir Bursa seyahati esnasında tanımıştı. Çanakkale şehidi bir subayın karısı olan ablasının yeni kocasıyla birlikte oturdukları Bursa’daki Hünkâr Köşkü’nü ziyaretleri sırasında, kendisine takdim edilen küçük Sabiha, her hal ve tavrı ve özellikle zekâsıyla, Atatürk’ün dikkatini çekmiş ve böylece, büyük Önder’in övgüsünü kazanmıştır. Sabiha, Atatürk’ün teşvikiyle havacılığa katılmış ve ilk Türk kadın pilotumuz olmuştur. 1940 yılında, üç yıl sonra vefat edecek, Öğretmen Üsteğmen Kemal Esiner’le evlenmiştir.
  1. Mustafa (Demir) (1918-1987): 1929 yılında bir Yalova gezisi sırasında, tesadüf ettiği Küçük Çoban Mustafa, Atatürk’ün yine, zekâsına hayran olarak, bizzat evlatlık edindiği çocuklardan biridir. Onu okutmuş, Kuleli Askeri Lisesi’ne vermiş, fakat subaylığını göremeden ölmüştür.
  1. Ülkü (Adatepe) (1932-2012): Zübeyda Hanımı’ın evlatlığı, ölümünden sonra Çankaya’ya sığınan ve TCDD İstasyon şefi ile evlendirilen, Vasfiye Hanımın kızıdır. Atatürk’ün son beş yılında onun hayat kaynağı olmuştur. Annesiyle birlikte Atatürk’ün yanında yaşamışlardır.

 

  1. Ayşe Afet (İnan) (1908-1985): Bazı kaynaklar Bayan Afet’i de evlatlıkları arasında sayarlar. Oysa Afet Atatürk’le tanıştığında üç yıllık öğretmendi. Babası, Selanik’in Doyran köyünden Orman Memuru İsmail Hakkı Uzmay’dır. 1925 yılında İzmir’de karşılaştıklarında, Mustafa Kemal’in 1906 yılında izinsiz olarak Şam’dan Selanik’e geldiğinde bir süre Afet’in annesinin dayısına ait çiftlik evinde barındığı/saklandığı anlaşılır. Atatürk onu, ailesinin isteği üzerine, masraflarını üstlenerek lisan öğrenimi için, Avrupa’ya tahsile gönderir.

Afet Hanım okuldan dönüşte, Atatürk’ün yanında Özel Kalem çalışanı pozisyonunda bir iş arkadaşı ya da danışman olarak çalışmaya başlar. Ancak, aile bağları ve geçmişteki zor günlerin anısına, aileden biri gibi sayılarak onun Çankaya’da kalmasına izin verilmiş; “Kadın hakları”, “Türk Tarih ve Türk Dil Kurumu ile Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nin kuruluşları”  gibi konularda, Atatürk’e ait düşüncelerin hayata geçirilmesinde görev almıştır. Onun manevi evlat olmadığı açıktır. 1940 yılında Dr. Rıfat Bey’le evlenerek İnan soyadını alır.

Atatürk, sahip olduğu manevi evlatlarıyla birlikte bir o kadar da okumak isteyen gence eğitim olanağı sağlamıştır. Bunlar arasında Sabriye adında, sonradan Hukuk Fakültesi mezunu kadın hâkim ile Bursalı İbrahim, Nuriye İdil, Macide Tanır bilinenleridir. Bu çocuklar, modern Türk çocuğuna örnek olarak yetişmiş ve görev üslenmişlerdir.

Koruyuculuk ettiklerinin hepsiyle ilgilenir, onları özellikle iyi yetişmeleri için her fedakârlığa katlanan bir baba şefkatiyle severdi. O kadar ki; sofrasında daima beraber bulundurur, her arzularını yerine getirirdi. Hesabını kitabını iyi bilmekle tanındığı halde, evlat saydıklarından hiçbir şey esirgemezdi ve etrafındakilerin de, onları sevip saymalarını isterdi.

İyi ki son günlerde, kendi kalplerindeki cerahati dışarı vuran, haddini bilmeyenlerin hadsizliğine, Atatürk’ün millete emanet manevi çocukları tanık olmadılar. Ama onlara, Atatürk’ün gençliği gereken cevabı veriyor ve sonsuza kadar cevap vermeye de devam edecektir.

Bugünkü yönetenlerimizde bu gönül zenginliğini görmek ne mümkün?

 



YAZARLAR

  • Perşembe 24 ° / 10 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 24 ° / 11 ° Parçalı bulutlu
  • Cumartesi 26 ° / 11 ° Bulutlu
  • BIST 100

    1.416%0,48
  • DOLAR

    8,0401% -0,38
  • EURO

    9,6505% -0,33
  • GRAM ALTIN

    452,39% 0,46
  • Ç. ALTIN

    746,4435% 0,46