Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


BÜYÜK DÜŞÜNMENİN BÜYÜSÜ


Dr. David Şchwartz’ ın ‘ Büyük Düşünmenin Büyüsü’ adlı kitabı var elimde. İlginç bir kitap. Öyle ilginç ki, bir açıdan bakıldığında, tümüyle bilinen şeyler. Bir başka açıdansa, bilinmeyenler dizgesi.
Yazar, enteresan yaklaşımlarla, büyük düşünmenin, yani, büyük amaçlara koşullanıştan doğan motivasyonun ve ona bağlı atılım azminin, başarıya giden yolu nasıl açtığını; gerekli dinamizmi nasıl tetiklediğini, bir bir sayıp döküyor. Yaşanmış olaylardan verilen örneklerle savların somutlaştırılışı, umutlar âlemine alıp götürüyor insanı.
Anlatıma şöyle başlıyor yazar: " Altı yaşındaki oğlumuz David, anaokulunu bitirdiğinde, kendini büyümüş hissediyordu. Ona, gelecekte ne olmak istediğini sordum. Davey, bir an için bana dikkatle baktı ve sonra cevapladı: " Baba, ben profesör olmak istiyorum." Bir profesör... Ne profesörü, diye sordum. " Şey, baba " diye karşılık verdi; "Sanırım, mutluluk profesörü olmak istiyorum."
Mutluluğun profesörü! Oldukça harika bir emel. Siz de öyle düşünmüyor musunuz?
O halde bu kitap, David'e, büyük hedefi olan güzel çocuğa ve onun annesine adanmıştır."
Yazar, bu kısacık girişle bile, insanı koskocaman bir pencereyle karşı karşıya getiriyor.
" Size, daha önce yaşadığım küçük bir olayı anlatmama izin verin" diyerek, sürdürüyor pencereyi büyütmeyi: " Birkaç yıl önce, son derece etkileyici bir satış toplantısına tanık oldum. Şirketin pazarlama bölümünden sorumlu genel müdür yardımcısı, müthiş heyecanlıydı. Toplantının sonunda, katılanların bir mesaj almasını istiyordu. Sahnede, yanında organizasyonun önde gelen satış temsilcisi vardı. Sıradan görünüşlü biriydi, ama geçen yıl diğer temsilcilerin ortalama kazancı 12.000 dolar iken, o, 60.000 dolar kazanmıştı.
Yönetici, gruba meydan okurcasına seslendi: Harry' e iyi bakmanızı istiyorum. Ona iyi bakın. Harry'de olup da sizde olmayan şey nedir? Harry, ortalamanın beş katını kazandı. O halde, beş kere daha mı akıllı? Hayır, bizim personel testlerimize göre değil. Kontrol ettim. Testler, Harry'nin ortalamanın biraz üstünde olduğunu gösteriyor.
Peki, arkadaşlar, Harry sizden beş kat daha mı fazla çalıştı? Hayır, raporlarımıza göre bu da değil. Aslında, pek çoğunuzdan daha çok izin kullanmış. Harry'nin bölgesi daha mı iyiydi? Yine hayır demek zorundayım. Müşterilerin ortalaması hemen hemen aynı. Harry'nin eğitimi mi daha iyiydi? Sağlığı mı? Yine hayır, yine hayır. Harry, herhangi bir kişinin olabileceği kadar ortalama birisidir. Bir şey hariç. Harry ile diğerlerinin arasındaki fark, " dedi, genel müdür yardımcısı, "Beş kere daha büyük düşünmesi." Daha sonra yönetici, " Kişinin başarını belirleyen, beyninin büyük olması değil, özgüvenli düşüncesinin büyüklüğüdür" diyerek, söylemini sürdürdü.
" Büyük düşünmede bir büyü vardır." diyen, bu noktadan yola çıkmış olmalı.
Kitabın yarattığı dürtüyle, büyük büyük hayal bulutlarının üstünde uçarken, arada bir dönüp geliniyor, Dr. Şchwartz' ın satırlarına:
"Eğer büyük düşünme, bu kadar çok şeyi yapıyorsa, neden herkes büyük düşünmüyor? Bu soru, birçok kez soruldu bana. İnanıyorum ki, cevap şu: Hepimiz çevremizde, farkında olduğumuz ve olmadığımız birçok düşüncenin ürünüyüz. Bu düşüncelerin çoğu da küçüktür, büyük değil. Çevreniz sizi "İkinci sınıf" sokağına sürüklemeye, çekmeye çalışmaktadır. Hemen her gün şu sözle karşılaşırsınız: " Ortalıkta çok fazla şef, az sayıda Kızılderili var. Bir başka deyişle, lider olmanızı sağlayacak fırsatlar artık yok. Şeflik konusunda fazlalık var. O nedenle, küçük bir adam olmakla yetinmeye çalışın. Sorun, aslında gereğinden çok fazla Kızılderili olması, ama buna karşılık, neredeyse yeterli şefin bulunmayışıdır."
Ve devam ediyor yazar: " Bu küçük ve dar kafalı çevre, başka şeyler de söyler size: " Her şey olacağına varır." veya " Kaderiniz sizin kontrolünüzün dışındadır. Kaderinize boyun eğin." gibi. Bu çevre bize, hayattaki zirve noktalara ulaşmak için çok fazla rekabet olduğunu söyler. Peki, gerçekte rekabet var mı? Bir işçi alma yöneticisinin bana dediğine göre, yılda 10.000 dolar ödedikleri işler için başvuranların sayısı; yılda 50.000 dolar ödedikleri işler için başvuranlardan 50 ile 250 kat daha fazlaymış. Bu demektir ki, ikinci sınıf sokağındaki işler için olan rekabet, birinci sınıf caddesindekine oranla, en az 50 mislidir.
Dr. Şchwartz, bakış açısını böylece temellendirirken, kurduğu düşünce sistemine özgü ana başlıkları şöyle sıralıyor:
1- Başarabileceğinize inanırsanız başarırsınız.
2- Kendi mazeret hastalığınızı kendiniz tedavi edin.
3- Güven sağlayıp, korkuyu yenin.
4- Büyük düşünün.
5- Yaratıcı biçimde düşünün, hayal kurun.
6- Ne olduğunuzu düşünüyorsanız, o'sunuz.
7- Çevrenizi yönetin; birinci sınıf olun.
8- Tutumlarınız sizden yana olsun.
9- İnsanlara karşı olumlu düşünün.
10- Aktif olma alışkanlığı kazanın.
11- Yenilgi zafere nasıl dönüştürülür?
12- Büyümenize yardımcı olacak hedefler belirleyin.
13- Bir lider gibi nasıl düşünülür?
Son derecede yararlı bulduğum bu kitabı, okurlarımıza tanıtarak, okuma istemlerini, birazcık olsun, tetiklemekti amacım. Ancak, ortaya konmuş olan düşünce sistemini yakından tanıdıkça, benim düşüncelerim de tetiklenmeye başladı. O yüzden, yıllarca emek verdiğim eğitim- öğretim alanımızı; eğitim sistemimizi düşündüm uzun uzun. İnsan yetiştirme savaşımımızda ne yaptık, neyi yapamadık; niye yapamadık? Derken; büyük düşünmek şöyle dursun, düşünüp düşünmeme arasında şaşkın bireyler mi yetiştirdik demekten kendimi alamadım? Ulusal eğitim davamızı yaz- boz tahtasına döndüren, adeta totocu- lotocu yaklaşımlarla, gerçek totocu bile yetiştiremediğimiz ortada; ikramiye devredip duruyor.
Çocuklarımızı, gençlerimizi, o ikinci sınıf sokaklara yönlendirenlere engel olabilecek miyiz?
İş arayan, ya da işe girme aşamasında olan birinin, ilk sorguladığı şey emeklilik durumuysa, bu bakış açısını nasıl yorumlamalı?
Kendi özgücüne güvenme yerine, sırtını bir yere dayamayı temel amaç sayan anlatışın neresinde filizlenebilir üretkenlik ve başarı? Derdimiz çok, dert kuyumuz çok derin. Gene dönelim Dr. Şchwartz' ın kitabına. Büyük Düşünmenin Büyüsü nasıl kullanılır? Sorunun anahtar yanıtını, ivedilikle veriyor yazar: " Küçük insanlar, sizi küçük düşünmeye zorladıklarında, büyük düşünün. Emin olun ki, kaybetmenizi, talihsizliklerle karşılaşmanızı, azar işitmenizi isteyecek insanlar olacaktır. Ancak, şu üç şeyi unutmazsanız, bu insanlar size zarar veremezler:
1- Küçük insanlarla kavga etmeye yanaşmadığınızda siz kazanırsınız. Çünkü o kavga sizi küçültür. Büyük kalmaya bakın.
2- Saldırıya uğrayacağınızı bilin. Bu, ilerliyor olduğunuzu gösterir.
3- Size saldıranların, psikolojik olarak, hasta olduklarını unutmayın. Onlar için üzülün. Küçük insanların saldırılarına bağışıklık kazanacak kadar büyük düşünün."20. 10. 2020

 ( KAYNAK: Büyük Düşünmenin Büyüsü- Çeviren: Tanol Türkoğlu- Sistem Yayıncılık- İST.)

 



YAZARLAR

  • Perşembe 20 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 21 ° / 7 ° Bulutlu
  • Cumartesi 21 ° / 7 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.330%0,31
  • DOLAR

    7,9242% -0,35
  • EURO

    9,4546% -0,28
  • GRAM ALTIN

    463,03% 0,23
  • Ç. ALTIN

    763,9995% 0,23