Her saat başı renkten renge giren duygu çıkmazı, duvara çarpmış gibi başında yıldızlar oynatır. Kırmayın, öldürmeyin yıldızları. Işıklarla dolu dağlar, tepeler ve bağlar. Bire kırk - elli verir Çukurova’da buğday, eli nasırlı çiftçilerimizin göz nuru, alın teri. Ünlü değil ki listelere girsin. Mantıksızlığın içinde mantık arama ironisi, Kore müzikleri mi dinledin sen? Kılıktan kılığa giren yokluk ve yorgunluk içinde masum kalp yangınları. Tatlı bir telaş, yağmur endişesi. Sanki aşkın ötelenemez heyecanı. Hiçbir aşk kötü niyetli değildir; ister platonik olsun, ister uç noktada tutkulu. Böylesine muhteşem ve etkileyici bir sihirbaz hayat var olduğundan beri iki adım ötende. Her bahar gönül bağları yeniden derinleşir. Bir hasat hikâyesinin ilk dokunuşu toprağa… Tohum umuttur, aşktır tohum, gelecektir…
Ekilen tarlalarda yeşil, bir umman gibi fışkırır. Bir anda istila eder kara toprağı türlü türlü bitkiler, arpa, buğday, pamuk, patates… Nisan yağmurları ile Nirvana’ya göz kırpar umut. Konuşur insanlarla ve hayvanlarla – böceklerle bereket, dile gelir. İçindeki tüm yangınları söndürmek istercesine nisan yağmurlarını emer kök. Her bitkinin özlemini çektiği güçtür yağmur.
Nisan yağmurları aşktır. Şehir hayatının sıradan düzeni içinde insanoğlu farkında değildir bu bereketin ama çiftçiler farkındadır. Köylerde hayat yağmurlarla başlar. Tek bir damla yağmurun yağmadığı nisan, büker belini çiftçilerimizin; kıtlık ve yokluk başlar.
“Nisan ağlar mayıs gülerse çiftçi sevinir.”, “Nisan yağmuru yere düştüğünde ot; insana, hayvana düştüğünde et olur.” Der atalarımız.
Divan Edebiyatı geleneğimizde ise nisan yağmurlarının bereketi şu manzume ile anlatılır:
Nisan ayında istiridye ve midyeler su üzerine veya sahili çıkıp, el açar gibi kabuklarını açarlarmış. İçlerine düşen bir yağmur damlası ile tekrar denizin derinliklerine inerlermiş; tuzlu suda yaşayan bu canlıya yağmur damlası ıstırap vermeye başlayınca, bu içindeki acıdan kurtulmak için bir sıvı salgılayarak damlayı koza gibi örermiş. Bu sıvılar zamanla katılaşarak inciyi oluştururmuş. Yine aynı yağmur damlası, bir yılanın ağzına düştüğünde ise zehir olurmuş. Her canlının ihtiyacına göre can suyu olan nisan yağmurları halkımızın takvimine göre nisan ayının on ikisinde başlar ve mayıs ayının on üçüncü gününe kadar devam eder.
Aşkı bilenler için nisan yağmurları en büyük aşktır! Nisan yağmurlarında bolca ıslanmanız dileğimle… Aşk sizinle olsun.
.

