Hüseyin Erkan, Eğitimci/Yazar


DEĞİŞTİREBİLİRİZ, KADERİNİ ÜLKEMİZİN


Sevgi,

Gönlümdeki ümit;

Bütün ümitleri açan anahtar…

                Sabri Galip NAKİPLER

 

                İlk kez, “Ben, kara çadırda doğmuş bir Yörük çocuğuyum.” dediğini duymuştum; Aksu Öğretmen Okulu’nda bir öğretmenimden.

                Yıl 1957 idi. Beşinci sınıf öğrencisiydim. Okulumuza yeni atanmıştı; bu öğretmen. Adını sanını bile bilmiyorduk henüz. İlk dersimize girişinde, şöyle tanıtmıştı kendini:

                Mustafa Şanlı idi adı…  Antalya’nın birçok ilçesi gibi Toroslar’ın göbeğindeki Korkuteli ilçesinde doğup bir zamanlar adı Aksu Köy Enstitüsü olan bu okulda okuduğunu, sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirdiğini söyledi.

                Dersimiz edebiyat ya da kompozisyondu. Ders kitapları dışında gazete, dergi ve kitap okuyup okumadığımızı merak etti. Doğrusu ya, o güne kadar bunu merak edip soran bir Türkçe ve edebiyat öğretmenimiz olmamıştı hiç.

                İlk dersinde Yörük çocuğu olduğunu kıvançla söyleyen Mustafa Şanlı, okumayı seviyordu; ne güzel!.. Az buçuk ben de sevdiğim için, sevinmiştim; dersimize ilk kez böyle bir öğretmenin gelmesine.

                Kursağımda kaldı; sevincim ama. İki hafta sonra, okula yeni atanan bir edebiyat öğretmeni gelince, yeniden bir program yapmak zorunda kaldı okul yönetimi. Bu kez, Mustafa Şanlı yerine, başka bir öğretmen geldi dersimize. O şansı biz kaybettik ama başka arkadaşlar kazandı. Onlardan biri de Süleyman Bozdemir…

                Kimmiş, bakalım bu arkadaş:

                Süleyman Bozdemir, Mersin ilimizin eskiden Gülnar, şimdi ise Aydıncık ilçesine bağlı Eskiyörük köyünde, konargöçer bir Yörük ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir; İkinci Dünya Savaşının tam ortalarında.

                Yaşı çoktan gelip geçtiği halde okula gönderilmez. Yedi yaşına gelen çocuklar hep okula giderse, develeri kim güdecek? Değil mi ya!

                Küçük Süleyman, develeri güder gütmesine de, bir şeyler kafasına dank eder bir gün. Okula giden yaşıtlarını düşünüp, “Benim onlardan eksiğim ne?” diye soruverir.

                Bir kez sormakla bırakmaz ama. Israr eder, “Ben de okula gideceğim; ben de okuyacağım.” diye tutturur. Birkaç yıl gecikmeyle de olsa, zaferi O kazanır sonunda.

                Bilirsiniz, zorla elde edilen şeyler daha kıymetlidir. Bu kural, Süleyman’ın başarılı bir öğrenci olmasını etkilemiştir; dersem, yanlış olmaz sanırım.

                Nitekim Süleyman Bozdemir, ilkokuldaki başarısıyla Aksu Öğretmen Okulu’nun yazılı ve sözlü sınavını kazanmış, Aksu’daki başarısıyla da Ankara Yüksek Öğretmen Okulu’na girmeyi hak etmiştir.

                Aydıncık ilçesinin Eskiyörük köyündeki Yörük ailesi, değerli bir deve çobanını kaybetmiş ama ülkemiz seçkin bir profesör, bir fizik profesörü kazanmıştır. (Kızım Dilem Gözde’nin notu: Hani hep diyorlar ya, “Ben çok istiyordum ama ailem okutmadı beni” diye. Gerçekten isteyen okuyor demek ki. Kanlı canlı bir örnek işte… Onlarınki sadece bahane!!!)

                Evet, Aksu’da bir Yörük çocuğu olduğunu övünç ve kıvançla söyleyen öğretmen Mustafa Şanlı’nın öğrencisi Prof. Dr. Süleyman Bozdemir de “Bir Yaşam Öyküsü-Eğitime ve Bilime Adanmış Bir Ömür” adlı eserinde, bir Yörük çocuğu olduğunu belirtir özellikle.

                Her bilinçli aydın yurttaşımız gibi, “Onca yıl çalıştım emekli oldum. Bana ne eğitimden, bana ne bilimden. Bana ne ülkenin yönetiminden! Yatıp dinleneceğim artık.” demeyip araştırmaya, üretmeye, yazmaya devam ediyor.

                Yeni çıkan, “Osmanlı’dan Günümüze Eğitimdeki Gelişmelere Eleştirel Bir Bakış” adlı eserinde, “21. Yüzyılda eğitim sistemimiz nasıl olmalı?” sorusunun yanıtını aramış.

                Dünü bilmeden bugünü anlamak, yarınlar için doğru ve gerçekçi projeler yapmak mümkün değildir.

                Bu gerçeği çok iyi bilen eğitimci profesörümüz, önce, eğitim tarihimizi incelemekle başlıyor işe.

                Şunu çok iyi görmüş ki yazar, eğitimimiz ne kadar ileri ve çağdaşsa, ülkemiz ve devletimiz de o kadar ileri… Eğitimimiz ne kadar geri ve çağdışıysa; ülkemiz, halkımız ve devletimiz de o kadar geri, yoksul ve çağdışı…

                Ben çıkayım da aradan, Prof. Bozdemir’i dinleyin siz:

                “21. Yüzyılda çözüm bekleyen sorunlar, 20. yüzyıl eğitim düzeyi ile halledilemez. Dünya insanı, bugün ve yarın, çevre sorunları, kıtlık, su yetersizliği, tarım arazilerinin azlığı, hızlı nüfus artışı, küresel ısınma, yoksulluk ve terör ile daha çok mücadele etmek zorundadır. Gelecek dönemde bu sorunların çok daha ciddi boyutlara ulaşacağı kaçınılmaz görünüyor. Bu nedenle dahi, 21. yüzyıl eğitim sisteminde okullar, bilgi alınan ve bilgi üreten, düşünen, yeni bilgileri yeni teknolojilerde yaşatabilen, gerekli hizmet üretim ve dağıtımında toplum yararına aktif rol oynayan, ekip çalışmasına yatkın düşünen, araştıran, sorun yaratan değil, sorun çözen kişiler yetiştiren merkezler olarak yeniden ele alınmalıdır.” dedikten sonra:

                 “Öğretmenler de bunu çok iyi bilen, uygulayan ve uygulatan olarak yetiştirilmelidir.” der ki, eğitim sorununun özü ve özeti budur işte.

                İyi bir eğitim olmadan, hiçbir şeyin iyi olamayacağını çok iyi bilen Atatürk’ün, 1921’de Ankara önlerine kadar gelen silahlı düşmanı durdurmaya çalışırken, aynı günlerde cehalet denen düşmana da savaş açıp öğretmenleri bu savaşın komutanları olarak selamlaması gerçekten düşünmeye değer.

                “Dünyayı değiştirmek için kullanabileceğimiz en güçlü silah eğitimdir.” demiş ya Nelson Mandela, aynı görüşteyim:

                Ülkemizi gerilikten kurtarıp çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yapmamız gereken en önemli şey, çağdaş bir eğitim yöntemi uygulamaktır.

                Üzerinde dikkatle çalışılmış, çok değerli bir emek ürünü, Prof. Bozdemir’in eseri. (*)

 

Hüseyin Erkan

huseyinerkan.antalya@gmail.com

 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

(*) Osmanlı’dan Günümüze Eğitimdeki Gelişmelere Eleştirel Bir Bakış – 21. Yüzyılda Eğitim Sistemimiz Nasıl Olmalı: Prof. Dr. Süleyman Bozdemir, Cinius Yayınları 2021, 266 sayfa.



YAZARLAR

  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • Perşembe 40.9 ° / 25.4 ° Bulutlar
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4093% 0,05
  • EURO

    9,9921% 0,13
  • GRAM ALTIN

    489,06% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,949% 0,48