Salih KOÇ


SATRANÇ USTAM


Yıllar önce satranç oyununa merak sarmıştım. Nedir? Nasıl oynanır hiç bilmiyordum. Belki de öylesine bir tutkuydu benim ki... Bu saatten sonra ünlü bir satranç ustası olacak değildim ya!

Bu iş için önce bir satranç takımı almam lazımdı. Van’da kırtasiyeciden orta halli bir satranç takımı aldım. Kilometrelerce uzaklıktaki köyüme doğru yol alırken bunu kimden öğrenebilirim diye düşünmeye başladım. Hani atalarımız derler ya... ‘’Başlamak işi bitirmenin yarısıdır’’ diye. Biraz da satranç diliyle konuşacak olursak kendime bir satranç takımı almakla ilk hamleyi yapmıştım.

         Torosların Yörük çocuğu Ragıp Boz komşu köyün öğretmeniydi. Birlikte bindiğimiz dolmuşta yanyana oturmuştuk. Konu satrançtan açılınca...

         ‘’Ben sana öğretirim’’ demez mi? Hani derler ya; ‘’gökte ararken yerde buldum’’ ben satranç öğreneceğim kişiyi gökte aramadım ama yanımda bulmuştum. O akşam Ragıp öğretmeni misafir ettim. Van’da iken yemeğimizi yemiştik. Ocağa tavşan kanı tabir edilen türden bir çay koydum. Masaya da satranç takımını yerleştiridik. Ragıp:

         ‘’Çekirge; buna piyon, buna fil, buna vezir, şuna şah derler diyerek bütün elemanların adlarını, satranç tahtasındaki yerlerini ve hareket şekillerini gösterdi... Çok fazla bir çay tiryakisi olmamama rağmen o akşam kaç bardak çay içtiğimi hatırlayamıyorum.

         Ragıp öğretmenle birkaç denemeden sonra oynamaya devam ediyoruz... Devam ediyoruz ama Rafgıp Boz öğretmen her seferinde beni kendi değimiyle ‘’çoban matı’’ ediyor. Ben ise ne olduğunu bile anlamadan her seferinde o meşhur çaban matına yakalanıyorum.

         Ertesi gün okulumuzun üst tarafındaki bölük komutanı Aşkın Bey’in yanına gittik. Tabiki satranç takımı da yanımızda...

         Aşkın Bey satranç takımını görünce biraz gülümsedi ve:

         ‘’Ragıp Bey sanırım bizim öğretmeni çoban matı yapmamışsındır’’ deyince ben

         ‘’Aşkın Bey, Ragıp  akşamdan beri beni çoban matıyla yeniyor’’ dedim. Bunun üzerine Aşkın Bey:

         ‘’Ragıp Bey sen haftaya gel de bizim öğretmenle öyle oyna’’ dedi. Artık biz boş zamanlarımızı satranç oynayarak geçirmeye ve her geçen gün satrancı biraz daha ilerletmeye başlamıştım...

         Biri Torosların mert yörük çocuğu öğretmen Ragıp Boz, diğeri Ege’nin efesi  subay Aşkın Kılınç’tı. Bugün ikisi de aramızda yoklar... Birisi teröre kurban giderken, diğeri de şımarık bir öğrencinin iftirasının kurbanı oldu. Ve ‘’ben bu ithamla yaşamayam’’ diyerek yaşamına kıydı.

         Bugün kendi çapında bir satranç seviyesine ulaşmayı başardım. Çoban matını çoktan unuttum ama bende çok emekleri olan iki satranç ustamı hiç unutamadım... İkisi de yaşca benden küçüklerdi. Ruhları şad, yattıkları yer aydınlık olsun...

                                                                                         Salih KOÇ

                                                                     2 Haziran 2021 / Avcılar-İst.

kocsalih57@hotmail.com

        



YAZARLAR

  • Pazar 33.9 ° / 22 ° Bulutlar
  • Pazartesi 34.4 ° / 22.7 ° Açık hava
  • Salı 36.2 ° / 23.3 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.419%0,10
  • DOLAR

    8,6605% 1,58
  • EURO

    10,1884% 1,29
  • GRAM ALTIN

    487,74% 1,50
  • Ç. ALTIN

    804,771% 1,50