Zeynep Kural-İNCE DOKUNUŞLAR


TAÇ UTANGAÇLIĞI

Bebek bekliyorken ben, rahmetli dedesi, İzmir'deki yazlığa ekmek üzere bir greyfurt fidanı almış ve sonradan arabayla götürmesi zor olur, fidan zarar görür, diye götürmekten vazgeçmişti.


Köye ekeriz düşüncesiyle fidanı biz sahiplenmiş ve bir hafta sonu, boyu uzun olduğu için bir pikabın arkasına koyarak, köye doğru yola koyulmuştuk.

Çok düşük hızla hareket etmiş olsak da arkamıza dönüp her baktığımızda greyfurt fidanının yapraklarının rüzgârdan dolayı birer birer döküldüğünü fark edip, eyvah, doğru yapmadık galiba, diyerek hayıflanmıştık.

Buna rağmen köye vardığımızda, üzerinde üç-beş yaprak kalmış greyfurtu, doğacak bebeğin kısmetine, onunla birlikte filizlensin niyetiyle, kendi ellerimizle dikmiştik.

O fidan, vaktiyle bizim büyüklerimizin ektiği, çocukken tırmandığımız, salıncak kurup sallandığımız, meyvelerini yediğimiz incir ve dut ağaçlarının yanında, limonların, güllerin, asmanın arasında bizim bebekle büyümüş, boy vermişti.

Ve yıllarca tüm aile, her bir dalında yetişen greyfurtları yemiş, geçip gidenlere rahmet okumuştuk.

Sadece bir ağaç, diyenler, bu duyguyu yaşamamış ya da tatmamış olabilir ama bu, insanın canıyla, kanıyla, yüreğiyle, ciğeriyle evladını büyütmesi gibi bir şey.

Emek veriyorsunuz, yetiştiğini görüyorsunuz, sonra sadece gölgesi bile yetiyor size ve dünyaya bir nefes bıraktığınız için şükrediyorsunuz.

Ve böyle böyle bir orman oluyorsunuz.

Ne zaman hemen yanı başımdaki koruluğa veya biraz ötedeki bir ormana gitsem, her bir ağacın, üzerindeki yaprağın, çiçeğin, kuşun, böceğin arasında yürüsem, uzun gövdeli ağaçların göğe uzanmış sık dallarına doğru bakmak üzere başımı kaldırdığımda bilirim ki en üstteki o sık dallar birbirine değmez ve hatta dokunmaz.

Çünkü ağaçlar, rüzgârlı havalarda o sık dallar birbirlerine çarpmasın, çarpmadan dolayı kırılmasın isterlermiş,

Çünkü ağaçlar, güneşli havalarda o sık dalların güneşe daha rahat erişimini sağlamak isterlermiş.

Çünkü ağaçlar, o sık dallardan birbirlerine böcek geçişini engellemek isterlermiş.

Buna da Taç Utangaçlığı denirmiş.

Sormuşlar üstada, gidişat çok kötü, dünya nasıl kurtulacak, diye.

Utanç, demiş, dünyayı bir tek utanç kurtarabilir.

 



YAZARLAR

  • Salı 32.7 ° / 21.1 ° Açık hava
  • Çarşamba 31.8 ° / 21.3 ° Açık hava
  • Perşembe 33.3 ° / 21.1 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.384%-0,57
  • DOLAR

    8,8709% 0,61
  • EURO

    10,3745% 0,54
  • GRAM ALTIN

    495,68% -0,10
  • Ç. ALTIN

    817,872% -0,10