Prof. Dr. Süleyman BOZDEMİR


 FİZİKSEL BİLİMLERİN EVRİMİNDE BAŞLICA FELSEFİ VE METODİK DÜŞÜNCELER (2)


Bu yüzden günümüzde fizikçiler, kimyacılar, kısacası fiziksel bilimciler, bilim felsefecileri, mesleklerinden olmayanların da anlayabileceği bir düzeyde konferans vermeli, popüler makaleler yazmalı ve böylece fiziksel bilimlerdeki yeni gelişmeleri okuyucuya iletme çalışmalarına yardımcı olmalıdırlar. Çünkü her meslekten geniş okuyucu kitlelerinin düşünsel ilerlemesinde bu iletime, geçmiştekine oranla çok daha büyük bir gereksinim vardır. Bu iletim, bir yandan da kimi tehlikeleri de kendisiyle birlikte getirmekte ve bazı engellerle karşılaşmaktadır. Açıkça söylemekte yarar var: Ne denli seçkin bir bilimci olursa olsun, kimilerimiz, fiziksel bilimleri ve onun metotlarını-felsefesini okuyucuya iletme sanatının gerektirdiği, doğuştan gelme bir yetenek sayılabilecek o anlatım ustalığını gösterememektedir. Bunun sonucu, bilimin halka iletilmesi işi, fiziksel bilimlerdeki son ilerlemelerin pek iyi bilinmeyen, bunları ya kötü bir yolla yorumlamaya ya da kazanç amacı güderek okuyucularını bilgilendirmekten çok, onların sayısını çoğaltmak kaygısı taşıyan ve dolayısıyla daha kolay anlaşılabilir görünebilmek için, açıklamaların düzeyini düşürmek eğilimi gösteren, bunu da, bilginin doğruluğunu zedeleme pahasına yapan kimselere zaman zaman rastlanmaktadır.

Öyleyse, çağdaş toplum içindeki rolünün bilincini taşıyan gerçek bilim insanları, geniş halk katmanlarına bilimdeki gelişmeleri sunma çalışmalarına kayıtsız kalmamalıdır; çünkü, bilimsel ilerlemelerin düşünsel yüceliğini ve pratik alanda onlardan doğabilecek son derece önemli sonuçları, bu katmanlara yalnızca böyle bir çalışma öğretebilecektir.

Bilimi geniş halk kitlelerine, verdikleri halk konferansları ve eserleriyle çok başarılı bir biçimde sunmayı başarmış çok sayıda değerli bilim insanları bulunmaktadır, Bunlar arasında ünlü İngiliz deneysel fizikçi Faraday, Nobel fizik ödülü almış Amerikalı fizikçi Richard Feynman ve dünyanın en bilgili ve yaratıcı matematiksel fizikçilerinden biri olan ünlü İngiliz bilim adamı Roger Penrose sayılabilir.

Roger Penrose’ un 1989 yılında ‘’Oxford University Press’’ tarafından yayınlanan  ‘’The Eperor’s New Mind/Concernin Computers, Minds,and The Laws of Physics ‘’ adlı yapıtı aynı meslekten olmayanlar için yazılmış ve bugün bilim klasikleri arasına girmiş  harika bir çalışmadır. Bu eser dilimize, Prof.Dr.Tekin DERELİ tarafından, nefis bir Türkçe ile, ‘’Kralın Yeni Usu/Bilgisayar ve Zeka, Fiziğin Gizemi, Us Nerede?’’ adıyla üç cilt halinde kazandırılmış ve 1997  yılından itibaren TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları serisinde yayımlanmaya başlanmıştır.

Kralın Yeni Usu; yapay zekayı, usu ve bilimi tartışan, modern fizik, evren bilimi, matematik ve felsefe üzerine bugüne kadar yazılmış en ilginç, sıra dışı yapıtlardan biridir. Bu ve buna benzer nitelikli eserleri okuyanlar, çoğumuzun belki de pek farkında olmadığımız, bilimin kraliçesi fiziksel bilimlerin gizemli bir yanının olduğunu ve özellikle bilimsel metodoloji ve bilim felsefesi üzerinde çok etkin bir rol oynadığını göreceklerdir.( 2 )

Günümüzde, fiziksel bilimlerin felsefesi ve metotları konusunda yeterince ilgi çekici çalışmalar yapılmamaktadır. Oysa birçok devrim niteliğindeki buluşlar, fiziksel bilimlerin felsefi düşünce mekanizmasından çıkmıştır. Bu konu kuşkusuz; filozoflar, doğa bilimcileri, veya bilim filozofları gibi ünlü bilim insanları tarafından ayrıntılarıyla incelenmesi gereken, çok ilginç ve geniş bir konudur. Onun hakkıyla yapabilmesi için bu konularda yeni tez çalışmalarının yapılması gerekebilir. Örneğin, başlıca tarihsel görünüşü düşünebilirsiniz ki o: geçen yüzyılda fiziksel bilimlerin felsefesi ve yöntemleri nasıl gelişti, aynı zamanda bilimin gelişmesini nasıl etkilediğiyle ilgilidir. İnsan aynı zamanda, bir filozofun, bilimcinin, bilim felsefecisinin, ya da fizikçi-filozofun fiziksel bilimlerin yöntemi ve felsefesi konusunu, kendi bakış açılarından ele alarak, oldukça farklı bir görüş noktasından inceleyebileceklerini düşünebilir. Bu konuda yanıtlanması gereken diğer bir sorun şu olabilir: Günümüzde, fiziksel bilimlerin felsefesi ve yöntemleri konusunda ülkemizde ne gibi çalışmaların yapılabileceğiyle ilgilidir. Filozof-fizikçilerin ve bilim felsefecilerinin bu konuya ilgi göstermelerini bekliyoruz.

Bir kuramsal fizikçi olarak, aşağı yukarı çeyrek asırdan beri bir hobi olarak ilgilendiğim ve seçmeli ders olarak zaman zaman verdiğim Bilim Felsefesi dersinin konularından biri olan ‘’fiziksel bilimlerin yöntemleri ve felsefesi’’ konusunda, verdiğim konferanslardan, seminerlerden, fizik kongrelerinde sunduğum bildirilerden, ve yurt içi bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerimden aldığım geri dönüt ve yoğun sorulardan bu konunun, kamuoyunca pek bilinmediği, bilim felsefecileri ve fizikçi- filozoflar arasında yeterince ilgi görmediği ve araştırılmadığı izlenimini edindim.



YAZARLAR

  • Salı 22.1 ° / 14.7 ° kırık bulutlar
  • Çarşamba 19.9 ° / 9.1 ° Hafif yağmur
  • Perşembe 16.5 ° / 8.1 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.808%-0,05
  • DOLAR

    12,8597% 0,34
  • EURO

    14,5827% 0,79
  • GRAM ALTIN

    741,65% 0,90
  • Ç. ALTIN

    1223,7225% 0,90