Ahmet DOKUZOĞLU-NE DEMİŞTİK?


BİR YUNUS HİKAYESİ

Çukurova’nın en sıcak günleri Temmuz’un sonu, Ağustos’un başıdır.


             Halkımız bu günler için yanar gün deyimini kullanır. Yerdeki asfalt cıbıl cıbıl yumuşacık bir hal alır. Dağlardaki ağaçlar sesini çıkaramaz, kurtlar, kuşlar, yılanlar, çıyanlar ve bütün haşaratlar ağaç kovuklarında cirit atarlar. Hele ki zehirli yılanlar sıcağı gördükçehızlanır, canlanır, bir garip hal alır, etrafta sokmadık canlı bırakmazlar.

           Tarlalar su ister. Susuz hayat bir viraneye dönüşür.Susuz kalan mahsuller boynunu büker. “Su.” diye yalvarırlar sanki. Ya suyu verirsin mahsule yada onların ölümünü canlı canlı seyredersin. Hiç bir insan onların susuzluğuna dayanamaz. Elinden gelse nehri avuçlarının arasında parça parça tarlaya taşımak ister. Elinden gelse yer altında nerde su varsa onlariçin çıkarmak ister. Dağları deler, ovalara arklar yapar. Kanaletler döşer ilmek ilmek. Ufacık bir su getirme umudu varsa her şeyini feda edebilir.Yeter ki ektiği mahsuller boynunu bükmesin.

İki kardeş mısırlara su bulmak umuduyla Reno’nun içinde hızla ilerliyorlardı. Etrafta tek bir ağaç, tek bir ot, tek bir yaprak kıpırdamıyordu. Yoldaki asfalt erimiş, kapkara olmuş zifti gelene geçene yapışıyordu. Bu yıl baraj suyu az olduğundan etrafta kimse mısır ekmemişti. Çünkü biliyorlardı kisu bulamayacaklar. O nedenle birçok tarla sahibi tarlasını icara vermiş, icar parası biraz ucuz kalmıştı. Yunus ve kardeşi o nedenle bolca tarla kiralamış mısır ekmişlerdi.

          Çukurova’nın pamuktan sonra en çok ekilen mahsulü mısır susuz olmazdı.Hazirandan sonra mutlaka üç-dört defa tarlayı sulamak şarttı.Eğer bu imkân yoksa mısır ekmek büyük riskti.Parayı tarlaya gömmekle eş anlamlıydı.Yunus ve kardeşi baraj suyunun kısıtlı verileceğini sonradan öğrenmişti.Daha önceleri böyle bir sorun yaşamamışlardı.Ama bu defa DSİ suyu kısıtlı veriyordu ve ne zaman verileceği de belli değildi. Bunu köylülere söylemişler ama tarla kiralayanların haberi yoktu.Yunus ve kardeşi bu sorunu öğrenince telaşlandılar ve yola çıktılar.Amaçları kurumakta olan tarlaya su bulmaktı. En yakın su alabilecekleri yer üç dört kilometre uzaktaydı. Tarlanın yanından geçen kanaletler susuz kalmıştı. Barajdan ne zaman su verileceği, verilse bile ne zamantarlanın başına geleceği bir muamma idi.

           Şehirden çıkmış tarlanın olduğu yöne doğru gidiyorlardı.Yolda yaşlı bir adamın yürümekte olduğunu gördüler.Yunus onu görünce yüreği sızladı.Çünkü böyle sıcak bir havada bu yollarda yürümek bir eziyetti.Yerdeki asfalt kaynarken,etrafta yapraklar oynamazken, alevli bir sıcağın altında yola gitmek kolay değildi.

           “Dur.”dedi Kardeşine.”Bu sıcakta yürüyen adam kim acaba?”

 Kardeşi arabayı durdurdu.Adam bayağı gerilerde kalmış kendilerine doğru geliyordu.Onun yanlarına kadar gelmesini beklediler. Adamın durumuna acımışlardı.  Kardeşi;

        “Bu sıcakta yola gidilir mi? Her taraf cayır cayır yanıyor.” Dedi

        “O ihtiyar nereye gidiyorsa gel onu evine kadar bırakalım.”dedi Yunus.” Hiç olmazsa bir hayır işlemiş oluruz.”

         Kardeşi sesini çıkarmadı.Yunus’un düşüncesine katılıyordu.Bu sıcakta onu yalnız bırakmak denizde boğulan birine aldırmamak gibi bir şeydi.

        Adam yanlarına gelince ikiside dışarı çıktılar. Adamın üzerinde bir kaban vardı.Ayağında ise postala benzer bir ayakkabı.Başında da sarığa benzer birşeyler duruyordu. Dış görünüşü bir gariban dervişe benziyordu.

         “Nereye gidiyorsun amca ?”dedi Yunus.

         “Kozan’a gidiyorum.”dedi adam.

         “Kozan’a böyle yayan nasıl gideceksin, sırtında da bir sürü eşya var.”

         Gerçekten adamın sırtında bir sürü kadın çantası vardı.Sanırım onları gittiği yerde kadınlara satarak geçimini sağlıyordu. Görünen durum onu gösteriyordu.

         “Ne yapayım evlat .”dedi Adam.”Başka çarem yok ki.”

         Arabanın kapısını açtılar.Adamı içeri aldılar.Onu gittiği yere kadar götürmeye kararlıydılar.Adam binince arabayı yola kadar sürdüler.Ana yol fazla uzakta değildi ama yayan giden  için çok çok uzak sayılırdı. Amaçları adamı dediği yere kadar götürmekti.Bu konuda söz verdiklerini unutmuyorlardı.Ve yola çıktılar. Ana yol bile cıvıl cıvıl asfalt kaynıyordu. Bir süre gittikten sonra yol kenarında bir minibüs gördüler.Yunus;

          “Dur bir dakika .”dedi kardeşine.”Arkada bir minibüs var.”

           Geriye döndü ve Adama;

           “Amca.”dedi.”Seni Kozan’a şu minibüsle göndersek olur mu?”

             Adam tereddüt etmeden;

            “Benim param yokki .”dedi.

             “Ben senin paranı veririm.”dedi.Yunus.”Sen onu merak etme.”

              Arabadan indiler.Yunus’un cebinde bayağı para vardı.Belki sıcaktan,belki mısırların susuzluk halinden,belkide içindeki duygusallıktan adama karşı gönlünü açmışlardı.İçlerinden,” bir zavallı.” diyorlardı. “Allah’ın adamı.” diyorlardı.Ve o nedenle ihtiyara iyilik yapmak için yarışıyorlardı.Bu davranışlar içlerinden geliyordu.Birlikte minibüse kadar geldiler. Minibüs gerçekten Kozan’a gidiyordu.Onu bindirdiler.Yunus Minibüs şoförüne;

        “Sana iki yolcu parası veriyorum.”dedi.”Bu amcayı evine kadar götür.”

        Adama biraz da harçlık vermişlerdi.Onu yolcu ettikten sonra tekrar arabaya bindiler.O sıcakta tarlanın olduğu yere kadar geri geldiler.Tarlanın hemen yanı başında kanaletler döşeliydi.Giderken içinde bir damla su yoktu.Tekrar geldiklerinde kanaletlere suyun yeni verilmiş olduğunu gördüler.Bu tarla içinde, kendileri için de o kadar önemliydi ki,yerden tane tane altın bulsalar.Kamyon kamyon mahsul kazansalar, onun verdiği mutluluğu hiçbir şeyin vermesi mümkün değildi.Bu sıcakta,bu ortamda, tarlanın başında su bulmak Çukurova’nın yağız insanlarınınvicdanlarına hükmeden bir olaydı.Hemen tarla sulayacak ameleleri toplamaya gittiler.Geldiklerinde su da bayağı fazlalaşmıştı. O gün sabaha kadar tarlayı suladılar.Suyu kesmeye gelmişlerdi ki ,,su kesilmiş kanaletler eski haline dönüşmüşlerdi. Fakat huzurluydular. Çünkü suladıkları mısırlar yüzlerine gülüyor yapraklarını oynatıyorlardı. Neşelerine diyecek yoktu.



YAZARLAR

  • Çarşamba 31.3 ° / 18.9 ° Bulutlar
  • Perşembe 34.5 ° / 21 ° Açık hava
  • Cuma 36.9 ° / 22.7 ° Açık hava
  • BIST 100

    2.375%0,00
  • DOLAR

    16,1190% 0,27
  • EURO

    17,3265% 0,17
  • GRAM ALTIN

    964,61% -0,17
  • Ç. ALTIN

    1591,6065% -0,17