SANİYE VİLDAN GÜZEL - İNADINA ŞİİR


AH HAZİRAN AH!

"Şiir benim için hiçbir zaman bir amaç olmadı, bir tutku oldu."


"Şiir benim için hiçbir zaman bir amaç olmadı, bir tutku oldu."

                                                                  -EDGAR ALLAN POE

 

Bugün, hemşehrim ve okulunu tamamlasaydı meslektaşım olacak olan Cahit Irgat'tan söz etmek istiyorum. Ona da Haziran uzattı ölüm elini ve aldı götürdü.

CAHİT IRGAT, 21 Mart 1915,  Lüleburgaz/ Kırklareli doğumludur. 5 Haziran 1971'de Haziran aldı götürdü onu.
Son sınıftayken Edirne Öğretmen Okulu'ndan ayrılan Irgat, birçok tiyatroda oyunculuk yapar. 1932 yılında girdiği Ankara Devlet Konservatuvarı'nı, 1936 yılında bırakır. Birçok filmde oynar ve en başarılı oyunculardan sayılır.

"Esas mesleğim elbette ki aktörlüktür." der bir söyleşisinde.

Çeviriler yapar, tiyatro yazıları yazar, "Geri Dönemezsin" adıyla bir de roman yayımlar...

Bu uğraşlar içinde, her ne kadar genellikle şiirden ve kendi yazdıklarından söz etmese de, Selâhattin Hilav, "Cahit için bir 'sessiz tutku'ydu şiir" demiştir. "Ve bu şiir, Can Yücel ile Metin Eloğlu'yla, Edip Cansever'le, Ömer Uluç'la, Hayalet Oğuz'la, Aydın Arıt'la birlikte sevgili Cahit'le geçirdiğimiz alkolle pekişmiş günlerin, gecelerin, sabahların daha önceden algılanmış ve doğrulanmış şiiriydi." diye eklemiştir.

KORKUYORUM

Her yerde aynı hava, aynı koku, aynı dert

Korkuyorum

Sen de kaçma bu şehirden

Yalnız bırakma beni,

Gökler bile değişiyor lahzada.

Ardından geliyor bak

Güneşiyle bulutuyla gökyüzü

Bütün şehir, bütün deniz, yeryüzü.

Sen de kaçma bu şehirden

Yalnız bırakma beni,

Ben fakir bir sahilin

Kahır yüklü çocuğu,

Korkuyorum.   -CAHİT IRGAT 

 

1940 kuşağının özgün kalemlerinden biri Cahit Irgat. Siyasal iktidarlara karşı çıkmış; bu yüzden kitapları toplatılmış, yoksulluk, faşizm, kapitalist sömürü, sosyal adaletsizlik gibi konuları işlemiş; ama slogan atmamıştır şiirlerinde.

IRGAT yalnız yoksulları değil, bütün insanları sever; adalet, barış ve özgürlüğün egemen olduğu bir dünya ister onlar için. Böyle bir dünyaya kavuşmak için durmadan çalışmak, her türlü acıya göğüs germek gerektiğini de bilir ve unutmaz:

DEĞER Mİ DEME

Dünya dolusu dostlarımı 

Kurşunlar aldı.

Ecel aldı, açlık aldı götürdü 

Toprağa doya doya yedirdi.

 

Değer mi deme

Bu çektiğimiz?

Böyle yaşamanın da kahrı çekilir

Günler günler uğruna

Böyle yaşamanın da.   - CAHİT IRGAT

 

İNSAN GİBİ

Çok yakında bir gün

Çok yakında bir gün

Ağır uykulardan uyanacaklar

Zor kapıları açacaklar

Yere sağlam basacaklar.

 

Sevgiden sırılsıklam
Yangınlanacak aşklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
İnsanlar insan gibi yaşayacaklar.

 

En dar en karanlık sokaklar
Çok yakında bir gün
Çok yakında bir gün
Bayramlaşıp ışıyacaklar
Hürriyet giyecek aydınlık ayaklar.   -CAHİT IRGAT

Şiir anlayışını şöyle açıklıyor IRGAT, "Benim şiir açım 'insan'dır. Toplumu kuran, yapan, ezilmiş insan. Bunalmış, yenilmiş insan. Bu insana aynı temel üzerinden özgürlük gerek, ekmek gerek, yaşamak gerek. Yarı aç yarı tok değil, insan gibi yaşamak gerek. Dünyayı bir çiçek gibi koklarca."

Yüreği barış, kardeşlik, özgürlük, yaşama sevgisiyle doludur. Direncini hiç yitirmez, umutsuzluğa kapılmaz; gelecek güzel günleri düşünür ve o inançla yaşama ve insanlara sarılır hem de dört elle... Karamsar olduğu zamanlarda bile kötümser olmaz; akan  gözyaşlarının bir gün dineceğine inanır bütün kalbiyle...

IRGATIN TÜRKÜSÜ

Ben ben değilim artık ben
İnan bu son gülüşüm
Toprağa gömülüşüm
Sana çiçek vermemden.

 

El tarlasında kırıldı beden

Mezar bu fabrika, bu urba kefen
Ben ben değilim artık ben
Soyulmuşum.

 

Boşa işlemiş zaman
Bankalar kurulmuş sırtımdan
Dik dünyayı tırman tırman
Koşulmuşum.

 

Boşa dönmüş değirmen
Ben ben değilim artık ben
Dünya kara kapkara
Yanmış yenmiş etimden.

 

Kutsal yürek tutuşmuşum
Gün kıpkızıl bir yara
Ben ben değilim artık ben
Umut gülüyor çocuklara.

 

İçten içe yanan yarın
Çığlık çığlığa yaralıların.  -CAHİT IRGAT

 

Cahit Irgat'ın bütün şiirlerini toplayan kitabının adı da "Irgatın Türküsü"dür. Yazarlık yaşamı boyunca onun yüreği hep insan için çarpmıştır, ezilen insan için...1971 yılında yitirdiğimiz şair 1969 yılında yazdığı bu şiirinde yine insanı düşünüyor...  Belki de öte dünyaya gidene kadar düşündü insan için dizeleri.

Can Yücel, Cahit Irgat'ı ne güzel anıyor "Portreler" adlı kitabında :

CİHAT İÇİN CAHİT 

Cahit ki bu hasta düzende sağlıklı bir kanserdi
Cahit ki haksızlığa karşı üreyen höcrelerdi.
Yorgun develer gibi çöktüğü Dormen şölenlerinde bile
"Siz paranızı, ben kendi kendimi yerim"derdi.

Cahit zaten azalarak yaşayanlardan değil
Çoğalarak ölenlerdendi.   -CAN YÜCEL

"CAN YÜCEL'in portreleri için Aydın Çubukçu "Şiirlerinde, gölge-ışık oyunları gibi kelimeleri ustaca kullanışına bakarak, dıştan görünmeyen özellikleri anlatan portreler diye adlandırabiliriz. Zaten, anlattığının içini anlatırdı daha çok." diyor. İşte örneği...

TÜM USTA ŞAİRLERİMİZİN RUHLARI ŞAD OLSUN. HOŞÇA KALIN.



YAZARLAR

  • Cumartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazar 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.391%-1,63
  • DOLAR

    8,7540% 0,40
  • EURO

    10,3892% -0,08
  • GRAM ALTIN

    495,47% -0,34
  • Ç. ALTIN

    817,5255% -0,34