Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


KÖY ENSTİTÜLERİNDE 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI BİR OKULDU


     19 Mayıs Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gündür.

     19 Mayıs Atatürk’ün “ Doğum Günüm” dediği gündür.

     19 Mayıs Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı gündür.

     Hatta 19 Mayıs Sosyo- Pedagojik bir okulun da adıdır.

 

                                               ***

     Doğada her canlı var olduğu andan başlayarak, bir koşuya girer.

     Yaşam koşusudur bu. Büyümenin, gelişmenin koşusudur.

     “ Ömür” diyoruz buna.

     Ömürleri birbirine yakın olanların grup adı “ Kuşak”tır.

     Her kuşak sona yaklaştıkça durgunlaşır ve konumunu koruma

derdine düşer.  Yeni kuşakların atılgan enerjisi korkutur onları.

     O yüzden genç kuşakları, gelenek- görenek baskısı altına almak

isterler. Bir tür denetim çabasıdır bu.   

     Başaramazlarsa uzak durmayı yeğlerler.

     Yani her kuşak kendi çapında tutucudur.

     Eğer araya bilimsel eğitim girmezse “ Kuşak Çatışması” kaçınılmazdır.

     Genç kuşağın eski kuşakça denetim altına alınması, tutucu bir yaklaşım

olmakla, gericiliğe de kucak açmış olur.

     Kuşak çatışması halinde ise, gençliğin ilkesiz savruluşu tüm yanlışlara

Gebedir; nesillerin heder olmasını getirebilir.

     O nedenle, “ İnsan Hak ve Özgürlükleri” temelinde “ Laik- Demokratik

Eğitim” ile gençliğin atılganlığı denetim altına alınmalıdır. Ancak zaman

isteyen bir çözümdür bu.

     Oysa genç Türkiye Cumhuriyeti’nin zamanı çok dardı.

     Çünkü çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmayı hedef seçmişti.

     Yeni Devlete, çatışmalardan uzak, imece ruhunda üretime yönelmiş,

bilinçli yurttaşlar gerekliydi.

     Ne yapmalıydı?

     En kısa sürede “ Laik- Demokratik Eğitim” ler verecek okullar açılmalıydı.

Köylerden alınan çocuklar bu okullarda çağdaş eğitimci olarak yetiştirilmeli

ve köylerine geri gönderilmeliydiler.

     Bu eğitimciler eliyle halk “  Hak ve Özgürlükler” bilincinde “ Yurt ve Ulus”

göreviyle yükümlü “ Yurttaşlar” boyutuna kavuşturulmalıydılar. 

     İşte Köy Enstitüleri bunun için kurulmuştu.

     Bu okullar öğrenciyi üç boyutta yetiştiriyordu:

  1. Çocuğun fiziksel ve ruhsal gelişiminin sağlıklı olmasına özen göstermek.
  2. Toplumsal yaşamın üyesi olabilmesi için, çağdaş bilgi ve beceriyle donatmak.
  3. Ulusal Eğitim- Öğretim görevini başarabilecek Mesleki kültürü yüklemek.

 

                        ***

     Genç kuşakların enerjilerini en somut biçimde ortaya koyabilecekleri

ekinlikler, spor gösterileridir. Folklorla da buluşabilen gösterilerin çekiciliği

yadsınamaz. Bu gösterileri estetik figürlerle de süsleyip kurallara bağlayarak,

çekim merkezi yapmak akılcı bir yaklaşımdı.

     Bu merkezin adı “ Geçlik ve Spor Etkinliği” olabilirdi.

     Planlı- programlı gösterilerle genç kuşak başarıların onurunu yaşarken, 

yaşlı kuşak da kendi çocuklarının başarısından gurur duyacaklardı.

    Gençlik ve spor etkinliklerinin bayram olması ve 19 Mayısın seçilmesi

Atatürk’ün akılcılığıydı.   

      Çünkü bayram psikolojisinin barışıklığı ve 19 Mayısın ulusalcı etkisi,

coşkulu bir bayramın doğmasında etken olmakla; kuşak çatışmalarına

fırsat vermeyen bir zemini de oluşturabilirdi.

     Zaten 1935 yılına kadar “ Atatürk’e Saygı Günü” olarak kutlanan

19 Mayıs, o tarihten sonra  “19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı”

olarak kabul edildi ve coşku ile kutlanmaya başlandı.

     Bayram önerisini ilk kez ortaya atan Beşiktaş Spor Kulübü olmuştu.

Galatasaray ve Fenerbahçe’yi de ikna etmekte harcadıkları çaba için de

kutlanmayı hak etmişlerdi.

 

                                                           ***

     19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramının etkisi sanıldığından daha büyük

olmalıydı.

     Çünkü yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti kısa sürede, çağdaş değerlere

dayalı devrimler yapmıştır. Bazı konularda çağdaşlığın önüne bile geçildiği

görülür. Sonuçlar somutça göz önünde olmasa inanılır gibi değildir.

     Tüm bunları, yurttaşlık bilinci gelişmiş, barışık kuşaklı toplumların ancak

başarabilecekleri, bir sır değildir. 

     Ne yazık ki günümüzde Laik- Demokratik kazanımlar erozyona uğratılıp,

onun yerine metafizik düşünce sistemleri konmaya çalışılmaktadır.

     O nedenle, yeni kuşaklar Ortaçağ kültürleriyle yüklemeye çalışılmaktadır.

     Oysa o sistemlerin 21. Yy gençliğini kontrol edebilmesi olanaksızdır.

Deizm, Ateizm gibi yaklaşımlardaki artışın nedeni bu olsa gerek.

     Aslında kuşak çatışması gençliğin isyanıdır. Somut baskıcıyı göğüslemeye

gücü yetmeyen genç, görünmez baskıcıya başkaldırmaktadır

     Doğanın en akıllısı, en beceriklisi olarak geçinen insan nesli “ İnsan Hak ve

Özgürlükleri” laiklik bilinciyle güvence altına alamadıkça, heder olmuş bir

ürün olmaktan kurtulamaz.

     “ Kendine hayrı olmayanın kimseye hayrı olmazmış”



YAZARLAR

  • Cumartesi 37.3 ° / 23.3 ° Açık hava
  • Pazar 38.3 ° / 22.4 ° Açık hava
  • Pazartesi 38.7 ° / 22.5 ° Açık hava
  • BIST 100

    2.444%1,60
  • DOLAR

    16,7493% 0,30
  • EURO

    17,4918% -0,20
  • GRAM ALTIN

    973,27% 0,34
  • Ç. ALTIN

    1605,8955% 0,34