Mahmut TEBERİK- AYRAÇ


Meyhanede Bulduk Biz Bu Kemali!


Yaşanmış bir olay.

Mersin’in Bozyazı ilçesinde bir balıkçı lokantası.

Konyalının biri girer içeri ve sorar: Konyalı var mı?

Yok abi, der garson.

Konyalı, “O zaman bir büyük, bir kiloda lagos” der.

Adam ne yapsın? Bu ülkede mahalle baskısı diye bir olay var. Şimdi nasıl bilmiyorum ama eskiden Konya en fazla içki tüketilen yerdi.

Muhterem Hükümet!

Yahu siz geçimi bizim sırtımıza mı yüklediniz?

Yüz liralık alkollü içkiden 82.5 lirası vergi alıyorsunuz.

2021 yılında alkollü içkilerden 19 milyar, tütün ürünlerinden ise, 69 milyar lira vergi bekliyorsunuz.

Akşam saat 22 ile sabah 06 arasında içki satanlara verilen cezayı 30 bin liradan 320 bin liraya çıkartıyorsunuz. Satışın tekrarı halinde, o iş yerini kapatmaya kadar gidiyorsunuz.

Tam da Osmanlı padişahı IV. Murat usulü cezalandırma.

Toplumun yaşam biçimine müdahale ettiğinizin farkında mısınız?

Ben ne deyim size?

Stoklarında yüz milyon dolarlık üzümle birlikte TEKEL’e ait içki fabrikalarını 290 milyon dolara sattınız.

TEKEL’i alanlar, 900 milyon dolara başkasına devretti. Başkası da bir başkasına 2.5 milyar dolara devretti.

2.5 milyar dolara satmak varken, 290 milyon dolara sattınız.

Şimdi de kalkıp bize ceza kesiyorsunuz. Bir kadeh rakı içmeye kalksak, hükümet olarak hemen peşin üç kadehte vergi ekliyorsunuz. Yani dört kadeh parası ödeyip karşılığında bir kadeh içebiliyoruz.

Yahu siz tarihte bilmiyorsunuz. Kuranda bile inananlara önce “cennette şaraptan ırmaklar” vaadedildi. Sonra “için ama dağıtmayın” dendi. En sonunda da yasaklandı. N’olur siz de biraz anlayışlı olsanız?

Siz zam yaptıkça insanlar içmeye devam ediyor. Tabi parasal gücü yetmeyince olanlar oluyor, evlerinde içki yapmaya başlıyor. Sonrası malûm. Evde ya da bazı iş yerlerinde üretilen içkiler, ölümlere yol açıyor.

Benden uyarması: Böyle giderse hem ölümler artacak hem de esrar yaygınlaşacak.

Sayın Hükümet!

Benim köyüm, Tarsus/Taşobası, Çukurova’da özgün bir yere sahip.

Tarla, çift çubuk işleri karın doyurmuyor. Köylülerimin bir kısmı, soğuk sıcak demeden, kış yaz Çukurova’da sebze tarlalarında ırgatlık yaparak halkın beslenmesine, karnının doyurulmasına katkı da bulunuyorlar.

Bir diğer kısmı da kamyonculuk yapıp kıt kanaat geçiniyorlar.

Köyümün gençleri, bakkal Hacı veya Ercan’dan 25 lira yerine 15 lira verip, Göğ Kaş ya da Ziyaret dağının tepesinde, ayağının altında Çukurova’yı seyrederken iki bira içip rahatlasa kötü mü olur?

Bir yazının konusu içki ise Bektaşi fıkrası olmadan bitirilmez.

4. Murat içki yasağı getirmiş. Yasağa uymayanların yakalandığında kellesi vuruluyormuş.

Bağ bozumu vakti geldiğinde, Bektaşi üzümlerin suyunu küplere doldurmuş. Durumdan haberdar olan hükümdar, Bektaşinin küplerinin başına geldiğinde, hiddetle sormuş:

-Üzüm suyu küplere ne için dolduruldu?

Bektaşi, yakalanmışlığının telaşı ile cevap verir:

-Dolduruyorum ki orada sirke olsun.

Hükümdar, biraz yumuşayarak yeniden sormuş:

-Sirke dersin ama ya şarap olursa!

Hükümdarın yumuşadığını gören Bektaşi:

-Orasını Allah bilir, demiş.

Ve son mesaj:

“Sevap almak için içeriz şarap, / İçmezsek oluruz duçarı harap, / Senin aklın ermez bu başka hesap, / Meyhanede bulduk biz bu kemali”

27 Ekim 2020

Mahmut TEBERİK



YAZARLAR

  • Pazar 23 ° / 7 ° Güneşli
  • Pazartesi 23 ° / 7 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 23 ° / 10 ° Sağanak
  • BIST 100

    1.329%-1,03
  • DOLAR

    7,8160% -0,71
  • EURO

    9,3622% -0,27
  • GRAM ALTIN

    449,47% -1,87
  • Ç. ALTIN

    741,6255% -1,87