(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


‘ KENDİ MECRASINDA POLONYA 

’Esasen dili, dini, kültürü çok farklı olan ancak birbirine sempatisi olan milletleriz. Coğrafi mesafeye rağmen tarihte iyi kötü yakınlaşmalarımız da olmuş’’


Polonyalılar kaba saba, aksayan işlerde Ruslara ve Nazi mezalimine gönderme yaparmış.

Polonyalı Türkler ise ‘’nasıl AB olmuşlar’’, ‘’Polonya zaten Avrupa Birliğinin Türkiye’si’’ diye içinden geçirir.

***

Doğduğumuz büyüdüğümüz yerleri yeni gördüklerimizle karşılaştırıp benzeyen benzemeyen taraflarını tespit merakımız hiç bitmez.

Biraz görev yapıp, havasını koklayıp, huyuna suyuna aşina olabildiğim ülkelerden İran ve Arnavutluk’u, benim de bize benzettiğim olur.

Havası suyu derken elbette asl olan insanının doğası, davranışları.

Kudüs’ü, Tel Aviv’i ilk gördüğümde, taşına toprağına nebatına bakıp ne kadar da Adana havası var demiştim.

Arnavut dostlara, inatçı damarımız ve misafir severliğimize bakıp  ‘’iyi ve kötü yönleriyle çok benzeşiyoruz’’ derdim.

İran da biraz öyleydi, özellikle de Tebriz tarafları.

Fazla tanımamış olsam da arkadaşlar Yunanistan ve Yunan halkıyla çok benzeştiğimizi söyler.

Ancak aynı şeyleri, görev yaptığım, az çok aşina olduğum Hindistan, Libya, İngiltere, Çek ve Slovakya, Avustralya ile Güney Sudan ve Afrika coğrafyası için söylemek pek de mümkün değil. Elbette yakın taraflarımız var olsa da buralarla ayrılıklar daha baskın.

POLONYA 

Bu aralarda Polonya ve Polonyalılığı yakından tanımaya çalışıyoruz. Gözlemlerim şimdilik daha çok Güney Silezya, Batı Galiçya bölgesi, Krakow, Katoviçe tarafları.

Esasen dili, dini, kültürü çok farklı olan ancak birbirine sempati duyan halklarız. Coğrafi mesafeye rağmen tarihte iyi kötü yakınlaşmalarımız olmuş.

Şimdilerde binlerce vatandaşımız Polonya yerleşimli. Çalışıp, yaşamakta.

TARİHTE

13. Yüzyıldan Cengiz Han’ın Moğolları ve Tatar akıncılar buralarda hala hafızalarda. Moğolların asırlar önce o zamanki Başkent Krakow’u işgali, bugün ya müze malzemesi ya da sempatik turistik gösteri ve festivaller ile sembolleşmiş.

Krakow’un simgesi her adımda karşımıza çıkan Moğol Laykon atı. Bu motif neredeyse tüm ülkeye yayılmış durumda.

Litvanya Polonya’nın bir parçası iken daha fazla öne çıkan sayıları giderek azalmakta olan Musevi Türk Karaylar da her zaman akademisyenlerin odağı olmuş.

İşgal altındaki Lehistan’ın Osmanlı Sarayındaki temsili itibarı, Galiçya cephesi, Polonya’nın bağımsızlığına verdiğimiz önem de hatırlarda tazelenmekte.

Unutmamalı ki İstanbul’da popüler bir Polonez köyümüz var. Polonya’da da Turek isimli bir kasaba mevcut.

Polonyalılar ilk bakışta bize oranla biraz soğuk ve içe dönük görünse de duvarları yıkınca sıcak ve oldukça yardımsever yaratılışta. Genelde bizim taraflara merak ve sempatiyle bakan, bazı Avrupa halkları gibi ön yargı taşımayan.

***

Tıpkı bizdeki gibi memleket meselelerine dalınca ‘’biz adam olmayız’’ anlayışı var.

Başka bir sohbetimize konu olabilecek olan iç siyasetleri, iktidar, muhalefet çıkmazları, gündemleri, din, milliyetçilik, muhafazakârlık sarmalı çok gariptir ki bizle neredeyse birebir örtüşmekte.

Polonya devlet yapılanması bol bürokrasili, formaliteli. Demirperde düzeni alışkanlıkları henüz tam atılamamış.

Türkiye ve Polonya’nın İsrail diasporasında Yahudilerin esas gizli vatanı sayıldığını burada duydum ve şaşırmadım. Polonya’nın usta esnaf, artist, artizan ve zanaatkârlarının Yahudi ağırlıklı olduğu söylenir.

 

VATİKAN

Polonyalılar inanç değerlerini en önde tutan bir halk.

Gerek Nazilerin gerekse Sovyet komünistliğinin Katolikliğe açtığı savaş karşısında sımsıkı sarıldıkları Katoliklik üst kimliği şimdilerde de devam eder görünmekte.

Bunda Nazi Faşizmi ve Sovyet Komünizmine karşı duruş hırsının yanı sıra Batı ve Vatikan’ın Ruslara karşı ne pahasına olursa olsun Katoliklik desteği de rol oynamıştır.

Krakow eski şehir meydanlarındaki kilise ve dini sembollerin Vatikan’dan daha çok olduğu söylenir. Papa Jean Paul’un koyu uhrevi Krakow Başpiskoposluğundan Papalığa seçilmesi tesadüf değildir.

Krakow’un eski ve yeni mahalleleri Papa Jean Paul hatırasına daha koyu Katolik renkler taşır olmuş, bulunduğu mekanlar, görev yaptığı kiliseler plaket ve heykelleriyle donatılmış.

Bizdeki TOKİ cami inşaatları gibi buradaki yeni yerleşim yerlerine standart kilise binaları yapılmakta.

Pandemiye rağmen kilise ayinleri dolu dolu. Huşu içinde söylenen ilahiler kaldırımlardan geçenlere ulaşmakta.

 

PANDEMİ

Pandemi umursamazlığı gözle görülüyor, aşı olma oranı nüfusun yarısından az.

Dışarıda maske yasaklı adeta, ilaç için bir maskeliye rastlayamazsınız. Kapalı mekânlarda da tam serbesti hâkim. Kişilere bağlı. Maske tak diye uyarı da yok.

Toplu taşımada, market girişlerinde isteyen maske takıyor. Cepten, çantadan çıkarılan göstermelik buruşuk maskeler, iş bitince vıcık vıcık yine ceplere.

Pandemi düşük yoğunlukta seyrederken, aşıya olan ilgisizlik nedeniyle Hükümet depolardan iki milyon doz aşıyı satışa çıkarmış. İlk parti Avustralya’ya pazarlanmış.

Aksak hallerinde ‘’Avrupa’nın Türkiye’si’’ damgasını yiyen Polonya’da görünen hayat, kaldırımlara taşan ilahileriyle, bol festivalli, protestolu meydanlarıyla kendi mecrasında..



YAZARLAR

  • Salı 25.8 ° / 12.8 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 26.4 ° / 15.6 ° kırık bulutlar
  • Perşembe 28.8 ° / 16.9 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.508%1,02
  • DOLAR

    9,4635% -1,26
  • EURO

    10,9994% -1,24
  • GRAM ALTIN

    547,78% -1,65
  • Ç. ALTIN

    903,837% -1,65