SANİYE VİLDAN GÜZEL - İNADINA ŞİİR


"RUHUNU AKSETTİREN BU MEKTUP AYNA MI?


"RUHUNU AKSETTİREN BU MEKTUP AYNA MI?
              SEN MİSİN AH NİHAL'İM SEN MİSİN GÜLÜMSEYEN?"                                                                                 CAHİT SITKI 

CAHİT SITKI, edebiyatımızın tartışmasız güçlü şairlerindendir; yeri iyice belirlenmiştir. O, şiir üzerine durmadan düşünmüştür; bağlanacağı ölçüyü, düzeni, anlayışı, değerleri bulmak için... Şairlerin, yazarların  güzel günlüklerini ve mektuplarını ilgiyle, büyük bir tad alarak okurum. CAHİT SITKI'NIN MEKTUPLARI'nı da aynı duygularla okudum.

ZİYA'YA MEKTUPLAR 
Cahit Sıtkı Tarancı ve Ziya Osman Saba'nın arkadaşlıkları  Galatasaray Lisesi yıllarından başlayarak Cahit Sıtkı'nın ölümüne kadar sürer. Ziya'ya Mektuplar, Cahit Sıtkı’nın Diyarbakır’dan, Paris’ten, Burhaniye’den, Ankara’dan Ziya Osman Saba’ya yazdığı mektupların yayımlandığı bir yapıt...
İki şairin birbirlerinin şiirlerine eleştirilerini, Cahit Sıtkı’nın şiir dünyasına ve dönemin edebiyatçılarına dair görüşlerini içeren bu mektuplardan daha önce söz etmiş ve alıntı yapmıştım.

EVİME VE NİHAL'E MEKTUPLAR
Aile bağlarının önemini daha da duyumsadığımız bu bayram gününde CAHİT SITKI geldi usuma; çünkü Cahit Sıtkı -daha önce okumuştum mektuplarını -ailesine çok bağlı, saygılı biriydi. 
Tekrar okumak isteğini duydum. Kızkardeşi Nihal Erkmenoğlu'nun verdiği mektupları, Prof. Dr. İNCİ ENGİNÜN kitaplaştırmıştı 1989 yılında. 
İlk okuyuşumda, aile bağının kuvvetli olması dışında, hayatta tek idealini de öğrenince etkilenmiştim.
11.2.1931 tarihli, ablası Nihal'e yazdığı mektubunda "Ben çalışıyorum. Mektep yarınki perşembe günü bayram ertesine kadar tatildir... Boş zamanlarımda ara ara şiir yazıyorum. Ne yapayım benim zevkim, aşkım, gayem de odur." dedikten sonra "Son şiirlerimden biri" diyerek şu şiiri yazmıştır mektuba...

BİR İTİRAF 

Hiçbir el durdurmadı alnımın ateşini, 
Gönülden uçurtmamı kimse uçuramadı 
Hiçbir el durdurmadı alnımın ateşini. 

Doğmadı gözlerime lâyık bir güneş bile; 
Ümitlerim boş çıktı, kof cevizler gibi boş,
Doğmadı gözlerime lâyık bir güneş bile.

Ruhum dalga kahrından usanmış dertli kaya,
Kimsesiz bir bedbahttır eğilmiş suya bakar;
Ruhum dalga kahrından usanmış dertli kaya,
Kilitli bir sarayda ağlıyor dul kadınlar.  -CAHİT SITKI 
Hayatta tek isteğinin şiirde başarıya ulaşmak olduğunu söyleyen ve bu uğurda bütün gücünü harcayan Cahit Sıtkı'nın, mektuplarından şiir hakkındaki görüşlerini öğrenme olanağı da buluyoruz.

ANNE NE YAPTIN?

Anne sana kim dedi yavrunu doğurmayı?
Sanki karnında fazla yaramazlık mı ettim?
Senden istemiyordum ne tacı ne sarayı
Karnında yaşıyordum kafiydi saadetim. 

Bir kere doğurdunsa sonra niçin büyüttün?
Kundakta beşikte de bir zahmetim mi vardı?
Koynundan niçin attın yavrunu bütün bütün. 
Bilmiyor muydun ki o yalnızlıktan korkardı? 

Sütünden tatlı mıdır anne sanki bu hayat?
Bana sorsana anne, yaşamak bir hüner mi?
El aç, yalvar gündüze geceye boyun uzat.
Bu uğurda bir ömür çürütmeye değer mi?  -CAHİT SITKI

23.3.1931 tarihli yine Nihal'e yazdığı mektubunda bu şiirinden söz eder. "Ah Nihalciğim, bari sen hiç büyümeyeydin ve daima çocuk kalaydın! Ah bunu o kadar isterdim ki! Bu benim için ne hoş olurdu! Hele ben büyümemeyi ne kadar arzu ediyorum. Hani geçen sene 'Anne ne yaptın?' diye bir şiir yazmıştım, onun  manasını ve kıymetini gün geçtikçe fazlalaşmış buluyorum. Benim gibi, hiç doğmamayı ve doğduktan sonra hiç büyümemeyi arzu edenler, kim bilir ne kadar çoktur!"
Şairin mektuplarını okuyunca, en ince ayrıntısına kadar neden böyle duyumsadığını öğrenebiliyoruz.  
Cahit Sıtkı, gerek İstanbul Saint- Joseph'te (1924) okurken, gerekse Galatasaray Lisesi'ne kaydolduğu (1928-1929 öğretim yılı) ilk yılda arkadaşlarıyla sağlıklı iletişimler kuramayışı biraz da onlardan gördüğü anlayışsız, kötü davranış yüzünden daha içe kapanık ürkek ve kötümser olur. Zaten son derece duygulu, nazik, son derece alıngan yaradılışta bir çocuktur.
24.9.1929 tarihli, "Sevgili Anneciğim" diye başlayan mektubunda; bu dışlanmışlık, terkedilmişlik, yalnızlık duygusunu dile getirir: "Kıymetini takdirden âciz olduğumuz üç aylık muammalı bir saadet devresinden sonra böyle birdenbire uzaklara atılmak, şefkatiniz ülkesinden uzak, yabancı bir yerde yatıp kalkmak, yiyip içmek, annesini muzdarip hayatının biricik güneşi addeden hassas bir çocuk için  mukadderatın amansız bir fermanıdır...

Diyarbakır'dan ayrılalı 4 yıl gibi uzun bir süre geçmesine karşın şair hâlâ gurbete alışamamıştır. 
Yukarıda da yazdığım gibi Cahit Sıtkı, sürekli çocuk kalma isteğindedir. Kendisini hep annenin dizlerinde avunmaya muhtaç bir çocuk gibi duyumsar:
"Çok zaman annemin dizlerine hasret
Koydum başımı kendi dizlerime 
Doya doya ağladım..."   -CAHİT SITKI

Nihal'e yazdığı 21.2.1931 tarihli mektubunda "Bana bakma, ben yalnızlığı bütün acısıyla duyan bir çocuğum" demiştir. Altına da şiirini yazmıştır:

YALNIZLIK

Geniş, siyah gölgesi hayatımı kaplayan,
Tepemde kanat germiş bir kartaldır yalnızlık.
Kalp çarpıntılarıyla günleri hesaplayan
Bir benim, benim olan bir masaldır yalnızlık.

Gördüm yapraklarımın bir bir döküldüğünü;
Baharda yaşamanın bilmedim nedir tadı,
Gemi yüzü görmeyen bir limanın hüznünü
Kimsesiz gönlüm kadar hiçbir gönül duymadı.


Bir ayna parçasından başka beni kim anlar,
Bir mum gibi erirken bu bitmeyen düğünde
Bir kardeş tesellisi verir bana aynalar
Aynalar da olmasa işim ne yeryüzünde?   -CAHİT SITKI

Ben, şiirlerinden özel mektuplarına kadar duygularını yansıtan satır ve dizeleri okudukça şairin kişisel yaşamını, duygu dünyasını çözümlemenin kolaylaştığını düşünüyorum. En önemlisi de şiirleri en doğru bakış açısıyla algılayabilmek için gerekli olduğu görüşünde olan biri olarak, şairin kendi kendisini çözümlemesi diye değerlendirdiğim mektupları severek okurum.
Yazımı Cahit Sıtkı'nın bir şiiriyle tamamlıyorum. Ruhu şad olsun.

KARA SEVDA

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlerde yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir. 

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir.  -CAHİT SITKI 
HOŞÇA KALIN.



YAZARLAR

  • Cumartesi 40.6 ° / 24.4 ° Açık hava
  • Pazar 40.8 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Pazartesi 42.6 ° / 24.4 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.393%0,09
  • DOLAR

    8,4445% -0,13
  • EURO

    10,0553% -0,13
  • GRAM ALTIN

    491,08% -1,23
  • Ç. ALTIN

    810,282% -1,23