(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


ÇOCUKLAR OKUMALI HAYALLERİ OLMALI

‘’Çocuklar bizim geleceğimiz. Çocuklar okuyacak biz inanıyoruz. Lütfen siz de inanın!’’


Bizler uyurken çiçeklere su veren birileri varmış.

Toplumsal gönüllülük ve sağduyu bu olsa gerek.  

Yıllardır köy ve meraları dolaşıp çocuklarımıza kitap dağıtan, kitaplıklar kuran, çocukların eksiklikleri ile ilgilenen bir gönüllümüzü sosyal medyada üzerinden yakın takipteyim.

Bağışlarla temin ettiği dergi, kitap ve giysiyi zaman zaman araba kiralayarak, dağ taş dolaşıp çocuklara ulaştırmakta.

Okumaktan başka çare olmadığını her fırsatta dile getirmekte.

***

Ahmet Yerlikaya Kahramanmaraş’ın Türkoğlu ilçesinde yaşıyor. Ailesi ve yakınları ile kendisini yaz kış demeden kitap, eğitim aracı dağıtımına adamış.

Yaşadığı ilçede kurduğu ‘’Kitap ve Çocuk’’  derneği aracılığıyla okuma günleri düzenlemekte, çevre illerde ihtiyacı olan köy okullarına, meralara, yaylalara ve mevsimlik işçilerin çocuklarına kitap dağıtıp kitaplıklar kurmakta.

Öğretmen olmak istermiş ancak okuma fırsatı bulamamış.

Eşiyle yıllarca fabrikalarda çalışmış.

İki çocuklu genç çift, yavrularından kalan zamanlarını eğitime, kitaplara ulaşabildikleri çocukların eksiklerini gidermeye vakfetmiş.

Yerlikaya, sosyal medya paylaşımlarından derlediğimiz aşağıdaki beyanlarında gönüllü faaliyetlerini tüm samimiyetiyle kendisi anlatmakta;

DAĞ TAŞ DERE TEPE

Kitap Ve Çocuk Derneği olarak yaylada, merada çadırda yaşayan çocuklara kitap ve dergi dağıtıp ilk kitaplıklarını kuruyoruz,

Türkoğlu ilçemizde, ilk organizasyonumuzda farkındalık oluşturmak ve okumayı teşvik etmek için yaklaşık 2.000 kişiyle kitap okuduk. Etkinliğimize yaklaşık 1.200 öğrenci katıldı. Çekilişle bir öğrencimize bisiklet, üç öğrencimize tablet hediye ettik.

Eşimle ikimiz de fabrikada çalışıyorduk. Haftalık izinlerimizde güç bela bulduğumuz araçlarla köylere giderdik. O günlere dönüp baktığımda çok sıkıntılar yaşadığımızı hatırlarım. Köylere giderken iki defa çok ciddi kaza atlattık. Maddi sıkıntılar da cabası ama iyi ki o zor günlerde vazgeçmemişiz.

Şimdilerde de genç yardımcım, yeğenim Mehmet’le sabahın ilk ışıklarında yaylalara doğru yola çıkıyoruz.

***

Bugün Malatya Doğanşehir’de dört köy dolaştık. Çocuklara, büyüklere kitaplar ve bilim dergileri taşıdık. Beş koli getirmiştim bitti. Çocukların mutluluğunu size anlatamam. Söz verdiler okuyacaklar, olduktan sonra birbirleriyle değiştirecekler Ben inanıyorum onlara,

Yaylalarda çocuklar bekliyor. Çok bekletmeyelim onları,

Yeri geldiğinde köy köy, mera mera, mevsimlik işçilerin çocuklarına ulaşarak kitapların yanı sıra kışlık giysi ve gıda dağıtımı da yapmaktayız.

Çocukların kutlanmamış doğum günlerini de kutladığımız oluyor. Dilek tutup mumları üflüyorlar.

***

Ramazan kolilerini dağıtmaya başladım. Ailelerin gıdaya ihtiyacı olduğu kadar çocukların da kitaplara, dergilere ve oyuncaklara ihtiyacı var.

Değerli Dostlar kolileri ihtiyacı olan ailelere ulaştırdım. Yeni gönderiler oluyor. Affınıza sığınıyorum ben ancak bu kadarını dağıtabilirim. Hakkınız kalmasın dün son kolileri dağıttım. Bundan sonra çocuklar İçin koşuşturmak istiyorum.

***

Zoruma gidiyor ekmek çarpsın çok zoruma gidiyor. Bizim verdiğimiz vergilerle maaş alan birilerinin Türkiye’nin kurucusuna hakaret etmesi çok zoruma gidiyor. Yaşar Kemal’in şu sözü hiç aklımdan çıkmıyor; ‘’Bu topraklar Mustafa Kemal Paşa gibi birini bağrından çıkardıysa umut her zaman vardır…’’

***

Çocuk çobanlarımız ilk önce oğlakları güder biraz büyüyüp tecrübe kazanınca keçileri güderler. Ben de güttüm oradan biliyorum,

Göksu’nun köylerinin dolaşıyorum. Çocukların çoğu koyun gütmeye gitmiş. Köyün muhtarına kitapları, bilim dergilerini bıraktım epey. Muhtar söz verdi akşam evleri dolaşıp dağıtacak,

Öğretmenlerden öğrendim çocuklar kütüphaneden çıkmıyorlarmış teneffüste hemen kütüphaneye koşuyormuş özellikle kız öğrenciler.

Bu güzel çizmeleri alanlara, Köylere gitmem için yakıt desteği gönderenlere çok ama çok teşekkür ederim.

Koliler yağmurda yırtılmıştı. Noel baba gibi girdim okula.

Soğukta bu ayakkabılarla geliyorlar okula. Hemen çoraplarını çıkardık, sobanın yanında ayaklarını kuruttuk ve yeni çoraplarıyla, yeni ayakkabılarını giydiler.

Destek verenlere, yardım edenlere çok çok teşekkür ederim. Çocukların yüzünü güldürdünüz.

ÜTOPYA

Adıyaman Meydan köyüne vardım hiç çocuk göremedim. Bu kadar yol geldim eli boş dönmek olmazdı. Köyün muhtarını buldum meramımı anlattım. Camiden anons yapsak dedim, olur dedi. O kadar destek veriyorsunuz, kitapları ulaştırmadan döner miyim?

Ben çok inşaatta çalıştım. Beton döktüm sabahlara kadar. Demir bağladım, 14’lük inşaat demiri çektiğim çok oldu ama gönüllü faaliyetlerimize destek ve yardım istemek kadar beni yoran bir şey yok inanın...

Belki bir umut belki bir ütopya ama ben inanıyorum. Geleceğimiz okuyan, düşünen bireylerden olsun...

Çocuklar çok seviniyor. Çocuklar üşümesin. Çocuklar okusun

Çocuklar bizim geleceğimiz. Çocuklar okuyacak biz inanıyoruz.. Lütfen siz de inanın!

***

Çocuklarımıza, geleceğimize ilgi göstermek, en azından bu yolda gayret gösterenleri teşvik etmek bir anlamda insanlık görevimizdir.

***

Ahmet Yerlikaya faaliyetlerine, kitap, kitaplık, yakıt bağışı yapmak isteyen okurlarımız için (ahmetyk46@gmail.com)



YAZARLAR

  • Pazartesi 33.7 ° / 21.3 ° Bulutlar
  • Salı 32.7 ° / 21.1 ° Açık hava
  • Çarşamba 31.8 ° / 21.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.385%0,00
  • DOLAR

    8,8629% -0,03
  • EURO

    10,4043% -0,28
  • GRAM ALTIN

    499,48% 1,75
  • Ç. ALTIN

    824,142% 1,75