(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


PANDEMİ VE İNSANLIK SUÇU

‘’Tarih, bu badireyi sadece kitlesel ölümler, toplumsal psikoloji ve sosyo ekonomik tahribatlarıyla değil siyasi yapılanmalarda bırakacağı derin izleriyle de not edecek’’


Yüzyılımızın küresel felaketi Korona pandemisi birinci yılında yaklaşık 3,5 milyon can aldı, 200 milyon kişiye dokundu.

Küresel tahribatı milliyet, din, ırk, renk ve sınır tanımadan tüm coğrafyalarda sürmekte.

Gümrükler, hava limanları kapandı. Eğitim, üretim, ticaret ve insani ilişkiler, seyahatler donduruldu. Sosyal hayat, görüşme, tokalaşma, kucaklaşma korkulu rüyaya dönüştü. Sanal elektronik kelepçelerle adeta ev hapsindeyiz.

Ekonomik çöküş, kıtlık, açlık, iklim felaketleri, toplumsal psikolojik ve siyasal daralmalar gelecek endişesini daha bir derinleştirdi.

İnsanlık şimdiye kadar yaşamadığı, görmediği, tahayyül bile edemediği bir dünyanın korkularına maruz kaldı.

HİNDİSTAN

Uluslararası toplum geç de olsa ilk şaşkınlığını atlatıp pandemi tehlikelerini kavramış görünmekte.

Maske, mesafe, hijyen, karantina ve aşı ile Pandeminin hızı bir miktar kesilmişse de virüs mutasyon ve varyant dalgaları ile tehdidini sürdürmekte olup sıfırlanmasının zaman alacağı tahmin edilmekte.

Güney Afrika, Brezilya ve İngiltere varyantlarından sonra ilk kez Hindistan’da ortaya çıkan KOVİD-19'un iki kez mutasyona uğramış türü küresel çapta endişe yarattı.

Bilinmeyenlerle dolu Hint varyantının daha kolay bulaşıp, daha ölümcül olduğu ve mevcut aşılara cevap vermediği söylenmekte.

Hindistan'da günlük can kaybı dört bini aşmış olup 500 bine yaklaşan vaka sayısı ümitsizliği arttırmakta.

COVID’in bağışıklık sistemine verdiği hasarlar da yeni bir endişe kaynağı. Ölümcül siyah mantar salgını, görme ve göz kayıpları önlenememekte.

Hindistan’ın uluslararası yardım almadan salgınla baş etmesi imkânsız gibi.

Hindistan örneği, yerküremizin herhangi bir yerinde nüksedecek varyantların yeniden bizi vurabileceği yönünde uyarıdır.

Gerçekten de sadece kendimizi kurtaracağımız çözümler küresel salgında işe yaramayacak olup, bitiyor derken yeni virüs dalgalarının kırılgan kitleler ve coğrafyalar üzerinden bumerang gibi dönüp bizi yeniden vurması işten bile olmayacaktır.

 AŞI SAVAŞLARI

Pandemi ile mücadelenin en etkin silahı olan aşı ancak donanımlı birkaç ülke tarafından üretilebilmekte.

Üretilen aşıların yüzde 75’ini 10 ülke almış olup 130 ülke aşıya henüz tam olarak erişememiş olup Yoksul ülkelerin 2023 ortalarına kadar aşı alamayacağı hesaplanmakta.

Oysa bilim insanları salgının ancak Dünya nüfusunun çoğunluğunun aşılanması ile baş edilebileceğini düşünmekte.

Çin, Almanya, İngiltere ve Rusya merkezli aşı rekabetine son verilip ticari patentler kaldırılsa bile mutasyon, varyant sıkıntılarının bir süre devam edeceği tahmin edilmekte.

Aşı üretiminin yaygınlaştırılması için sadece patent haklarından vaz geçilmesinin yeterli olmayıp teknoloji ve bilgi transferi de gerekeceği ve bu hacimde insani operasyonun ancak tarafsız ve ehil bir organizasyon tarafından yapılabileceği öngörülmekte.

Nüfusu bir milyarı aşan en az gelişmiş Afrika coğrafyası, 250 milyona ulaşan savaşan istikrarsız bölgeler ile sığınmacı statüsündeki 100 milyondan fazla sahipsiz mültecilere aşı temini Birleşmiş Milletler ve DSÖ’nün müdahalesine muhtaçtır.

B.M Genel sekreterinin teslim ettiği üzere, aynı gemide olan insanlık ya birlikte kurtulacak ya da toptan batacaktır.

İNSANLIK SUÇU

İnsanlığın bekasını ilgilendiren pandemiyle mücadele sürecinde siyasi veya ekonomik saikli hata ve sorumsuzlukların sorgulanması muhtemeldir.

Siyasi, ticari, ideolojik, ırki ve dini inatlaşmalarla kitlelerin yaşama haklarının ihlali, zaman aşımına tabi olmayan insanlık suçudur.

İnsanlığa karşı işlenen suçların faillerini, suçu işleyen, teşvik eden, suça katılan devlet yetkilileri, özel şahıslar ile yapılanlara göz yuman kamu görevlilerini içermektedir.

SONRASI

İnsanlığın içinden geçtiği yıpratıcı ‘’beka’’ endişesi artık hiçbir şeyin eskisi gibi devam edemeyeceği anlayışını güçlendirmekte.

Pandemi sürecinin ihmalkâr, hatalı, sorumsuz siyasileri giderek itibarlarını ve iktidarlarını kaybederken, bilim dünyası ve sağlık görevlileri uluslararası arenada yükselen değer olarak takdir toplamaktadır.

Kitlelerin, benzeri bir çaresizliğe düşmemek için sözünün dinlendiği insani sistemleri tercih etmesi, toplumcu düzenlere yeşil ışık yakması beklenir.

Tarih, bu badireyi sadece kitlesel ölümler, toplum psikolojisi ile beşeri ve ekonomik tahribatlarıyla değil siyasi yapılardaki derin izleriyle de not edecektir.

 



YAZARLAR

  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4011% 0,64
  • EURO

    9,9778% 0,55
  • GRAM ALTIN

    489,06% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,949% 0,48