Hâlihazırda erken uyarı sistemleri, derin uykundan sıçratacak kadar etkili avizeler ve sevdalar. Birbirine yaslanan ışık huzmelerinin boşlukta dönerek çıkardıkları seslerin ıssızlığın kalbine saplanan bir hançer etkisi vardır. Işıklarını kristalize bedenlerine saklayarak güç toplayan avizeler en küçük sarsıntıda veya rüzgârda avazı çıktığı kadar bağırırlar. En küçük ses en tiz noktasına ulaşana kadar birbirini döven ışıklarla devam ederler.
Umutlar yukarıdan aşağı dolduran yağlı boya anılar ve rengi küllenmiş avizeler; avizeler ve sevdalar.
Kurumuş ağaçların sürekli tüten kömür karası isi ile sırtlan vahşetini gözler önüne seren portresi, çocukluğumuzun gaz lambaları… Kurduğumuz yenidünyada baharı selamlayan pınarın sesi ve anlamsız damlayan dam sızıntısı, gam yükü, korku üçgeni. Tabiatın acayiplikleri; ne zaman ve niçin getirildikleri bilinmeyen -aslında herkes biliyor- hüzün nehirleri.
Avizeler ve sevdalar, pamuk ipliğine bağlı hayatlar; salgın gibi yayılan yarı açık ışık molozları. Düştü düşecek kale. Hamurunda dışı yanan ve içi pişmeyen evcilik oyunları, kırık dökük masa sandalye, çocuk odaları, beşik, toz bulutuyla ağlayan kitaplar ve kahramanlar. Eteği de çok beğenmiş, yüzde doksan indirimle almış hatta birkaç tane bluz, elbise de… Geçen yılın ürünleri üzerinden defile show. Yağ ve baz bir kalıp sabun. Tabiatın acayiplikleri; doğaçlama replikler.
Kuru bir merhamet gibi sönmek üzere olan avizeler, kaygıyla bir türlü gözümüzü alamadığımız ışık ve ses topu. Burence, kristal veya krom, çığlık çığlığa koşan ateş böcekleri.

