(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


SUDANLAR YAPBOZU

‘’Bugün barış ve uzlaşı rüzgârları estirilen Sudan coğrafyasında, iki Sudanın yeniden birleşmesi yönünde zihni egzersizler yapılsa da son sözün bölünme için seferber olan, iki devletli düzenden çıkar uman dış aktörlere ait olacağı aşikârdır’’


Güney Sudan, uzun ve kanlı bir mücadeleden sonra 2005 yılında özerklik statüsünü kazanmış ve 2011 yılında referandumla Sudan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan etmiştir.

Sudan ve Güney Sudan arasında halen statüsü tartışmalı sınır alanları, petrol paylaşımı ve devlet borçlar gibi çözüme muhtaç ciddi sorunlar mevcuttur.

Her iki ülke yekdiğerini ayrılıkçı silahlı muhaliflerini desteklemekle de suçlamıştır.

FARKLILIKLAR

Kuzey ve Güney Sudan dil, din, ırk ve kültür farklılıkları bulunan bir geçmişe sahiptir.

Kuzey halkı, Arap kavimleriyle harmanlanmış, Arapça konuşan, Müslüman, Orta Doğu davranış özellikleri taşırken, Güney Sudan, İngilizce konuşan, Hristiyan, Kara Afrika’nın en yapılı, savaşçı Dinka kabilesi ağırlıklıdır.

***

Güney Sudan, ayrılığın nedenini, kendilerine demokratik vatandaşlık, eşit eğitim, kimlik ve eşit temsil haklarının verilmemesini, Araplaştırma siyasetini, dini ve siyasi baskıları göstermiştir.

Devlet Başkanı Salva Kiir Mayardit, 2018 yılında başkent Juba’da şahit olduğum resmi bir görüşmede, bölünmeyi Sudan El Beşir yönetiminin ‘seküler’ olmayan, Güneylileri Araplaştırmaya çalışan, dini ve sosyal yaşantılarına, hayat tarzlarına katı yasaklar ve cezalar getiren Müslüman Kardeşler şeriat anlayışına bağlamıştır.

Salva Kiir, demokratik haklara sahip, eşit vatandaşlık temelinde laik bir düzenin güvence altına alınması halinde, Sudan’la aynı devleti oluşturmakta bir beis görmeyeceklerini dile getirmiştir.

***

Sudan, bölünmeyi Batılıların ve çok uluslu şirketlerin oyunu olarak görmüş, amacın bölgede kendilerine hizmet edecek enerji zengini bir Hristiyan devlet yaratmak olduğunu öne süregelmiştir.

Buna göre, Vatikan, ABD ve İsrail işbirliği içinde, uluslararası insani yardım kuruluşlarını ve çok uluslu şirketleri kullanılarak bir proje devlet oluşturulmuştur.

HRISTİYAN DAYANIŞMASI

Sudan, Güney Sudan ayrışmasını, tarihten gelen temel ayrılıkların,  El Beşir dikta rejiminin şeriat baskıları ile körüklenmesi ve küresel Hristiyan dayanışmasının bu uygun durumdan vazife çıkararak bölünmeyi kolaylaştırması olarak anlamak mümkündür.

Küresel Hristiyan dayanışmasının Güney Sudan’ın bağımsızlığında önemli bir katalizör rolü üstlendiği, aksi halde bölünmenin mümkün olamayacağı görüşü genel kabul gören ortak anlayıştı.

***

İsrail, 1960’ların sonlarından itibaren Güney Sudan coğrafyasına ilgi göstermeye başlayarak ayrılıkçı hareketleri destekler.

Birleşmiş Milletler ve uluslararası insani yardım kuruluşları Sudan coğrafyasında 70-80 yıldır faaliyet göstermekte olup ilgi alanları sadece insani yardımlarla kısıtlı değildir.

İnsani yardım kuruluşlarından birçoğu kilise desteğinde kurumsallaşmıştır. Aşa, ekmeğe, aşıya muhtaç çaresiz animist kabileler, gönüllü veya görevlendirilmiş misyonerlik faaliyeti de yürüten bu kuruluşlar için bakir faaliyet alanlarını oluşturmuştur.

Güney Sudan kabilelerinin, ülkenin resmi dili İngilizce, çoğunluğun inancı Hristiyanlık olacak kadar disiplinli dönüşümü, bölgedeki kilise misyonerlik faaliyetlerinin sabırlı kazanımıdır.

Vatikan ve İngiliz Kilisesi, ayrılıkçı ‘kahraman’ lider John Garang dâhil Güneyli direnişçilerin tamamının arkasında durup, lojistik destek sağlamıştır.

Henüz iç savaş sürerken Sudan Kiliseler Konseyi kurulmuş ve en ücra köşelerde kurulan kiliseler aracılığıyla ayrılıkçılar finanse edilmiştir.

Vatikan ve İngilizlerin faaliyetlerine paralel olarak, ABD’nin yükselen islamofobik politikaları, El Beşir ve benzeri köktendinci İslami rejimlere karşı açıktan savaş ilanı da Güney Sudan’ın, Sudan’dan kopma faaliyetlerine yönelik sempati ve maddi desteği arttırmıştır.

***

Başta ABD ve çokuluslu Batılı şirketler, Afrika’nın üçüncü büyük petrol yataklarına daha kolay erişim iştahı ile asilere stratejik destek sağlamıştır.

George Clooney ve John Prendergast gibi popüler aktivistler, El Beşir’in şeriat ve Araplaştırma istibdadı ile ezdiği Hristiyan Güneylilere özgürlüklerinin bir an evvel teslimi yönünde Beyaz Saray ve Kongre üzerinde ciddi lobicilik faaliyetleri yürütmüştür.

 

GÜNÜMÜZDE

Devletleşme süreci henüz tekemmül etmekte olan genç Güney Sudan halen etnik iç savaş, kıtlık, ekonomik kriz ve salgın hastalıklarla baş etmeye çalışmaktadır. Egemenlik paylaşımında şikâyetleri olsa da uluslararası yardım ve yönlendirmeye ihtiyaçları devam etmektedir.

Benzer şekilde, Sudan da yıpratıcı iç çatışmalardan geçtikten sonra yeni bir rejimin kapılarını aramaya başlamıştır. Yeni Yönetim, Güney Sudan’da da egemen olan uluslararası bileşenlerin gözetiminde, laik düzen müjdelemekte, ayrılıkçı silahlı muhalifleriyle barış anlaşmaları imzalamaktadır.

Sudan ve Güney Sudan, enerji rezervlerinin işletilmesi ve uluslararası piyasalara ulaştırılması sürecinde ekonomi temelinde bir yapbozun parçaları gibi birbirini tamamlayan, birbirine bağımlı ülkelerdir.

***

Bugün barış ve uzlaşı rüzgârları estirilen Sudan coğrafyasında, iki Sudanın yeniden birleşmesi yönünde zihni egzersizler yapılsa da son sözün bölünme için seferber olan, iki devletli düzenden çıkar uman dış aktörlere ait olacağı aşikârdır.



YAZARLAR

  • Perşembe 20 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Cuma 21 ° / 7 ° Bulutlu
  • Cumartesi 21 ° / 7 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.330%0,31
  • DOLAR

    7,9242% -0,35
  • EURO

    9,4546% -0,28
  • GRAM ALTIN

    463,03% 0,23
  • Ç. ALTIN

    763,9995% 0,23