(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


HARİCİYE GELENEĞİMİZ NASIL BOZULDU  

‘’Yüzlerce yıllık hariciye geleneğimizi bozan kurumsal erimeyi önlemek yönünde siyasi otoriteyi uyarıp, tehlikeye işaret etmek dışında caydırıcı bir mekanizma maalesef bulunmamakta, çaresizce sessiz kalınmakta’’


Türk Hariciyesi, yerleşik düzeni, diplomasi deneyimi ve meşakkatli başarıları ile yedi düveli imrendiren bir kurum olagelmiştir.

Bu kolay erişilemeyecek saygın konum, kökleri binlerce yıllık devlet geleneğimizden beslenmiş bir Cumhuriyet dönemi başarısıdır.

İyi yetişmiş hariciye kadrolarımız ve uluslararası arenada önde gelen diplomasi performansımız her dönemde takdir kazanmıştır.

***

Hariciye geleneğimiz, 1980’lerde başlayan liberal eğilimle ufak tefek ihlallere maruz kalmışsa da tahripkâr yarayı son 20 yılda Cemaat destekli AKP iktidarı döneminde almıştır.

Cemaat veya Hizmet Hareketi olarak da bilinen Paralel Yapılanma, arkasını iktidara dayayarak palazlanmış, devlet yönetimine topyekûn yerleşme planıyla iktidar trenine, sonradan inmek üzere, yapışmıştır.

CEMAAT

Cemaat, diğer kurumlarda olduğu gibi Siyasi erkin gözleri önünde Dışişleri Bakanlığının yüzyıllık sistemini zafiyete uğratıp, bozup, yeniden yapılanma, yeni dönem, açılım gibi kulağa hoş gelen söylemlerle adım adım Bakanlık yönetimine nüfuz etmiştir.

İktidar tarafından uzun süre görmezden gelinip, suskun kalınan entrikalara ancak 15 Temmuz darbe girişiminden sonra resmi tepki verilebilmiştir.

Fethullahçı Terör Örgütü FETÖ olarak adlandırılan, Dışişleri damarlarında dolaşan Cemaat elemanları halen süregiden operasyonlarla sistemden ayıklanmaya çalışılmaktadır.

BAŞKANLIK 

Dışişlerinde açılan derin FETÖ gediği henüz kapatılamamışken bu kez aceleyle geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminde de kurumsal yapının özüne dokunmaya devam edilmiştir.

Başkanlık ile Bakanlık kadroları arasındaki görev, sorumluluk ve yetki karmaşası ve duplikasyonların yol açtığı boşluk dış politikada potansiyel riskler yaratmıştır.

Diplomasinin kendine özgü işleyişine Hariciye dışından yapılan ehil olmayan müdahalelerin yarattığı başarısızlık ve fiyaskolara ilaveten siyaseten tartışmalı şahsiyetlerin Büyükelçi olarak atanması, hariciye deneyimi olmayan, dışarıdan partili bir üst yönetim oluşturma tercihi, dış politika tuzaklarından sakınma refleksimizi köreltmiştir.

PARTİLİ YAPILANMA

Liyakat ve mesleki birikime dayanan yapısı ile her dönemde siyaset dışı kalabilmiş Dışişlerinin iç siyaset sarmallarına muhatap edilmesi, süreklilik gerektiren dış politika uygulamalarını siyasi tercihlere göre renk değiştiren istikrarsız bir konuma sokmuş bulunmaktadır.

Hariciye geleneğini zayıflatıp takatten düşüren siyasi adımlar kurumsal devlet bütünleşmesini zedeleyerek, ulusal güvenlik zafiyeti yaratmıştır.

İşinin erbabı, kariyerden yetişmiş ehil kadroların hariçte tutulduğu yeni Hariciyemiz, bundan böyle Merkezde ve dış misyonlarda, iktidara gelen siyasi partinin renklerine bürünen militanların cirit attığı, siyasi arpalıklara dönüşmek üzeredir.

Diplomasi yangınında ‘’ilk kurtarılacak’’ önemdeki Hariciye kadroları artık ‘’en son danışılanlar’’ pozisyonuna düşürülmektedir.

Yüzlerce yıllık hariciye geleneğimizi rayından çıkaran kurumsal erimeyi önlemek yönünde siyasi otoriteyi uyarıp, ulusal güvenlik tehlikesine işaret etmek dışında caydırıcı bir mekanizma maalesef bulunmamakta, olana bitene çaresizce sessiz kalınmaktadır.

Gidişatın nereye kadar uzanacağı, ne getirip götüreceği ve yeni yapılanmanın isabet derecesi elbette tarihi tespitlerle sorgulanacaktır.

 

(Not: ‘’Hariciye Geleneğimiz Nasıl Bozuldu?’’ başlıklı bu yazımız, iki yıl önce 31.08.2019 tarihinde yayınlanan ‘’Hariciye Geleneğimiz’’ başlıklı makale içeriğinin şimdiki zamana uyarlanmış halidir) 



YAZARLAR

  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • Perşembe 40.9 ° / 25.4 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4041% -0,01
  • EURO

    9,9928% 0,13
  • GRAM ALTIN

    489,06% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,949% 0,48