Mehmet BABACAN, Eğitimci- Yazar ve Şair


HER YER DERSANE: BİR KÖY ENSTİTÜSÜ ANISI


Sayın Serhan Asker’in Gönen’den yaptığı şahane programı izledim. Köy Enstitülü yıllarımı adeta yeni baştan yaşadım. Birbirine Sıra vermemeye kalktı anılar. En fırsatçısı gelip oturdu.

***

Gittikçe azalsa da, hafta sonlarında değerlendirme toplantılarımız olurdu. Bu toplantılara nöbet görevinde ya da revirde olanların dışında herkes katılmak zorundaydı. Hesap verme toplantısıydı bunlar. Kimse hesap vermekten kaçamazdı. Çünkü öğrenciden öğretmeme; işçisinden yöneticisine kadar, herkes hesap vermek durumundaydı. Yapılan eleştirilerde araştırıcılık ön planda tutulur, kırıcı ve suçlayıcı söylemlerden kaçınılırdı.

Günümüzde TV ekranlarında bile birbirine giren tartışmaları gördükçe, o toplantıların birer eğitim semineri olduğunu düşünürüm hep. Toplantının birinde Hataylı bir arkadaş, sertçe bir eleştiride bulunmuştu: “ Yemeklerde yeterince tatlı verilmiyor. Bizim orda çok tatlı yiyenler tatlı dilli olur, derler. Öğretmen olarak bizim tatlı dilli olmamız, başarılarımızı arttırıcı bir etken olmaz mı?” dedi. İlginç bir istekti. Yanıtı merak ediyorduk.

Okul Müdürümüz Ramazan Oral’ın yanıtı şöyleydi: “ Arkadaşlar! Bir besin maddesinin çok alınması yarar mı, zarar mı doğurur, onu doktorumuza bırakalım” deyince, okul doktorumuz Cemil Erzin söz istedi: “ Sevgili gençler! Bir besin maddesinin çok alınmasının çok yarar sağlayacağı sanılıyorsa, demek ki dengeli beslenmenin önemini yeterince anlatamamışız. Bu konu üzerinde ciddiyetle duracağız. Şimdi zaman harcamayalım” dedi.

Müdür Bey devam etti: “ Arkadaşlar! Besin maddelerinin miktarı konusunu doktorumuz üstüne aldığına göre, ben bütçemizden söz edeyim konu açılmışken: Her toplumsal birimin olduğu gibi, okul olarak bizim de bir bütçemiz var. Maaşlar ve vergiler devletçe ödeniyor. Onun dışındaki tüm harcamalarımız sizin üretiminizle karşılanıyor. Pamuk tarlalarından, sebze- meyve bahçesinden üretiyorsunuz.  Kümes hayvanlarımız; ahırda ineklerimiz, kovanda arılarımız üretim kaynaklarımızdır.

Bilinçli bir imece ile kazandıklarımız “ Döner Sermaye” denen bir muhasebe sistemine göre kimisi satılarak; kimisi değiş- tokuş edilerek, bütçemizin gelir bölümü yaratılıyor. Akıllıca yapacağımız iş, gelirimize göre giderimizi de planlamak, değil midir?

Üstelik bizim kaynaklarımız, zaman dilimlerine muhtaçtır. Bir düşünsenize. Kış ortası bütçemiz açık verirse, bizim planlı- programlı çalışmaların önemi konusundaki onca söylemlerimiz havada kalmaz mı? Gülünç olmaz mı? Onun için rahat olun, size ulaşması gerekenler son kuruşuna kadar ulaşıyor. Ancak kullandığımız ölçülerin, bilimsel değerler olduğunu unutmayın. En hakiki mürşit ilimdir” dedi, Ulu önderimiz”

Öyle bir eğitim- öğretim ortamıydı ki, her noktası bir dershane; her çabası bir eğitim etkinliğiydi. Döner Sermaye sistemi de; Dengeli Beslenme kavramı da o gün girmişti kültürüme.

Âdemi insan etme imecesiydi onlar.

 

 



YAZARLAR

  • Pazar 28 ° / 15 ° Bulutlu
  • Pazartesi 32 ° / 18 ° Bulutlu
  • Salı 29 ° / 16 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.408%0,03
  • DOLAR

    8,0614% 0,68
  • EURO

    9,6770% 0,74
  • GRAM ALTIN

    460,45% 1,36
  • Ç. ALTIN

    759,7425% 1,36