GÜLCAN TÜRKMEN


İnsanlık olarak tahammülsüz olduk


Son zamanlarda kafanızı nereye çevirirseniz çevirin asabi, birbirine tahammül edemeyen insanlar görüyorsunuz. En ufak bir şeyde patlamaya hazır saatli bomba gibi dolanan insanlar etrafımızda adeta kol geziyor.
Neden böyle olduk? Ne oldu bizim nezaketimize hoşgörümüze? diye insan ister istemez soruyor kendi kendine.
İnsanlar gittikçe kabalaşıyor. Karşısındakinin kadın, yaşlı, çocuk olmasının de önemi kalmadı sudan bir sebeple kavga çıkarmak için artık.
Bu durum o kadar vahim bir hal aldı ki, yolda yürürken istemeden birisine çapıp özür dileseniz bile, dilediğiniz özrün bir anlamı ve hükmü bile yok maalesef…
Siz özür diliyorsunuz. Karşılık olarak da kaba saba sözler işitiyorsunuz. Argolu kelimeler ile başlayan cümleler ile muhatap olmak zorunda kalıyorsunuz. Daha sonrasında ise, önüne baksana gibi başlayan cümle ‘sen benim kim olduğumu biliyor musun …” şeklinde çirkinleşerek devam edip gidiyor. Cevap verseniz, ‘zaten laftan anlayan bir insan olsa böyle konuşmaz’ diye düşünüp yolunuza bakıyorsunuz. Bir şey demeden yolunuza baksanız içine batıyor bu durum.
Örnekleri çoğaltacak olursak; özellikle Adana trafiğinde sıklıkla görmeye alışık olduğumuz tablolardan birisi olarak, arkadan bir sürücü kornaya basıyor… Öndeki sürücü hemen el frenini çekip arkada koraya basan sürücünün üzerine yürüyor. Hemen bir anda sinir yumağı haline geliyor insanlar. Bir taraf mutlaka alttan almak zorunda kalıyor. Eğer taraflardan biri alttan almazsa durum o zaman çok kötü bir hal alabiliyor.
Sonuç olarak da incir çekirdeğini doldurmayacak bu konulardan ötürü kan dökmeye varan inanılmaz sorunlar meydana gelebiliyor. Bunun çokça örneğini her gün televizyonlarda izliyor, gazetelerde okuyoruz.
Sosyal hayatın içinde olduğu gibi sanal alemde de bu türlü insanlar çokça var. Her konuda bir fikirleri var. Ama bu fikirleri her şeyi olumsuz eleştirerek, kaos oluşturarak ortalığı karıştırmak. Siz güzel bir şey yazıyorsunuz ona bile tahammül edemeyen insanlar okumadan anlamadan eleştirmeye, oradan kendilerine bir pay çıkararak kavga çıkarmaya çalışıyorlar.
Halbuki ne gerek var bunlara diye düşünüyor ister istemez sağlıklı düşünülebilen insanlar. Ne olur yani biraz anlayışlı, kibar olmayı başarabilsek… Yapılan bir hata karşısında ya da yanlışlıkla meydana gelen olumsuzluk karşısında hemen köpürmesek…
Eğer özür dileniyorsa aynı nezaketle cevap vermeyi başarabilsek ne kadar yaşanır olur dünya değil mi?
Çünkü bu kadar tahammülsüzlük ve hoşgörüsüzlük bizim değerlerimizi de beraberinde alıp götürüyor. Hızla akıp giden dünyanın şartlarına inat bizler güler yüzümüzü, insanlara karşı anlayışımızı ve nezaketimizi bozmamamız gerekiyor.



YAZARLAR

  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Salı 43.3 ° / 24.5 ° Açık hava
  • Çarşamba 42.8 ° / 24.3 ° Açık hava
  • BIST 100

    1.409%0,65
  • DOLAR

    8,4005% 0,63
  • EURO

    9,9770% 0,54
  • GRAM ALTIN

    489,07% 0,48
  • Ç. ALTIN

    806,9655% 0,48