GÜLCAN TÜRKMEN


Reklamlar gerçek olsa


Emel Sayın’ın 1972 yılında seslendirdiği ve aradan geçen o zamana kadar dillerden düşmeyen bir şarkıdır Rüyalar Gerçek Olsa şarkısı.
Şarkıda rüyada görülen şeylerin aynen gerçek reel dünyada da yaşanması temenni edilerek şarkının sözleri devam ettirilir. Reklamlar de tıpkı rüyalar gibidir. Reklamları izlerken onun büyüsüne kapılıp gidersiniz. Sizi bu dünyadan alır, götürür başka ancak güzel alemlerde yolculuğa çıkartır.
Reklamın üstlenmiş olduğu temel işlev ürünle ilgili bilgi vermek, ürünün markasını ve niteliklerini hedef kitleye ulaştırmaktır. Bir ürün ne kadar geniş alanlarda, ne kadar çok insana duyurulursa o kadar çok tüketicisi olacaktır. Bir ürünün markası ve ne olduğu ne kadar çok tekrar edilirse, zihinlerde yer etmesi o ölçüde derin olup yıllarca etkinliğini sürdürecektir. Marka ne kadar güçlü olursa olsun, tüketiciye sürekli ulaştırılmadığı sürece belki zihinlerden silinecek, piyasada benzer pek çok ürünün bulunması nedeniyle belki de tercih yönünün değiştirilmesine sebep olacaktır.
Türkiye’de reklam algısı güzel oluşturulmaktadır. Özellikle belirli markalarda yapılan reklam çalışmaları her zaman başarılı olmuştur ve olmaya da devam etmektedir. Başarılı reklamlar başarılı markalar sonucuna götürmüyor bizleri elbette.
Bizler televizyonlarımızın başında otururken reklamların büyüsüne kapılarak tanıtılan ürünlerden etkilenebiliyoruz. O tanıtılan ürün yada hizmet her ise satın alıp kullanıyoruz ancak beklentimizi karşılamadığında büyük hala kırıklığı yaşıyoruz.
Günümüzde en önemli ve kaliteli reklamları GSM şirketleri yapıyor. Reklam konusunda birbirleri ile sıkı bir rekabet halinde olan GSM şirketleri insanları etkilemeyi başaran reklamlar yapmayı sürdürüyorlar. Çekim gücü, kampanyaları, ıvızı zıvırı güzel bir senaryoyla önümüze geldiğinde balıklama atlıyoruz ancak gerçek hayat reklamlar gibi olmuyor maalesef.
Sürekli çekim kalitesi ile reklamlarını yapan bir GSM operatörüne bu konudan muzdarip olan bir arkadaşım geçiş yaptı. Çekim kalitesinin övüldüğü kadar olmamasının yanı sıra internet kullanımlarının operatör tarafından azaltılması arkadaşımın canını sıktı.
Öte yandan yine bir tanıdığın başına gelen olayda aynı GSM operatörü Ramazan ayı boyunca müşterilerinin birbirlerine GB, Dakika gibi hediyeler hediye etmelerine imkan veren bir kampanya yaptı. Arkadaşa 4 GB internet hediye ediliyor 24 saat geçerli olmak üzere. Hediyeyi kullanıma başlayabileceğini belirten bilgi mesajı da geliyor. Yani kendisine hediye edilen 4 GB interneti kullanmaya başladığı anda bir mesaj daha geliyor ve mesajda paket aşımı yaptığı ve bu nedenle ekstradan aşım bedeli ödeyeceği yazıyor. Arkadaşım hemen müşteri hizmetlerini arıyor oradaki görevliler yardımcı olmuyor. Mobil uygulamadan dilekçe yazması isteniyor. Mobil uygulamadan digital asistan cevap vermeye çalışıyor ama sorunu anlamıyor bir de ona dilekçe iletilmesi isteniyor. Yani vatandaş derdini anlatamadan aşım bedelini ödemek zorunda kalıyor. 
Bu sadece küçük bir örnek… Bunun gibi yüzbinlerce örnek her gün yaşanıyor. Reklamlarda toz pembe gösterilen şeylerin büyük çoğunluğu vatandaşı aldığına alacağına bin pişman ediyor. Reklamlar elbette hedef kitleyi etkilemeye dönük olacak ancak kandırma, aldatma, satış ana amaç olmayacak. Öyle olursa bir kez düşürürsünüz vatandaşı bir dahaki ne de avucunuzu yalamak zorunda kalırsınız.



YAZARLAR

  • Cumartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazar 0 ° / 0 ° Yok
  • Pazartesi 0 ° / 0 ° Yok
  • BIST 100

    1.391%-1,63
  • DOLAR

    8,7540% 0,40
  • EURO

    10,3892% -0,08
  • GRAM ALTIN

    495,47% -0,34
  • Ç. ALTIN

    817,5255% -0,34