Can UĞURATEŞ-Sırası Geldikçe


BUKALEMUN KOSTÜMLÜ AYDINLAR


Aydın kavramı, ülke için olduğu kadar insanlık için de çok önemli. Aydın olmanın, insanlık adına kişiye yüklediği önemli sorumluluklar var. Bu sorumlulukların başında da tavır ve davranışlarıyla halka güzel örnek olmak ilkesi geliyor. Kıstas: Doğruluk ve dürüstlük. Çünkü sıradan tabir edilen insanlar, bu saygın olarak kabul ettikleri, saygı duydukları aydınların, her tavır ve davranışını dikkatle takip ederek, gerekli gördüğünde onları örnek alıyor.

Bir aydının belirleyici özellikleri: İletişim becerisi, alçak gönüllülük, empati kurabilme, hoşgörülü olma, nesnellik, birlik ve beraberlik ruhu, ikna edebilme kabiliyeti ve tabii ki üstün bir genel kültür birikimi. Bir ülkenin entelijansiyası (Aydınlar topluluğu) o ülkenin geleceğinin şekillenmesinde de önemli bir etken. Devlet yönetimi, diplomasi ve üst bürokrasi de aydın olmak zorunda. Peki ama gerçekten de öyle mi? Yani, realitede yönetici kesimin tamamı ile diplomatlar ve üst bürokratlar entelektüel mi? Esasen ideal olan, tamamının entelektüel olması ve bir aydının tüm sorumluluklarını içlerine sindirerek taşımaları ama gerçekte böyle olmadığı da çok açık. Bir realite var: Entelektüellik günümüzde halk tarafından sadece tahsilli olmakla veya makam sahibi olmakla eş değer konumda algılanıyor ki sorun da bu anlam karmaşasında başlıyor.  Tahsilli olmakla aydın olmak eşanlamlı değilken, aydın kavramı tahsili de kapsıyor ama bir başına tahsil aydın olmaya yetmiyor.

Toplumun ileri gelenleri ifadesi ile aydın kavramını da karıştırmamak gerekir ki bu iki kavram da sıklıkla birbiriyle karıştırılıyor. Bu iki kavramın en önemli farkları, toplumun ileri gelenlerinin, konumlarıyla, her durumda entelektüel olma gibi bir zorunlulukları olmaması ve farklı kıstasların, kişileri ileri gelen konumuna yerleştirmesi. Ancak, güzel olan ya da ideali, toplumun ileri gelenlerinin tamamının entelektüel olması ki böyle bir etken, toplumu doğrudan çağdaş medeniyet seviyesine taşır.

Her aydın dürüst olmak zorundayken, günümüzdeki örnekleriyle, entelektüelliğin, kişilerin karakter özellikleriyle değişim gösterdiği gözleniyor. Özellikle günümüz konjonktüründe yeni bir entelijansiya ortaya çıkmaya başladı: Bukalemun kostümlü aydınlar. Bukalemun, bulunduğu ortama uygun olarak rengini değiştirerek, her ortama uyumla kamufle olmayı başarabilen bir sürüngen türü. Ancak bukalemun kavramı aynı zamanda: Çabucak düşünce, tutum ve davranışlarını değiştiren, çıkarına göre ayarlayan kimse tanımıyla da algılarda yer etmiş. Günümüzde, neredeyse hemen her kesimde, kendisini aydın olarak tanımlayanlardan önemli bir kısmının, konjonktüre uygun değişimle, gelişen ortama uyum sağlamayı başardığı gözleniyor. Esasen, literatürde bu karaktere sahip kişileri tanımlayan bir kavram daha var: Her devrin adamları.

Her devrin adamlarıyla, gerçek entelijansiya arasındaki en önemli fark, doğruluk ve dürüstlük ilkeleriyle ortaya çıkıyor. Herkes okuyabilir, herkes bilgi sahibi olabilir, herkes gerekli şartları sağladığında makam sahibi olabilir ama herkes entelektüel olamaz. Özellikle her devrin adamları, aydın kavramını zedeler.

Kimdir aydın? Aydın: Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli, münevver, entelektüel anlamında sözlüksel tanımını buluyor. Aydın için en önemli özellik, tüm davranış şekilleriyle güzel örnek olabilmekken, günümüz gelişmelerinde oluşan görünümle, zihinler bulanıklaşıyor. Devreye giren bukalemun kostümlü aydınlar, halk üzerinde oluşan algıyla münevver olarak kabul görürken, aydın kavramının anlamı da giderek dejenere oluyor.

Aydın, dimdik ayakta dururken, yanlış empozelere direnciyle, her daim örnek olarak öne çıkar. Aydın, kendi menfaatlerini her ne şartta olursa olsun öne çıkarmaz. Aydın, kişisel özellikleriyle adil ve objektif olmak zorundadır. Aydın, doğruluğu, dürüstlüğü benimseyendir. Doğaldır ki her bireyin bir dünya görüşü, kendisi açıkça tanımlamasa da belirli bir ideolojisi vardır ve olmalıdır da. Aydın da bireyselliğinde bir görüş benimsemekle, eleştirilemez. Ancak, kendini aydın olarak tanımlayan ya da halkça aydın olarak algılanan kişiler, konjonktüre uygun şekil değiştirmez. Sadece var ise yanlışını fark ettiğinde, doğru istikamete dönmeyi bilir. Doğaldır ki fikirler üstün olanla değişim gösterir ve bilim de gözlemler ve deneyler sonucu yanlış olduğu belirlenen varsayımların değişimini öngörür. Ancak bu durum, bir aydının ya da kendini aydın olarak tanımlayanın, kendi menfaatleri doğrultusunda oluşan konjonktüre göre, ideolojik boyutta, saf fikirsel boyutta ve davranış şekillerinde değişime girmesini gerektirmez. Üstelik bilinmelidir ki bukalemun kostümü, güvenilir olması gereken için istenmeyendir. Kostümün değişken rengi, doğruluk ve dürüstlükle doğrudan çelişir. O halde günümüzde kendini aydın olarak tanımlarken, sıklıkla görüş değiştirenlerin, bir durup düşünmesi gerekir.



YAZARLAR

  • Cuma 16 ° / 8.8 ° kırık bulutlar
  • Cumartesi 18.1 ° / 11.1 ° kırık bulutlar
  • Pazar 19.5 ° / 10.8 ° kırık bulutlar
  • BIST 100

    1.909%1,56
  • DOLAR

    13,7970% 0,98
  • EURO

    15,5908% 0,53
  • GRAM ALTIN

    783,43% 0,56
  • Ç. ALTIN

    1292,6595% 0,56