Ata Alp And


ATATÜRK’ÜN MÜZİK ANILARI - BEHZAT BUDAK(*)


Behzat Butak’ın anılarında Atatürk’ten izler var… Önce tabii Behzat Butak kimdir, nedir ona bakmak lazım… Behzat Hâki Butak (16 Ekim 1891, Bursa-26 Ekim 1963, İstanbul) Cumhuriyet dönemi çağdaş Türk tiyatrosunun sanatçılarından biri. “Büyük Behzad” veya “Baba Behzad” diye de anılıyor. Darülbedayi’de (Şehir Tiyatroları) oyuncu, yönetmen, yönetici, dekoratör, turne düzenliyicisi ve mali koordinatör olarak hizmet vermiş. “Kayseri Gülleri” oyunundaki “Bodods Ağa” rolüyle ünlendi. Muhlis Ertuğrul’un yönettiği “Leblebici Horhor”, ”Kahveci Güzeli” vb.; Zeki Müren’le çevirdiği “Bahçıvan” filmi olmak üzere yaklaşık 40 kadar sinema filminde oynadı. Para kolleksiyoni de olan, yeni harflerle yazılan ilk nümismatik kitabını yazan Türk nümismatiklerden biri. Jübilesi yapıldığında elde edilen gelirle kendisine Ayanlıçeşme’de ahşap bir ev ev alınmıştı. Bu da bir örnek gibi bir şeydi.Kendisi de evini antikalarla doldurup bir müze gibi yapmış. Eşi öldükten sonra da evinin Darüşşafaka’ya bağışlanmasını vasiyet etmiş. Böylesine bir tanıtımdan sonra sözü sahibine verelim…

 

*BEHZAT BUTAK:                                 

"Tanburacı Osman Pehlivan, Anadolu turnelerimizde iki defa bizim heyete katılmıştı. 'Yemek, yol, otel paraları benden. Ama bana bilmediğim bir türkü öğreteceksin' demiştim. Tanburacı hangi türküyü sorsa 'biliyorum' diye cevap veriyorum. Bir gün 'Şahane Gözler türküsünü biliyor musun?' diye sordu. 'Bilmiyorum öğret' dedim. 10-15 kere geçince türküyü öğrendim. Şehit Tiyatrosu turne heyeti olarak Balıkesir'de temsiller veriyoruz. Gece oyunumuz bitince 'Gazi hazretleri çağırıyor' dediler. İsmail Galip Arcan, Mahmut Moralı, Vasfi Rıza Zobu, Hazım Körmükçü ve ben birkaç başka arkadaşla birlikte gittik. Ciddi konularda münazara yaptık. Sonunda Hazım oradan bir ut kaptı. Gayet güzel çalardı. Tam çalacağı sırada Atatürk 'Dur bakalım Behzat Bey neyi emrediyorsa o çalsın. Hangi şarkı?' dedi. 'Paşam ben şarkı sevmem, türkü severim' diye cevap verince sordu yine: 'Hangi türküyü?' 'Şahane gözler, şahane türküsünü' dedim. Hazım çalmaya biz söylemeye başladık. Gazi 'Ben bu Rumeli türküsünü nasıl bilmem?' diye o kadar üzüldü ki 10 defa söyledikten sonra, 'Haydi Ankara'ya tren kalkıyor, yolda devam ederiz' dedi. İstasyona giderken Hazım otomobilde bile ut çalıyordu. 'Paşam Balıkesir'de daha temsillerimiz var. Onlar bitince Ankara'ya geliriz müsaade ederseniz?' dedim. 'Peki dört gün sonra Ankara'da devam ederiz' dedi. Gözleri nemli kalbi burkulmuştu. Acaba bu türkü eski bir hatırayı tazelediği için mi yoksa bütün Rumeli türkülerini bildiği halde bunu ilk defa duyduğu içlin mi? Anlayamadık” (https//:www.wikipedia.org - Hürriyet/Yalçın Bayer/20 Aralık 1997) 
*(01.11.2021)

YAZARLAR

  • Çarşamba 34.3 ° / 25.2 ° Bulutlar
  • Perşembe 33.6 ° / 24.6 ° kırık bulutlar
  • Cuma 36.1 ° / 23.9 ° kırık bulutlar
  • BIST 100

    2.785%0,00
  • DOLAR

    17,8902% -0,05
  • EURO

    18,3480% 0,38
  • GRAM ALTIN

    1.033,6% 0,00
  • Ç. ALTIN

    1705,44% 0,00