YAVUZ ALİ SAKARYA


KİMSESİZLERİN KİMSESİDİR CUMHURİYET

Binlerce yıllık Anadolu tarihinden biliyoruz. Üzerinde yaşadığımız topraklar, sayısı belirsiz irili ufaklı topluluk, kavim, beylik, devlet, imparatorluk ve hanedanın ilgisini çekmiş, egemenlik uğruna, bağımsızlık uğruna çok sayıda savaşa sahne olmuş netameli (tekin olmayan, başına bin türlü iş gelen) bir coğrafyadır.


Binlerce yıllık Anadolu tarihinden biliyoruz. Üzerinde yaşadığımız topraklar, sayısı belirsiz irili ufaklı topluluk, kavim, beylik, devlet, imparatorluk ve hanedanın ilgisini çekmiş, egemenlik uğruna, bağımsızlık uğruna çok sayıda savaşa sahne olmuş netameli (tekin olmayan, başına bin türlü iş gelen) bir coğrafyadır.

İnsanoğlu var olduğundan beri de ilgi odağı olmuş, köprü görevi görmüş iki yarımadadan oluşan bir vatan parçasıdır. Unutmayalım ki, bu toprakları kalıcı vatan yapmak için büyük bedeller ödedik. Sonunda büyük Atatürk ve ona inanmış silah arkadaşlarının kanları ve canları pahasına bu vatana sahip olduk ve kendimize en uygun bulduğumuz yönetim biçimini, demokratik yönetimi seçtik, cumhuriyeti kurduk.

Tarihi gerçekleri okudukça, belgeleri karıştırdıkça ne büyük emekler verilerek, çağdaş, laik ve demokratik bir yönetim biçimi olan Cumhuriyetin kurulduğunu görüyor, yaşamsal önemini anlıyoruz. Farkındalığımız artıyor, giderek daha bir bilinçleniyoruz.

Cumhuriyeti yönetim biçimi olarak seçerek, bir biat toplumunu, (körü körüne inanan, sorgulamayı asla düşünmeyen, cehalete kurban bir toplumu) kulluktan çıkartıp, saygın vatandaş, yurttaş yaptık. Ümmet anlayışını, millet anlayışına (ulus anlayışına) çevirdik. İnsanımızı her alanda daha sorumlu, bilinçli, hak arayan vatandaşa dönüştürdük. Bu yolda çok sayıda engellere karşın, doğru adımlar attık, doğru yolu gösterdik. Sapmalar oldu, üzüldük, yoldan çıkmalar, kaymalar oldu, kahrolduk. Atatürk’e ve Cumhuriyete ihanet dedik. Önlemeye çalıştık.

Cumhuriyetin özellikle kuruluş yıllarında ülkenin dar ve kısıtlı olanaklarına karşın doğru adımlar atarak, çalışarak üreterek tüm dünyaya, kendimizi saygın bir ulus olarak kabul ettirdik. Dimdik ayaklarımızın üzerinde durduk. Aslanlar gibi haklarımızı koruduk, “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesi ile hareket ederek sadece Ortadoğu'ya, Balkanlara değil, tüm dünyaya örnek olduk. Bunu toplumca hepimiz birlikte başardık.

Kabul edelim ki, yüzyıllarca köle kabul edilen, hakları ellerinden alınan sömürülen insanlarımız, 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilanından sonra ayrılmaz bir ulus olmayı, onurlu, özgür düşünceli, dengeli, eşit haklara sahip, imtiyazsız (ayrıcalıksız) bir ulusun saygın ve onurlu yurttaşları olmuşlardır. Gerçek üretici konumundaki köylü, ulusun efendisi yapılmak üzere atılımlar yapılmış, gereken adımlar sıra ile atılmıştır.

Cumhuriyetin ilanıyla, ulusal sınırların belirlenmesiyle savaşlar sona ermiş, ölümler bitmiş, acı ve gözyaşı dinmiş, toplum bütünüyle Mustafa Kemal’in doğru yönlendirmesi ve önderliği ile inanç ve köken ayrılıklarını bir kenara bırakarak kıvançta ve tasada ortak davranan bir ulus olmayı, tek bir yumruk olmayı başarmıştır.

Bu topraklar üzerinde özgürce yaşayan herkes, ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün olduğunu fark etmiş, uzun yıllar gereğini, gereği gibi yerine getirmiştir. Bugün de olması gereken budur. Bunu başaracak güce ve sağduyuya sahibiz.

Biliyoruz ki, büyük emeklerle kurulan Cumhuriyet, üzerinde oynanmadığı sürece, sağa sola çekilmediği sürece, bizleri bir arada tutan kuvvetli yapıştırıcı, birleştirici güç konumundadır.

Cumhuriyetin, bu güzel paha biçilmez armağanın değerini bilmeye, ödün vermeden, sapkınlık göstermeden, ulusumuza ihanet etmeden sonsuza değin korumaya var mısınız? “Evet” dediğinizi duyar gibiyim. Biraz daha yüksek sesle “evet “ der misiniz?

(devam edecek)29 Ekim 2020, Antalya



YAZARLAR

  • Salı 24 ° / 7 ° Güneşli
  • Çarşamba 24 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • Perşembe 20 ° / 8 ° Parçalı bulutlu
  • BIST 100

    1.314%0,00
  • DOLAR

    7,9068% 0,25
  • EURO

    9,3728% 0,37
  • GRAM ALTIN

    466,14% 1,59
  • Ç. ALTIN

    769,131% 1,59