Ahmet Yaşar Aktaş


İsraf-Savurganlık-Usulsüzlük=Yolsuzluk?

Bu kavramlar, sıkça duyduklarımız, okuduklarımızdan değil mi? Peki, bunların anlamı, kullanılışı nasıldır?


Serbest Pazar Ekonomisi (SPE) denen sistemin uygulandığı her ülkede yolsuzluk az ya da çok ölçüde var. Kiminde gündemden hiç düşmez, bizde olduğu gibi. Kiminde daha az. Neden mi? Az olan ülkelerde demokrasi, yasalar işletilmekte.

Eşsöylemle, yasama/yargı/yürütme tek elde birleştirilmemiştir!

İsterseniz bu karmaşık kavramların bize ne dediğine özce bakalım. “İsraf” arapça bir kavram. İlginç olan ne? Tasarruf ile israf aynı kökten türetilmiş. İsraf, dinsel bir sözcük. İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in “israf haramdır” diyen pek çok hadisi var ama kim dikkate alır?

Türkçesi gereksiz tüketim anlamına gelen israf sözcüğünün anlamı, savurganlıktır. Chp lideri Ecevit’in bir zamanlar sıkça dillendirdiği bir kavramdı. Artık chp kullanmıyor. Nedenini yanıtlamak oldukça karmaşık. Kaldı ki, son on yılın siyasetini izleyen ve 3 maymunu oynamayan her yurttaş durumun farkında değil mi?

“Usul” sözcüğü de Türkçe değil! “Yol, yöntem” anlamına gelir. Usulsüz dersek, bunu Türkçe nasıl söyleriz? “Yolsuz.” Usulsüzlük de “yolsuzluk” demektir.

Yolsuzluk kavramının uluslararası benimsenmiş 2 tanımı var:

Öncelikle dünya bankası (DB) denen uluslararası kuruluşun tanımını görelim. “Kamu gücünün özel çıkarlar için kötüye kullanılması”. Özcesi, siyasal ve ekonomik güç sahiplerinin kendi özel çıkarları için kamu gücünü kötüye kullanmasıdır.

Bilindiği gibi, DB abd ile diğer emperyalist devletlerinin piyasaları, ekonomiyi yönlendirip denetleyen bir organı. Onlara göre, özellikle geri bıraktıkları ülkelerde kendilerinin açtığı para musluklarının o ülkedeki sayılı birkaç kişinin tarlasına akması önlenirse, SPE işleyişi bozulmadan sürer!

Uluslararası Saydamlık Örgütü’nün (USÖ) tanımına ne diyeceksiniz? “Emanet edilmiş gücün, özel çıkarlar için kötüye kullanımı”

Gördüğünüz gibi, bu söylem daha DB’nınkine göre daha kapsamlı. Kamu görevlileri, politikacıların yanı sıra “özel sektör”ü de içine alıyor. Dahası sermaye şirketi olmayan ama ihaleye çıkan kurumsal en alt basamaktakilerin bile kötüye kullanmasını da içeriyor.

“Yolsuzluk, yoksulluk, yasakları bitirme” vadiyle iktidara gelen akp döneminde 2002 yılına kıyasla bunların ne denli bittiğini herkes takdir ediyordur. Yolsuzluğun dillendirilmediği futboldan, üniversiteden, şehir hastanelerinden belediyelere dek hemen hemen hiçbir alan kalmadı.

Şimdi basından derlediğim aşağıdaki haberlerle duruma az da olsa bir açıklık getirmeye çalışalım.

-Kamu yararı statüsüne sahip olduklarından devlet protokolünde yer alan, resmi plakaya sahip olma hakkı olan vakıflar var. Onlar gerçek, tüzel kişilerden ne denli bağış, yardım aldıkları bilgisini paylaşmıyorlar. Yalnızca USÖ tanımına aykırı değil, aynı anda etik kuralları ile de uyuşmuyor.

-Belediye başkanı seçilenler, eşini, oğlunu, damadını, kuzenini, amcaoğlunun eşini, eniştesini atadığı ortaya çıktı. Bir ekonomi uzmanına göre, yakınını kollamak da bir yolsuzluktur. Eşsöylemle etik dışı…

-İktidar, 2019’da neredeyse 3 ihaleden birini açık ihale yapmaktan kaçındı. Kimisi kimseye duyurulmadan özel olarak yandaşlara verildi. Kuşkusuz, usul ile amacına uygun ihaleler de yapılmaktadır!

-Sayıştay bir dizi usulsüzlükleri ortaya çıkardı. Örneğin 2017 İSKİ denetim raporunda su faturalarında aynı kalemler için değişik adlarda tahsilat yapıldığını saptadı.

-Sayıştay 2018 yılı denetleme raporunda, Elazığ şehir hastanesinde tüp bebek birimi bulunmamasına karşın, tüp bebek birimi için garanti bedeli ödendiğini belirtti.

-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi TFF Tahkim Kurulu’nun bağımsız ve tarafsız olmadığına karar verdi.

 

2019 yılı Hukukun Üstünlüğü Endeksi’ne göre, 126 ülke içinde 109.uncu, yolsuzlukla mücadelede 57.inci, saydamlıkta 94.üncü sıradayız.

Yolsuzluk, usulsüzlükleri gazetedeki köşe yazılarında yalın bir söylemle dillendiren Çiğdem Toker, “Kamu İhalelerinde Olağan İşler” adlı kitabında “Kamu kaynaklarımız usulsüzce dağıtılıyor, kurallara uyulmuyor. Oysa kamu varlıkları bütün toplumun ortak varlığıdır, hovardaca verilemez.” diyerek içinde bulunduğumuz ortamın gerçek yüzüne işaret ediyor.

Kamu kuruluşlarındaki bu hale özenen, kendilerine emanet edilmiş gücü kimi tatil sitelerinin de benzer usulsüzlükleri yaptığı iddialarına ileriki yazılarda değineceğiz.

Sağlıcakla sevgiyle Atatürk ile kalınız!



YAZARLAR

  • Pazar 23 ° / 7 ° Güneşli
  • Pazartesi 23 ° / 7 ° Parçalı bulutlu
  • Salı 23 ° / 10 ° Sağanak
  • BIST 100

    1.329%-1,03
  • DOLAR

    7,8160% -0,71
  • EURO

    9,3622% -0,27
  • GRAM ALTIN

    449,47% -1,87
  • Ç. ALTIN

    741,6255% -1,87