(DEFTER) Büyükelçi Hasan Sevilir AŞAN


BALKANLAR BAŞKA BAHARA

Rusya, Çin, Türkiye tehlikesine dikkat çekilmesine karşın AB’nin ‘’Batı’’ Balkanlara üyelik takvimi belirleyememesi böyle bir tehlikeyi ciddiye almadığını veya atalet içinde ortak karara ulaşamadığını gösterir


Avrupa Birliği liderliği geçtiğimiz haftalarda AB Dönem Başkanı Slovenya’nın Brdo Kalesinde altı Balkan ülkesi lideriyle bir araya geldi.

Arnavutluk, Makedonya, Bosna Hersek, Sırbistan, Karadağ ve Kosova liderlerinin hazır bulunduğu zirvede, üyelik perspektiflerinde somut ilerleme bekleyen ülkeler beylik niyet beyanları karşısında yeni bir hayal kırıklığı yaşadı.

AB, yaklaşık 20 yıl önceki üyelik vaadini yine tekrarlarken, Balkanlılar, hukuk devleti olmaları, yolsuzlukla mücadele etmeleri ve reform ödevlerini yeniden hatırlattı. Bütünleşme sürecini hızlandıracağız, aynı ailenin bireyleriyiz, sizler arka bahçemizsiniz, siz olmadan eksiğiz, mesajları verdi.

Bölgenin görünürlüğünü arttırmak, dış yatırımları teşvik için 30 milyar Euro verileceğini bildirdi.

Zirvede ayrıca ‘’Batı Balkanların’’ Avrupa’ya ait olduğu, üyelik süreçlerinin uzaması halinde bölgenin Çin, Rusya ve Türkiye etkisine girebileceği tehlikesi de konuşuldu.

AB ŞEMSİYESİ

1990 demir perde dönüşümü ile Yugoslavya’dan kopan altı yeni cumhuriyet hala istikrara kavuşmamış olup, uluslararası aktörlerin katalizörlüğünde kalıcı barış arayışını sürdürmekte.

Tek kutuplu dünyaya doğan yeni Balkan cumhuriyetleri, AB ve NATO’yu alternatifi olmayan tek dış politika hedefi olarak görüp, bekalarını AB ve NATO şemsiyesine bağlamıştır.

Balkan tarihçileri, AB yönelimleri farklı aşamalarda olsa da yeni cumhuriyetlerin tamamının Brüksel’i yeni İstanbul olarak gördüklerini kabul etmektedir.

AB’nin tüm Balkanları eş zamanlı olarak bünyesine almasıyla sınırların gevşeyeceği, serbest dolaşımlı bölgede nispeten istikrar sağlanacağı büyük beklenti yaratmıştır.

Ancak kendi içinde kritik yapısal sorunlar yaşayan Birliğin isteksiz, dağınık politikaları ümitleri boşa çıkarmaktadır.

AB’nin yavaşlığı Bosna Hersek, Kosova, Makedonya gibi ‘’çok uluslu’’coğrafyalarda istikrarsızlığı arttırdığı görülmekte.

SLOVENYA ÖNERİSİ

Slovenya’nın AB Dönem Başkanlığı hazırlıkları çerçevesinde bölgeye ilgisini göstermek için Balkanlardaki istikrarsızlığa çözüm olarak radikal öneriler içeren bir diplomatik fikir kâğıdını el altından üye ülkelere iletmişti.

Tepkiler karşısında yalanlanmış olmasına rağmen AB içinde elden ele dolaştırıldığı belirtilen çalışma kâğıdında, Balkanlardaki kronik etnik sorunların ancak Büyük Arnavutluk, Büyük Sırbistan ve Büyük Hırvatistan’ın ihdası ile çözülebileceğine işaret edilmektedir.

Balkanlarda yeni bir tartışmayı tetikleyen Sloven önerileri Bosna Hersek’in Sırbistan ve Hırvatistan arasına paylaşılmasını, Kosova’nın Arnavutluk’la birleşmesi fikri üzerine inşa edilmiş olup Balkanları etnik temelli üç coğrafyaya ayırarak en az altı yedi ülkenin sınırlarını yeniden çizmekte.

Bölge ülkelerinden ilk tepkiler, son radikal dönüşümden 30 yıl sonra yeniden etnik temelde çözümler aranmasının Balkanları yeni acılara ve istikrarsızlıklara sürükleyebileceği şeklinde tezahür etmiştir.

BALKAN TÜRK CUMHURİYETİ

Slovenya önerileri Balkanlarda yeni bir etnik paylaşım tartışmasının da yolunu açmıştır.

Pandoranın etnisite kutusunun açılması, Balkan halkları için eski acı hatıraların canlanması, plebisit, referandum gibi yıpratıcı süreçlerin başlaması anlamına gelmektedir.

Balkanları üç etnik coğrafyaya paylaştıran fikirler demetinde Balkan halklarından Boşnaklar ve Türkler için ne öngörüldüğü bilinmemekle birlikte, önerilen paylaşım trafiğine bakıldığında Boşnakların ve Türklerin ortada bırakıldığı veya diğer etnisitelere ilhak olacağı anlaşılmakta.

Bu noktada, Sancak ve B-H Boşnaklarını kapsayan bir ‘’Boşnak Devleti’’ kurulması ve Kosova ve Makedonya paylaşımları dışında bırakılan Türklerin bir ‘’Balkan Türk Devleti’’ kurma talepleri sürpriz sayılmayacaktır.

Balkan Türk Cumhuriyetinin, istemeleri halinde kendisine yakın olan bazı diğer toplulukları da içerebileceği akla gelmektedir.

Anlaşıldığı kadarıyla, Slovenler, Balkanlardaki boşluklardan Türkiye’nin yararlandığı uyarısında bulunarak, Türklerin daha çok Bosna Hersek ve Makedonya’da etkili olduğuna dikkat çekmiştir.

Slovenya’nın etnik paylaşımlı çözüm önerilerinin Brdo Zirvesi kapalı toplantılarında ele alınıp alınmadığı bilinmemekte. Bilinen, Balkanların Rusya, Çin ve Türkiye etkisine bırakılmaması için AB üyelik süreçlerinin hızlandırılmasına ilişkin istişareler yapıldığıdır.

Rusya, Çin ve Türkiye tehlikesine dikkat çekilmesine karşın AB liderliğinin ‘’Batı’’ Balkanlara üyelik konusunda takvim içeren somut adım atamamış olması, böyle bir tehlikeyi ciddiye almadığı veya karar alma mekanizmalarındaki atalet olarak anlaşılmalıdır.

AB ve ‘’Batı Balkanlar’’ zirvesinden çıkan sonuç, Balkanların üyelik umutlarının yine başka bir bahara kaldığıdır.



YAZARLAR

  • Cuma 16 ° / 8.8 ° kırık bulutlar
  • Cumartesi 18.1 ° / 11.1 ° kırık bulutlar
  • Pazar 19.5 ° / 10.8 ° kırık bulutlar
  • BIST 100

    1.909%1,55
  • DOLAR

    13,8555% 1,41
  • EURO

    15,6781% 1,09
  • GRAM ALTIN

    785,05% 0,76
  • Ç. ALTIN

    1295,3325% 0,76